Fakat Alemdar bu öneriyi "mertliğe uygun değildir" diyerek reddetmişti.Однако Стелла категорически возражает против этого, утверждая, что «такие деньги» им не нужны.
Komünistler bu suçlamaları reddettiler.Официально США отвергают эти обвинения.
Ek iki öğretmenin emirleri reddettiği sürümde (17. deney) 40 denekten sadece 4'ü deneye devam etti.В варианте, когда актёр-«учитель» настаивал на продолжении, только 3 из 40 испытуемых прекратили эксперимент.
Parti Kongresi bu talebi oy çoğunluğuyla reddetti.Учредительное собрание большинством голосов отказалось даже обсуждать его.
Bu bankalardan biri 100.000$ bağışta bulundu fakat Arazi, bu bankaların ismini vermeyi reddetti.Один из них выделил сумму в $100 000, но Арази отказался оглашать какой именно.
Kee teklifi "hayır, asla, hiçbir zaman" (niet, nooit, nimmer) sözleriyle reddetti.Асылбек Кожахметов: "НИКОГДА НЕ ГОВОРИ "НИКОГДА" (рус.)
Onaylama, reddetme, vedalaşma, çağırma vb.Поклонами приветствуют, благодарят, извиняются, поздравляют.
Ordunun birimleri ve savunma ajansları böylesi iddiaları reddetti ve yalanladı.Сами гонщики и члены команды отрицали это.
Fakat Société des Gens de Lettres, Balzac çalışmasını reddetti.Однако станционный чиновник отказал Бальзаку.
Eruygur ise suçlamaları reddetmiştir.Sido отрицал обвинения.
Maç sonra DiBiase Million Dollar kemerini çıkartmak istedi ama WWF reddetti.Позже ему предлагали продать флаг за 1 млн долларов, но он отказался.
İnsan iradesine büyük bir önem atfeden Pelagius, ilk günahı reddetmektedir.Как следствие, Пелагий также отвергает идею первородного греха.
Fakat Charles Martel Papa'nın bu teklifini reddetmiştir.Роберт барон Спенсер был несогласен с этим предложением.
Ron ise çok pis olan bu gölde yüzmeyi reddetmektedir.То же самое ждало и того, кто осмеливался искупаться в Чёрном озере.
Ama reddetti.И отказывалась.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.При этом он энергично отрицал расистские мотивы.
1949 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Çin'in Birleşmiş Milletler'e girme isteğini reddetti.1950 — Совет Безопасности ООН проголосовал против вступления Китая в ООН.
11 Ocak 1988'de yargıtay, eyalet mahkemesinin talebini reddetti.11 июня Совет Федерации отклонил закон.
Birçok kez deneme çekimlerine çağrıldı, bir süre çekimlere gitmeyi reddetsede çekimlere katıldı.Его нужно было постоянно восстанавливать, от ряда деталей приходилось отказываться.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.رفض أن يكون "كاذبا".
Onlar hain olarak kabul edildi, çünkü Papa, Elizabeth’in İngiltere kraliçesi olmasını reddetmişti.اعتُبروا هؤلاء خونة، لأن البابا رفض قبول إليزابيث كملكة إنجلترا.
Ancak Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi bu görüşü reddetmiştir.وقد رفضت محكمة العدل الدولية واللجنة الدولية للصليب الأحمر هذا الرأي.
Yazar, hikâyeyi savaşta yaşadığı kötü tecrübeler sonucu yazdığı iddialarını kesinlikle reddetti.رفض الكاتب تماما ًكتابة نتيجة التجارب السيئة التي عاشها في الحرب.
İsveçlilerin %56'sı ortak para birimini reddetti, %42'si ise geçiş için destek oyu kullandı.رفضت أغلبية السويديين 56 ٪ العملة المشتركة ، بينما صوت 42 ٪ لصالحها.
Hepburn reddetti ve Harris'in prodüksiyonu kapatması için $14,000 ödedi.رفضت هيبورن ودفعت إلى هاريس 14.000 دولارًا ليُغلق الإنتاج بدلًا من ذلك.
Önemli Halk Partisi üyeleri sonra Polaino'nun söylediklerini reddetti.بعد ذلك رفض أعضاء مهمون عن حزب الشعب ماقاله بولاينو.
2013'te Nicole Scherzinger şarkının ilk kendisine geldiğini fakat reddettiğini iddia etti.في 2013، ادعت نيكول شيرزينغر، أنها كانت أول فنان تم إعطائه هذه الأغنية لكنها رفضتها.
Tarihteki birçok tanınan Yahudi tanrılara inanmayı reddetti.رفض العديد من اليهود المشهورين تاريخيًا الايمان بوجود الآلهة.
En azından, bir yüksek rütbeli Suriye askeri komutanı saldırılara katılmayı reddetmiştir.وهناك واحد على الاقل من كبار القادة العسكريين السوريين قد رفض المشاركة في تلك العملية.
İstifası sırasında, gecikmiş maaşlarının ödenmesini maaşı hak etmediği gerekçesiyle reddetti.وخلال استقالته رفض ان تدفع له الأجور المتأخره علي أساس أنها لا تستحق الدفع .
Fakat Groening, karaktere isim vermeyi reddetti ve karakter için bir isim seçmeyi diğer yazarlara bıraktı.ولكن رفض مات غرونينغ أن يُعطي الاسم للشخصيه وترك لغيره من الكُتاب أمر اختيار اسم الشخصية .
Geleneksel evlilik kurumunu reddetmişlerdir.وممانعة مؤسسة الزواج التقليدية!
İmparatorluk tacı önce Venedik doçesi Enrico Dandolo'ya önerildi, ancak o reddetti.عرضت التاج الإمبراطوري في البداية إلى إنريكو داندولو، دوغ البندقية، ولكنه رفض ذلك.
Senato, Kongre tarafından gönderilen metni reddetti.رفض مجلس الشيوخ النص المرسل من قبل مجلس النواب.
Ama reddetti.ولكنه رفض.
Orijinal temsilcisi onun Katalanca yerine İspanyolca söylemesini reddetti.ورفض الممثل الأصلى لأسبانيا في هذه المسابقة التحدث باللغة الأسبانية.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir."الأنظمة المتعلقة بالرفض والطرد من سفالبارد" نافذة على أساس غير تمييزي.
1972 ve 1994'te yapılan referandumlarda Norveç halkı Avrupa Birliği'ne üyeliği reddetti.دل الاستفتاءان في عامي 1972 و 1994 على رغبة الشعب النرويجي في البقاء خارج الاتحاد الأوروبي.
Yoksa reddet.فأنقذته.
Fakat Roma bunu reddetti.لكن حنبعل رفض طلب روما.
Bu suça kanıt olarak da Fred'in kadının almayı reddettiği için masanın üzerine koyduğu on doları gösterirler.ومن أجل رفض فريد أخذ المرأة كدليل على هذا الذنب يعرضون عليها 10 دولارات على الطاولة .
Ayaklananlar geri çekilmeyi reddetti ve kabinenin istifasıyla siyasi gidişatta değişiklik talep etti.رفض الرجال التراجع وطالبوا باستقالة الحكومة وإجراء تغيير في المسار السياسي.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.إلا أن السلطات الروسية نفت ذلك.
Sonradan teklifi reddetti.بعد ذلك رفض العرض .
Gece boyunca yapılan işkence ve sorguya rağmen herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.تعرض لمتخلف أشكال التعذيب والقهر أثناء استجوابه ولكنه لم يبح بأي معلومة للعدو.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.تم رفض هذا الموقف من بعض الناس، لأسباب عدة.
6 Temmuz'da sorgulaması yapılan eski Maliye Nazırı Cavid Bey de suçlamaları reddetti.ونفى أيضًا وزير المالية السابق "جاويد بك" الذي تم التحقيق معه في 6 يوليو هذه الاتهامات.
3 Kasım'da Selçuk Tugayı komutanı ve SDG sözcüsü Talal Silo, Türkiye'nin harekâta katılmasını reddetti.وفي 3 تشرين الثاني / نوفمبر رفض قائد لواء السلاجقةالعقيد طلال علي سلو مشاركة تركيا في العملية.
Ancak mahkeme savunmayı reddetti.ورفضت مجالس الدفاع الحضور.
Yasa tekliflerini kabul etme veya reddetme, ancak bunları tadil etme veya mevzuatı başlatma hakkı vardır.لها الحق في قبول أو رفض المقترحات التشريعية ، ولكن ليس تعديلها أو الشروع في التشريع.
Warner Bros. bu hikâyeyi fazla düşünmeden reddetti ve Batman: Year One isimli hikâyeye odaklandı.رفضت (وارنر برذرز) هذه الحكاية دون التفكير كثيرا،وأخذت تركزعلي حكاية باتمان:يير وان .
Köse, bu durumdan sonra Eurovision için yapılan gayriresmî teklifi reddetmiş olduklarını ekledi.أضاف كوسا بعد هذة الفترة أنهم رفضوا العرض غير الرسمي الذي تم عمله من أجل اليوروفيجن.
19 Ocak - ABD Senatosu, Lozan Barış Antlaşması'nı onaylamayı reddetti.19 مارس - الكونغرس الأمريكي يرفض التصديق على معاهدة فرساي.
Bağdad'da dönmeyi reddetti.وطالب باستسلام بغداد.
Wehrmacht ise bunu reddetti.ومرة أخرى رفض السوفيت ذلك.
Ankete %3 ateist cevabı verilmiş ve ankete katılanların %6'sı cevap vermeyi reddetmiştir.0.6 في المئة من المستطلعين "لم يردوا" على السؤال.
53 firma ise teklifi reddetmiştir.5-رسالة الرد على الرافضة.
Fakat Cem Sultan bu teklifi şiddetle reddetti.لكنَّ كاترين رفضت هذا المُقترح رفضًا قاطعًا.
İngiltere müzakereyi başlatmayı kabul ederken, Fransa reddetti ve müdahaleyi sürdürdü.رفضت البرتغال، لكن فرنسا قبلت المشاركة وبذلك دخلت في القرعة.
Apple bu konu ile ilgili açıklama yapmayı reddetti.ورفض طلب عباس الحصول على الكلمة.