Ana içeriğe geç
Sözlük

reddet ile cümle

reddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Beslenmeyi reddetmenin yol açacağı sonuçların hekim tarafından hükümlüye anlatılması gerekir."Le conseguenze del rifiuto di alimentazione saranno spiegate dal medico al prigioniero."
Ama o reddetti ve "Anlamıyorsunuz.Ma si rifiutò insistendo "Non capite.
ABD yönetimi ise Ömer veya herhangi bir Taliban lideri için genel bir affı reddetti.Il governo statunitense rifiutò ogni compromesso per Omar o qualunque leader talebano.
Fakat yukarıda da belirtildiği üzere, Wheeler bu açıklamayı kesinlikle reddetmiştir.Come accennato in precedenza, Wheeler ha respinto questa interpretazione.
Pavel Mihailoviç Tretyakov gibi önde gelen sanatseverler dahi onları satın almayı reddetti.Anche alcuni eminenti eruditi come Pavel Michajlovič Tret'jakov rifiutarono di comprare questi lavori.
Bölgeye hem Amerikan emperyalizmini hem de Sovyet komünizmini reddetmek için çağrı yapmıştır.Si richiamava al rifiuto sia dell'imperialismo americano che del comunismo sovietico.
Her ikisi de rolü reddetti.Entrambi rifiutarono il dono).
Ancak FIFA bu başvuruyu reddetti.La FIFA ha però recentemente respinto il ricorso.
Burma yönetimi bu isteği reddetmiştir.Le autorità birmane hanno rifiutato di estradarlo.
1972 ve 1994'te yapılan referandumlarda Norveç halkı Avrupa Birliği'ne üyeliği reddetti.In due referendum tenuti nel 1972 e nel 1994, la Norvegia respinse l'adesione all'UE.
Ancak Jordan bu teklifi reddetti.Jordan rifiutò l'offerta.
Sadece İsviçre'de yayın yaparak Almanya ve Avusturya'da kitap yayınlamayı senelerce reddetti.Rifiutò di pubblicare qualsiasi sua opera in Germania o Austria per molti anni, pubblicando solo in Svizzera.
20 Eylül’de Çek hükümeti bu teklifi reddetmiştir.Il 20 agosto rifiuta la proposta dei Citizens.
Nolan önceki bütün filmlerinde olduğu gibi, görüşünü sınırlı tutacağı için ikinci üniteyi reddetti.Come nei suoi primi due film, Nolan rifiutò una seconda unità di ripresa.
Fakat Connery, Harrison Ford ile arasında yalnızca on iki yaş olması yüzünden rolü reddetti.Da notare comunque il fatto che tra Sean Connery e Harrison Ford ci siano soltanto 12 anni di differenza.
Karısı ona eşlik etmeyi reddetti ve 1954 yılında boşandılar.Lasciò la sua troupe nel 1951 per fondarne una sua e divorziarono nel 1954.
Atina, bir Sparta delegasyonunun bu tekliften haberdar olduğundan emindi ve öneriyi reddetti.Gli Ateniesi vollero che anche una delegazione spartana sentisse l'offerta, quindi la rifiutarono.
Onaylama, reddetme, vedalaşma, çağırma vb.Ti salutiamo, salutiamo, salutiamo, salutiamo te!
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Suo nipote, Tancredi, che era reggente di Antiochia, rifiutò di accettare i termini del trattato.
Ancak Lynch'in yapımını seyreden televizyon yapımcıları, bu projeyi reddetti.Dopo aver visto la versione di Lynch, tuttavia, i dirigenti televisivi l'hanno respinta.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Crede che il "Ribelle" sia un impostore.
Çoğu birey, transseksüellik kavramını reddetmektedir.I luterani rifiutano dunque il concetto di transustanziazione.
Bunun üzerine Papa Constantinus yeni imparatoru tanımayı reddetti.Papa Vigilio si rifiutò di riconoscere l'editto imperiale.
Platoon filmi için teklif geldi ancak filmdeki şiddeti sevmediği için rolü reddetti.Le offrì una parte importante nel film, che ella rifiutò perché presentava una scena di nudo.
ABC bunu reddetti.La TEB rifiutò.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Lasciata l'università, i suoi genitori si rifiutarono di sostenerlo.
Ancak il seçim kurulu da yapılan itirazı reddetmiştir.Anche l'assioma della scelta viene rifiutato.
Dean Martin rol arkadaşı Monroe olmadan devam etmeyi reddetti.Alexis Smith rifiutò di prendere parte al cast nel ruolo di Janie Martin.
Kraliçe bu isteğini reddetti.Il sovrano negò la richiesta.
Askeri deneyimleriyle ilgili herhangi bir anı yazmayı reddetti.Scrisse un memoriale sulla sua esperienza.
Paulus bunu reddetti.Poirot rifiuta.
1939 yılında The Time of Your Life oyunuyla Pulitzer Ödülü'nü kazandı, ödülü reddetti.Nel 1939 rifiutò il premio Pulitzer assegnato a The Time of Your Life (I giorni della nostra vita).
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.Pip si rifiuta di credere a tali parole.
Şirket Cirio'nun bu eylemi hakkında yorum yapmayı reddetmiştir.Augello si è invece rifiutato di commentare l'accaduto.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.La Russia nega l'asserzione.
Polis, iddiaları reddetti; Ölümünü bir intihara olarak açıkladı.Il giudice respinse la richiesta, e lo dichiarò colpevole di omicidio condannandolo a morte.
Ama reddetti.Ma lui rifiuta.
Ona herhangi bir maaş ödemeyi de reddetti.Fu anche esente dal pagamento di qualsiasi imposta.
Ancak Ford, rolü reddetmiştir.Ford rifiutò di smuoversi.
Ancak mahkeme savunmayı reddetti.L'imputato tuttavia rifiutò.
Görüşmelerden sonra Kilise konseyi evliliğinin iptal edilmesi isteğini reddetmiştir.Un anno dopo, però, la consorte chiese l'annullamento delle nozze.
Birinin ona itaat etmeyi reddetmesinden nefret eder.Oggi vi rifiutate di ascoltare me.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Il governo della Repubblica Popolare Cinese rigettò ogni accusa.
Ancak, onlar S çerçevesinde roketlerin baskılarının uzunluk daralmasına neden olacağını reddettiler.È pertanto percepita come una grande delusione l'eliminazione al primo turno da parte dei Rockets.
Tarquin tereddüt etti ancak tekrar reddetti.Sorrel ripeté la richiesta, e Disney rifiutò nuovamente.
Parti Kongresi bu talebi oy çoğunluğuyla reddetti.Tuttavia, il Parlamento europeo bocciò la mozione di sfiducia a larga maggioranza.
Spartalı II. Agesilaus ile Callicratidas gibi bazı generaller köleliği reddetmiştir.Alcuni generali (come gli spartani Agesilao II e Callicratida) rifiutarono quest'ultima pratica.
Üst Mahkeme hakimi davayı reddetti.La Corte suprema provinciale respinse il ricorso.
Koruma talebini reddetmektedir.Tuttavia la Commissione regionale di garanzia respinge la sua candidatura.
Garnizon kumandanı teslim talebini reddetti ve savunmaya geçti.Il generale, monarchico convinto, si rifiutò e presentò le dimissioni.
Ancak İtalyan ulusal takımının formasını giymeyi reddetti.Ha anche vestito la maglia della Nazionale italiana.
Kongo hükümeti Amin'i Uganda'ya teslim etmeyi reddetti ve Suudi Arabistan'a dönmesini sağladı.Amin difese l'espulsione sostenendo che stava restituendo l'Uganda agli ugandesi.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.Vittoria respinse le loro lamentele come pregiudizi razziali.
O benim önerimi reddetti.Она отклонила мое предложение.
Saddam talebi reddetti.Саддам отклонил требование.
O, daveti reddetti.Она отклонила приглашение.
O, sadaka almayı reddetti.Она отказалась принимать милостыню.
Garsona bahşiş vermeyi reddetmek terbiyesizliktir.Некультурно отказывать официанту в чаевых.
Teklifini reddetmesine şaşmamalı.Неудивительно, что он отказался от твоего предложения.
Yalan söylemeyi reddettiği için işinden oldu.Он потерял должность только из-за того, что отказался лгать.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod