Ana içeriğe geç
Sözlük

reddet ile cümle

reddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Birinin ona itaat etmeyi reddetmesinden nefret eder.Bizarrement, il refuse d'obéir.
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.Cependant les ions de même signe se repoussent.
Hadi doğal olarak babasının bu teklifini reddetti.De ce fait, il refusa la proposition de son père.
Cena, sonraki haftalarda Rusev ile rövanş maçı yapmak istedi ve Rusev, bu teklifi reddetti.Dans les semaines suivante, il défi Rusev dans un match de revanche, qui a été refusé.
Ama Moore teklifi reddetti.Mais Color aurait refusé la transaction.
Kızkardeşi Virginia Madsen'ın oynadığı filmlerde herhangi bir şekilde çıplak görünmesini reddetmişti.Carol Hawkins a refusé de jouer dans le film en raison des scènes de nudité qu'elle aurait dû tourner.
Lindoro bu teklifi reddetmeye çok zorlanır ama yapamaz.La Fiorentina a refusé cette proposition mais ne l'a pas dénoncée.
Yunanistan formülü reddetti.L'État grec refusa.
Charles Bronson filminde oynamayı reddetti.Charles Bronson était très mécontent de tourner ce film.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Toutefois, le Japon conteste cette affirmation.
Ancak Jordan bu teklifi reddetti.Einstein a donc abandonné cette proposition.
Kendisine mesihlik yakıştırılmış olmasına rağmen bunu kesinlikle reddetmiştir.Elle l'amusa, et sans qu'on s'en aperçût, se mit intimement dans sa confiance ».
Kendisi hakkında Mürcie’den olduğu hususundaki ithamları reddetmektedir.Il soutient indirectement ceux de son diocèse.
Özellikle Descartes'ın meşhur Cogito ergo sum düşüncesini reddetti.Descartes pose donc comme fondement de sa philosophie le fameux cogito ergo sum.
Ancak Hucr bu teklifi reddetti.Humphrey refusa en effet cette aide.
Üst Mahkeme hakimi davayı reddetti.Un juge de la cour supérieure a rejeté le recours.
Sovyetler Birliği’nin diğer 6 cumhuriyetinde ise merkezi hükümetler referanduma katılmayı reddetti.6 membres du bureau politique sur 27 refusent le rapport politique.
Suçlamaları reddetti.Il rejette ces accusations.
Ertesi yıl, ABD Yüksek Mahkemesi, alt mahkeme kararının temyizini duymayı reddetti.En revanche, en 1990, la Cour suprême refusa d'entendre la cause,.
Ebeveynleri üniversite masraflarını karşılamayı reddetti.Mais ses parents ne peuvent pas lui payer ses études.
Komünistler bu suçlamaları reddettiler.Les responsables syndicaux récusent ces accusations.
O davetimizi reddetti.Rechazó nuestra invitación.
Başkan soruyu cevaplamayı reddetti.El presidente se negó a contestar la pregunta.
Tom vazgeçmeyi reddetti.Tom no quiso rendirse.
Tom faturasını ödemeyi reddetti.Tom se negó a pagar su factura.
Tom onu yaptığını reddetti.Tom negó haberlo hecho.
O onu reddetti.Ella lo rechazó.
Tom teklifi reddetti.Tom rechazó la oferta.
O onun evine gelmesini rica etti fakat o reddetti.Le pidió que entrara a su casa, pero él se negó.
Tom Mary'den hediye almayı reddetti.Tom se negó a aceptar el regalo de Mary.
Geceleyin çalışmayı neredeyse tüm işçiler reddetti.Casi todos los trabajadores se negaron a trabajar de noche.
Meksika hükümeti görüşmeyi reddetti.El Gobierno de México se negó a negociar.
O, ebeveynleriyle tatile gitmeyi reddetti.Se negó a ir de vacaciones con sus padres.
İngilizce konuşmayı reddetti.Se negó a hablar inglés.
Tom onu itiraf etmeyi reddetti.Tom se negó a admitirlo.
Ben işi reddettim.Rechacé el trabajo.
O konuda daha fazla söylemeyi reddetti.Se negó a decir nada más al respecto.
Simone de Beauvoir hikâyenin ikinci bölümünü yayımlamayı reddetti.Simone de Beauvoir se negó a publicar una segunda parte.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Cameron rehusó esta propuesta y le dijo a Fox: «¿Quieren cortar mi película?
Einstein ameliyatı şu sözlerle reddetti, “İstediğim zaman gitmek istiyorum.Einstein rechazó la cirugía, diciendo: «Quiero irme cuando quiero.
Yazara göre her iki film de geçmişin önemini reddetmiyordu ve onu anlamamıza yardımcı oluyordu.Afirma que ambas películas, lejos de rechazar la importancia del pasado, aportan a nuestra comprensión de él.
Wayne, halkın Beyaz Saray'da bir aktörü görmek isteyeceğine inanmadığından bu teklifi reddetti.Wayne rechazó la propuesta porque no creía que el público pudiera tomar en serio a un actor en la Casa Blanca.
Sunumda, Justinianus ilk teklifi reddetti ve ikincisini öğrendiğinde çok memnun oldu.Al final, Justiniano rechazó la primera propuesta y quedó encantado al conocer la segunda.
Aynı yıl Stockholmde profösör olması üzerine bir teklif alıp reddetti.Ese mismo año recibió una oferta, que rechazó, para ser profesor en Estocolmo.
Simberg sürekli olarak tablonun anlamına dair herhangi bir açıklama yapmayı reddetmiştir.Simberg coherentemente rehusó ofrecer cualquier explicación del significado detrás de sus pinturas.
Hükümet Sözcülüğü görevi esnasında Sosyalist yönetim ile GAL arasındaki ilişkiyi hep reddetmiştir.En sus intervenciones negó reiteradamente cualquier relación del Gobierno con los GAL.
Augustus çocuğu reddetmiş ve terk edilmesini ya da ölmesi için dağa bırakılmasını emretmişti.Augusto rechazó al niño e hizo que lo abandonaran,​ en una montaña para que muriera.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir.Los "Reglamentos relativos al rechazo y la expulsión de Svalbard" están en vigor de forma no discriminatoria.
Maçtan sonra Daniels, Styles'ın elini sıkmayı reddetti.Tras la lucha, Daniels rechazó darle la mano a Styles.
Şarkı, aslında Britney Spears için yazıldı, Ama reddetti.Fue ofrecida originalmente a Britney Spears, pero sus representantes la rechazaron.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Su sobrino, Tancredo, quien fue regente en Antioquía, se negó a aceptar los términos del Tratado.
Bu transferin gereğince Gekas'ın da PAOK'a transfer olması gerekmişse de futbolcu PAOK'a gitmeyi reddetmiştir.Aunque Gekas debía entrar en esta operación, el jugador se negó a ser traspasado al PAOK.
Bischoff bunu reddetti ama Michaels partner bulabilirse, ikisi ile maç yapabileceğini söyledi.Bischoff lo rechazó pero le dijo a Michaels que si encontraba un compañero le garantizaba una tag-team match.
İzlenimciler tüm tarihî konuları ve tabloları reddettiler.Los impresionistas rechazaron todos los temas históricos.
Ancak teklifi, partideki iç sorunları gerekçe göstererek reddetti.Sin embargo, rechazó la invitación argumentando problemas personales.
Şaron daha sonra Yaser Arafat’la yüz yüze tanışmayı reddetti.Sharon se negó a reunirse en persona con Yaser Arafat.
Ancak Lynch'in yapımını seyreden televizyon yapımcıları, bu projeyi reddetti.Sin embargo, tras ver la versión de Lynch, los ejecutivos de televisión decidieron rechazarla.
Cromwell parlamentonun aldığı kararları reddetmek yerine 22 Ocak 1655 günü parlamentoyu dağıtma yoluna gider.En lugar de oponerse a las reformas del Parlamento, Cromwell lo disolvió el 22 de enero de 1655.
Leibniz daveti reddetti fakat 1671’de Dük ile yazışmalara başladı.Allí declinó la invitación, pero empezó a escribirse con el duque en 1671.
Lynch, reddetmeye devam etti ve ardından Stephanie'ye saldırdı.Brie decidió renunciar y abofeteó a Stephanie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod