Ana içeriğe geç
Sözlük

reddet ile cümle

reddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, bana yazdığını reddetti.He denied having written to me.
Önerimi açıkça reddetti.He rejected my offer flatly.
O, önerimi reddetti.He turned down my offer.
O sadece bana yardım etmeyi reddetmedi fakat aynı zamanda beni azarladı.Not only did he refuse to help me, but also he scolded me.
O, içeri girmemi açıkça reddetti.He flatly refused to let me in.
O medikal tedaviyi reddetti.He was refused medical treatment.
İş teklifini çok kibar şekilde reddetti.He declined the job-offer very politely.
O iyi bir neden olmadan teklifimi reddetti.He refused my offer for no good reason.
O onlara bilgi vermeyi reddetti.He refused to give them the information.
Onun kendisiyle evlenmesini istedi fakat o reddetti.He asked her to marry him, but she refused.
Onun yardım teklifini açıkça reddetti.He flatly refused her requests for help.
Meşgul olduğunu söyleyerek ricamı reddetti.He declined my request, saying that he was busy.
O rezil olmak istemediği için ona yardım etme önerimi reddetti.Because he didn't want to lose face, he refused my offer to help him.
O, rüşvet almayı reddetti.He refused to take the bribe.
Onlar davetimizi reddetti.They declined our invitation.
Onlar bize yardım etmeyi reddettiler.They refused to help us.
Onlar bizim partiye daveti reddetti.They declined the invitation to our party.
Onlar yaya olarak bir yere gitmeyi reddettiler.They refused to go anywhere on foot.
Onun böyle güzel bir teklifi reddetmesine şaşırdım.I am surprised that she refused such a good offer.
Onun teklifini reddetmek onun aptallığıydı.It was silly of him to refuse her offer.
Onun suçlu olduğuna inanmayı reddetti.He refused to believe that she was guilty.
O, parayı kabul etmeyi reddetti.She refused to accept the money.
O, daveti reddetti.She declined the invitation.
O, postayı kabul etmeyi reddetti.She refused to accept the post.
Ondan daha fazla bahsetmeyi reddetti.She declined to say more about it.
Onun teklifini reddetti.She turned down his proposal.
Ona yardım etme önerimi reddetti.She refused my offer to help her.
O, parayı almayı reddetti.She refused to take the money.
Çocuğunu yağmur altında bırakmayı reddetti.She refused to let her child go out in the rain.
O, sadaka almayı reddetti.She refused to accept charity.
Teklifimizi reddetti.She turned down our proposal.
Benimle gitmeyi reddetti.She refused to go with me.
O benim davetimi reddetti.She refused my invitation.
Teklifimi reddetti.She rejected my proposal.
Önerisini kabul etmeyi reddetti.She refused to accept his proposal.
Onun önerisini reddetti.She refused his proposal.
Onların istediklerini yapmayı reddetti.She refused to do what they wanted.
Neden onun bir maaş zammı talebini reddettiniz?Why did you turn down his request for a pay raise?
Onun yardımı reddetmekle hata yaptın.You were wrong to turn down his help.
Onun yardımını reddetmekle hata yaptın.You were wrong to refuse his help.
Onun teklifini reddetmek zorunda kaldım.I had to refuse her offer.
Onun yardımı reddetmek bir hataydı.It was a mistake to refuse his assistance.
Kesin bir dille reddettim.I categorically refused.
Kati bir dille reddettim.I categorically refused.
Kesin bir şekilde reddettim.I categorically refused.
Kati surette reddettim.I categorically refused.
Rosa Parks, beyaz bir yolcuya koltuğunu bırakmayı reddetti.Rosa Parks refused to give up her seat for a white passenger.
Banka onlara daha fazla kredi vermeyi reddetti.The bank refused to give them more credit.
Profesör fikirlerini reddetti.The professor dismissed his ideas.
Öğrenci öğretmenine itaat etmeyi reddetti.The student refused to obey his teacher.
Patronum zam isteğimi reddetti.My boss refused my request for a raise.
Komşu ağacını kesme ricamı reddetti.My neighbor rejected my request to cut his tree.
O fikri açıkça reddetti.He flatly rejected that idea.
Geceleyin çalışmayı neredeyse tüm işçiler reddetti.Almost all workers refused to work during the night.
Onun hakkında daha fazla söylemeyi reddetti.He refused to say more about that.
O konu hakkında daha fazla söylemeyi reddetti.She refused to say more about that matter.
O bu konuda daha fazla söylemeyi reddetti.He refused to say more about it.
Bana ödeme yapılmasını reddettim.I refused to be paid.
Onlar dövüşmeyi reddetti.They refused to fight.
Onlar askere alınmayı reddettiler.They refused to be drafted.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod