red ile cümle
red kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
& 40 bit şifrelemeyi reddetRefuse 40 bit encryption:
EAP reddetmek için burayı işaretleyinCheck this to refuse EAP
MPPE 40 bit şifrelemesini reddetmek için burayı işaretleyinCheck this to refuse MPPE 40-bit encryption
BSD sıkıştırmasını reddetmek için burayı işaretleyin (öntanımlı olarak pasiftir)Check this to refuse BSD compression (disabled by default)
MPPE 128 bit şifrelemesini reddetmek için burayı işaretleyinCheck this to refuse MPPE 128-bit encryption
40 bit şifrelemeyi reddetRefuse 40 bit encryption
& 128 bit şifrelemeyi reddetRefuse & 128 bit encryption
Erişim izni reddedildi.The path to the program "kdesu" (optional)
Vekil sunucuya bağlantı reddedildiConnection to proxy refused
Avukat talebi de reddedildi.He was denied his request of a lawyer.
Sanıkların avukatları Hakimler Paneli'nin değişmesini istedi fakat talepleri reddedildi.The lawyers of the defendants demanded to replace the Judges panel but their request was rejected.
Fakat bu madde, geçmişte en az iki jüri tarafından geçersiz olduğu nedeniyle reddedildi.This article, however, has been dismissed by at least two judges as being invalid.
Uruguay'da 11 Yaşındaki Hamile Kız Kürtajı ReddediyorPregnant 11-Year-Old in Uruguay Refuses Abortion · Global Voices
11 Yaşındaki kürtajı reddeden kız tartışma yaratıyor.Pregnant 11-year-old who refused to abort creates controversy.
Beheshti'nin ailesi hem yargıyı hem de kararı reddetti.Beheshti’s family refused to accept the trial or verdict.
Bakanlığın izni olmasaydı eşimin oturma izni bile reddedilecekti.Without the Ministry's permission, my wife would be denied even a residence permit.
Toplantıdan iki gün sonra dilekçemi reddettiler.Two days after that meeting, they turned down my request.
Vizesinin herhangi zamanda reddedilebileceğini biliyorduk.We knew her visa could be rejected at any time.
İsteğim neden reddedildi?Why my request was refused?
Turnuvanın yöneticisi kızı turnuvadan çekilmeye zorladığını reddetti.The tournament’s director denied that he forced the girl to withdraw from the tournament.
Guo ortadan kayboldu ama takipçileri yine de gözlerini açmayı reddediyorlar.Guo vanished , and yet his followers still refuse to wake up.
Gazete bu suçlamaları reddediyor.The newspaper denies these allegations.
Aktivistler İsrail'i misyonu sabote etmekle suçlamalarına karşın, bu iddia ısrarla reddedildi.Activists have accused Israel of sabotaging the mission, a claim that is firmly rejected.
Gyurcsany istifa çağrılarını reddetti. [Getty Images]He has rejected calls to resign. [Getty Images]
Ancak Jurciç teklifi reddetmişti.Jurcic, however, refused it.
Ancak hükümet başvurusunu dikkate alması yönünde bir dilekçe alınca başvuru reddedildi.However, when the government received a request to consider his application, it was rejected.
Güçlü kişilerin olayda parmağı olduğunu öne süren zanlı ayrıntılı bilgi vermeyi reddetti.Powerful people were connected, he suggested, while refusing to elaborate.
Bulgartabac yorum yapmayı reddetti.Bulgartabac refused to comment.
Ancak Dodik çabalara katılmayı reddediyor.However, Dodik refuses to participate in the effort.
"Nikica onu en başından beri reddetmesine rağmen o ısrar etti.""Nikica rejected him right from the start, but he persisted."
Belgrad ise kesin bir dille reddederek, kabul edebileceği tek şeyin geniş özerklik olduğunu söyledi.Belgrade has flatly rejected it, saying all it can agree to is broad autonomy.
Kosovalı Sırplar KFOR ile yapılan anlaşmayı reddetti. [Reuters]Kosovo Serbs rejected the agreement with KFOR. [Reuters]
Mahkeme ise bu iddiaları reddetti.The tribunal dismissed those arguments.
Hemşirelerin açtığı beraate itiraz davaları ise delil yetersizliği yüzünden reddedildi.The nurses' appeal against their acquittal was rejected due to insufficient evidence.
Seyf el İslam, Libya'nın sağlık görevlilerine kötü muamele etmekten adli işlem göreceğini reddetti.Saif al-Islam denied that Libya would face legal action for mistreating the medics.
Cumhurbaşkanı Boris Tadiç ise, ülke AB'den aday ülke statüsü almadan seçime gitmeyi reddediyor.But President Boris Tadic refuses to call snap vote before Serbia receives EU candidate status.
Karadziç'in akrabaları, zanlıyla herhangi bir şekilde temas kurduklarını sürekli olarak reddettiler.Karadzic's relatives have consistently denied having any contact with him.
Ternava, ülke dışındaki radikallerin nüfuz ettiği yönündeki iddiaları reddetti.He rejected allegations that radicals from outside the country are exerting influence.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise Alman liderin bu eleştirilerini reddetti.Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan rejected her criticism.
Türkiye şu anda vicdani redde izin vermiyor.Currently, Turkey does not allow conscientious objection.
Eski Cumhurbaşkanı Alfred Moisiu kendisini görevden alacak bir kararı imzalamayı reddetmişti.Former President Alfred Moisiu refused to sign a decree removing him from office.
Topi'nin yeni isteği muhalefet milletvekilleri tarafından reddedildi bile.The new request from Topi has already been dismissed by opposition lawmakers.
İlk elemede dört teklif, ihale kriterlerine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildi.Four preliminary bids were rejected due to non-compliance with the tender criteria.
Kostunica'nın reddettiği İşbirliği anlaşması geçici bir adım olarak teklif edilmişti.The co-operation deal rejected by Kostunica had been offered as an interim step.
DSS teklif hakkında yorum yapmayı reddetti.The DSS refused to comment on the offer.
Boskovski tüm suçlamaları reddetti.Boskovski has denied all allegations.
Eski Hırvatistan Başbakanı İvo Sanader hata yaptığını reddediyor. [Petar Kos/SETimes]Former Croatian Prime Minister Ivo Sanader denies any wrongdoing. [Petar Kos/SETimes]
Borisov ve öncülü bu teklifleri her seferinde reddettiler.Borisov and his predecessor have both rejected such offers.
Romanya Parlamentosu, merkez sağ hükümet aleyhindeki güven oylamasını reddettiRomanian Parliament rejects no-confidence motion against centre-right government
Kurban ödemeyi reddettiği takdirdeyse, suçlular aracı Sırbistan-Karadağ'a geçiriyor.Should the victim decline to pay, the criminals transfer the vehicle to Serbia-Montenegro.
Lajcak, "SC temsilcilerinin önceden kabul edilmiş yükümlülüklerini reddettikleri bir gerçek."It is the fact that representatives of RS rejected previously accepted obligations.
Fakat başkan suçlamayı reddediyor.However, he denies the accusation.
Zivkoviç ise şantaja boyun eğmeyeceğini söyleyerek SDP ile görüşmeyi reddetti.Zivkovic has refused to talk to the SDP, saying he will not tolerate blackmail.
Banoviç, başlangıçta bütün suçlamaları reddetmişti.Banovic initially pleaded not guilty to all charges.
Uluslararası toplum temsilcilerinin çağrılarına rağmen, SC boyun eğmeyi reddetti.Despite calls by international community representatives, RS has refused to yield.
2008 yılında, Demokrat çoğunluklu parlamento cumhurbaşkanının sunduğu beş adayı reddetti.In 2008, the majority Democrats parliament rejected five nominations by the president.
Belgrad Kosova'nın bağımsızlığına şiddetle karşı çıkıyor ve Ahtisaari planını açıkça reddediyor.Belgrade staunchly opposes Kosovo independence and openly rejects Ahtisaari's blueprint.
Hükümet suçlamaları reddediyor ve Freedom House raporunun eksik olduğunu ileri sürüyor.The government refutes the accusations and says the Freedom House report is incomplete.
AKP davayla ilgili olarak yargıyı etkilediğini reddetse de, soruşturmayı desteklediğini gizlemiyor.The AKP denies influencing the judiciary on the case but makes no secret of backing the probe.
Bilim ve Teknoloji: Sırbistan gözünü Red Hat ile ortaklığa diktiScience and Technology: Serbia eyes partnership with Red Hat