Ana içeriğe geç
Sözlük

red ile cümle

red kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bana araba anahtarlarımı nereye koyduğunu söylemeyi reddetti.Tom refused to tell me where he'd put my car keys.
Tom'un Mary'yi öpmeyi reddedeceğini nasıl bildin?How did you know Tom would refuse to kiss Mary?
Ne Tom ne de Mary bunu yapmayı reddetti.Neither Tom nor Mary has refused to do that.
Tom, Mary'ye neler olduğunu söylemeyi reddetti.Tom refused to tell Mary what had happened.
Tom muhtemelen bunu yapmayı reddedecek.Tom is probably going to refuse to do that.
Tom Mary'nin, ona yardım etmeyi reddedebileceğini düşünüyordu.Tom thought Mary might refuse to help him.
Tom Mary'nin bunu yapmayı reddedebileceğini düşünüyordu.Tom thought Mary might refuse to do that.
Tom, Mary'ye bunu nasıl yapacağını göstermeyi reddetti.Tom refused to show Mary how to do that.
Tom bize bunu nasıl yapacağımızı göstermeyi reddetti.Tom refused to show us how to do that.
Neden onların teklifini reddetmedin?Why did you turn down their offer?
Tom kapıyı açmayı reddetti.Tom refused to open the door.
Tom karışmayı reddediyor.Tom refuses to get involved.
Tom karışmayı reddetti.Tom refused to get involved.
Tom'un şartlı tahliye talebi reddedildi.Tom has been denied parole.
Tom içeriye girmemi reddetti.Tom refused to let me in.
Tom'un bu işi reddedip reddetmediğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom turned down that job.
Tom bana neler olduğunu söylemeyi reddetti.Tom refused to tell me what had happened.
Tom bana telefon numarasını söylemeyi reddetti.Tom refused to tell me his phone number.
Tom bana ne olduğunu söylemeyi reddetti.Tom refused to tell me what happened.
Yerinde olsam, bunu yapmayı reddederim.If I were you, I'd refuse to do that.
Tom beni eve götürmeyi reddetti.Tom refused to give me a ride home.
Tom bana biraz para vermeyi reddetti.Tom refused to give me any money.
Tom bunu yapan kişi olduğunu reddetti.Tom didn't deny that he was the one who'd done that.
Tom yardımımı reddetti.Tom refused my help.
Tom'un teklifini kabul etmeyi reddettim.I didn't agree to accept Tom's offer.
Tom kendini reddedilmiş hissettiğini söyledi.Tom said he felt rejected.
Onu yapmayı reddedemem.I can't refuse to do that.
Sami reddedilmeyi kabul edemedi.Sami couldn't accept rejection.
Kuşları kafese koymayı reddediyorum.I refuse to cage birds.
Onu yapmayı reddetmeyi planlıyorum.I plan to refuse to do that.
Onu yapmayı reddetmeyi tasarlıyorum.I plan on refusing to do that.
Sami, Leyla'yı öldürdüğünü asla reddetmedi.Sami never denied that he killed Layla.
Sanırım onu yapmayı reddetmemiz gerekir.I think we should refuse to do that.
Onu yapmayı reddetmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think that we should refuse to do that.
Sanırım bunu yapmayı reddedeceğim.I think I'll refuse to do that.
Sami şikayetçi olmayı reddetti.Sami refused to press charges.
Sami suçlamada bulunmayı reddetti.Sami refused to press charges.
Sami mahkemenin kararını kabul etmeyi reddetti.Sami refused to accept the judgment of the court.
Sami, suça herhangi bir müdahil olmayı reddetti.Sami denied any involvement in the crime.
Sami, Leyla'yı öldürmeyi reddetti.Sami denied killing Layla.
Sami, Leyla'nın bir ilişki yaşadığına inanmayı reddetti.Sami refused to believe that Layla had been having an affair.
Sami, mahkumiyetine karşı üç itirazda bulundu. Her biri reddedildi.Sami made three appeals against his conviction. Each one was dismissed.
Sami onu reddetti.Sami denied it.
Sami reddedilmekten çok korkuyordu.Sami was very afraid of being rejected.
Sami konuşmayı reddetti.Sami refused to talk.
Sami arkadaşlarından vazgeçmeyi reddetti.Sami refused to give up on his friends.
Sami paranın nerede olduğunu açıklamayı reddetti.Sami refused to reveal where the money was.
Sami paranın olduğu yeri açıklamayı reddetti.Sami refused to reveal where the money was.
Sami kira ödemeyi reddetti.Sami refused to pay rent.
Sami, Leyla ile doğrudan konuşmayı reddetti.Sami refused to speak with Layla directly.
Sami geri çekilmeyi reddetti.Sami refused to back down.
Sami mahkemede tanıklık yapmayı reddetti.Sami refused to take the stand.
Sami okula gitmeyi reddetti.Sami refused to go to school.
Sami tanıklık etmeyi reddetti.Sami refused to testify.
Sami o konuda herhangi bir şey yapmayı reddetti.Sami refused to do anything about it.
Sami ona inanmayı reddetti.Sami refused to believe it.
Sami, Red Bull içti.Sami drank Red Bull.
Sami kapıya gelmeyi reddetti.Sami refused to come to the door.
Sami, Leyla ile yüzleşmeyi reddetti.Sami refused to confront Layla.
Sami, Leyla ile ilişkisi olduğunu sürekli olarak reddetti.Sami consistently denied having an affair with Layla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod