rastlantı ile cümle

rastlantı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Niin vaelsi sattumalta eräs pappi sitä tietä ja näki hänet ja meni ohitse.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Per caso, un sacerdote scendeva per quella medesima strada e quando lo vide passò oltre dall'altra parte
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Po naključbi pa pride neki duhovnik doli po tisti poti, in ko ga vidi, gre mimo.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Por casualidad, descendía cierto sacerdote por aquel camino; y al verle, pasó de largo
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Så hände sig att en präst färdades samma väg; och när han fick se honom, gick han förbi.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Történet szerint pedig megy vala alá azon az úton egy pap, a ki azt látván, elkerülé.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Un sacrificateur, qui par hasard descendait par le même chemin, ayant vu cet homme, passa outre.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Vả , gặp một thầy tế_lễ đi xuống_đường đó , thấy người ấy , thì đi qua khỏi .
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Vả, gặp một thầy tế lễ đi xuống đường đó, thấy người ấy, thì đi qua khỏi.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Κατα συγκυριαν δε ιερευς τις κατεβαινε δι' εκεινης της οδου, και ιδων αυτον επερασεν απο το αλλο μερος.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.А случайно някой си свещеник слизаше по оня път, и, като го видя, замина си от срещната страна.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.По случаю один священник шел тою дорогою и, увидев его, прошел мимо.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.Случаєм ійшов якийсь священик дорогою цією, і, побачивши його, пройшов мимо.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.ויקר המקרה כי ירד כהן אחד בדרך ההוא וירא אתו ויעבר מעליו׃
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.فعرض ان كاهنا نزل في تلك الطريق فرآه وجاز مقابله.
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.偶 然 有 一 個 祭 司 、 從 這 條 路 下 來 . 看 見 他 就 從 那 邊 過 去 了
Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti.偶然 有 一 個 祭司 、 從這條路 下來 . 看見 他 就 從那邊過 去了
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Am putea fi o fluctuație aleatorie apărută din spațiul gol.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Anda mungkin saja hasil gejolak acak dari kehampaan.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Bạn có thể là một dao động ngẫu nhiên xuất hiện từ hư không.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Du kunde vara en slumpmässig fluktuation från tomrummet.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.I kunne være en tilfældig fluktuation ud af intetheden.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Je kon een toevallige fluctuatie van het niets zijn.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.왜냐면 임의의 요동으로 무에서 당신이 생길 수 있으니까요.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Lahko bi bili naključno nihanje iz ničesar.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Moglibyście być losowym zaburzeniem wśród nicości.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Mohli byste být náhodnou fluktuací z prázdnoty.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Môžete byť náhodnou fluktuáciou z ničoty.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Podemos ser uma flutuação aleatória vinda do nada.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Podríamos ser una fluctuación aleatoria de esa nada.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Potreste essere una fluttuazione casuale fuoriuscita dal nulla.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Sie könnten eine willkürliche Fluktuation aus dem Nichts sein.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Vous pourriez très bien être une fluctuation aléatoire créée à partir du néant.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Θα μπορούσατε να είστε μία τυχαία διακύμανση που να προέκυψε από το τίποτα.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.Вы могли бы быть случайной флуктуацией из ничего.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.היינו יכולים להיות תנודה אקראית מתוך האפסות.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.يمكن أن تكونوا تردداً عشوائياً من لا شئ.
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.皆さんがそうでないのはなぜ?
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor--- Anda tidak dapat merencanakan hal seperti ini --
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor- Apophis bize çarpacak.leta 2036 ... (smeh) ... takih stvari ne morete načrtovati... takrat nas bo Apophis zadel.
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor- Apophis bize çarpacak.-- nem tervezheted meg az ilyesmit -- az Apophis el fog bennünket találni.
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor- Apophis bize çarpacak.- sowas kann man nicht planen - uns Apophis treffen wird.
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor- Apophis bize çarpacak.- tyhle věci si nemůžete naplánovat - do nás Apophis narazí.
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor- Apophis bize çarpacak.- δεν μπορείτε να σχεδιάσετε τέτοιου είδους πράγματα - ο Άποφις θα μας χτυπήσει.
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor--- bạn không thể nào lên những kế hoạch như vậy được --
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor--esto no se puede planear-
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-- je kunt dat soort dingen niet plannen -
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-이런 건 미리 계획할 수도 없습니다.
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-- man kan inte planera sånt! -
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-Nie można zaplanować tego typu rzeczy.
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-- nu poţi planifica astfel de lucruri -
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-- roba così non si può programmare -
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-- si on l'avait fait exprès, on aurait pas fait mieux -
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor--- toto jednoducho nenaplánujete --
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor--- не може да планирате такива неща --
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-Такого нарочно не придумаешь,
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-ב13 באפריל, יום שישי, עלי לציין, בשנת 2036... (צחוק)
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-- لا يمكنكم التخطيط لهذا الأمر -
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-アポフィスが地球に衝突するでしょう
-böyle bir rastlantıyı planlaması bile çok zor-你一定計唔到咁嘅事
İlgili Sayfalar