İzole olmuş gökadalarda böyle bir olaya rastlanmaz.風媒花ではこのような現象が起きることはない。
Katillere ve kurbanlara hiç rastlanmadı.殺人者と犠牲者を一緒にしてはなりません。
Park içinde yaklaşık 300 – 400 kuş türüne rastlanmaktadır.公園内には、約40種類の鳥類が生息している。
Orman arazisinde çok dik yamaçlar ve derin vadilere rastlanmaz.逆に、あまり深い森林や山地などには棲んでいない。
Koçköy'de Ermeni varlığına rastlanmamıştır.だがアーキテクトの存在を語らなかった。
2007 Cochrane incelemesinde, önerilmeleri için yeterli kalitede herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır.2007年Cochrane的综述中没有发现可以用来推荐此类药物使用的有质量的研究。
Bunların da benzerlerine Çayboyu'nda rastlanmaktadır.那是他们在《讨拉特》中的譬喻。
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.女性的爱情可以说比男性丰富8倍以上。
Çocukluk amnezisine yalnızca insanlar üzerinde rastlanmaz.但是,在ONE的臉上不僅可以看到少年的臉。
Öte yandan, karşı çıkışlara daha sık rastlanmaktaydı.但是,更常遇到的是逆反問題。
Giderek daha az rastlanmaktadır.质疑越来越少。
Yabancı turistlere fazla rastlanmamaktadır.绝大部分外籍游客安全无恙。
Araştırmacılar genel olarak özel biyobölgeler üzerine yoğunlaşır ve tür genelinde bir analize pek rastlanmaz.研究人员往往会把重心放在特定的生物区,站在物种层面做的分析也就很少了。
Ve yine birçok dizi ve sinemada da Rus Ruleti oyununa rastlanmaktadır.電影中曾出現不少俄羅斯輪盤遊戲的情節。
Yapım tarihi tam bilinmemekle birlikte, Alman kayıtlarında ilk olarak 1292 yılında ismine rastlanmaktadır.其创建年代不详,首次在文献中提及是在1292年。
Hatta Murat Bey'in mezarına bile rastlanmamıştır.在底比斯帝王谷也没有发现他的陵墓。
Ancak bu döneme tarihlenebilecek herhangi bir kalıntıya rastlanmamıştır.这期间我依然看不到他有任何会得以生还的迹象。
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.也一些採用历史或奇幻元素。
Avrupa ülkelerinin dillerinde ‘‘oya’’ sözcüğüne rastlanmamıştır.在《古蘭經》中沒有出現“神的國”一詞。
I. Sultan Murad zamanında yazılmış olan Kitâb-ı Mûsikî ve Edvâr-ı Makâmât'da Kürdî adına rastlanmamaktadır.성씨(姓氏)는 일정한 것이 없고, 대인에 의하여 강건한 자의 이름 글자를 성(姓)으로 삼는다.
Bunun için, onun açıklamalarında da dini yorumlara rastlanmaz.그는 이를 해명하였으나 서인들은 그의 해명을 믿어주지 않았다.
Kalenin kimin tarafından yapıldığına dair bir kayıta da rastlanmamıştır.이들이 어떤 성이 되었는지 전하는 기록이 없어 확실치 않다.
İngilizce dökümalarda mümkünse kullanılmamalıdır; buna rağmen web'de sık rastlanmaktadır.영어도 투발루어와 함께 공용어이지만 일상에서 사용되는 경우는 없다.
Halk İnanışları Yol üzerinde kaplumbağa ve tavşan’a rastlanması uğursuzluk sayılır.승강장에 토끼와 거북의 석상이 있다.
Bu tabakada hayvan figürlere pek rastlanmaz.אל תקחו בשלב זה חיות מחמד.
Ayrıca Çin, Kore, Rusya'da da rastlanmaktadır.פרט לסין, ניתן לראותו גם בקוריאה ווייטנאם.
Binde 30 bebek ölümlerine rastlanmaktadır.לפחות 40 תינוקות מתו מהמחלה.
Bu dönemde ayrıca ilk bilimsel içerikli metinlere rastlanmaktadır.גם בתחילת העת החדשה עוד ניכרת פעולתם של מדענים רב-תחומיים.
Gömüt armağanlarına çoğunlukla rastlanmamaktadır.לרוב לא הורשתה קבורת הצלוב.
Programın yeniden başlatıldığına dair hiçbir bulguya rastlanmamıştır.אין כרגע צפי לתחילת הביצוע של הפרויקט.
The "advocate"-formuna diğer bazı Germanik dillerde rastlanmaktadır.השם "ויקה" בוריאציות שונות מופיע גם בשפות אחרות ממשפחת הלשונות הגרמאניות.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.Абортите и разводите много редки.
Bu isme eski Bizans yazılarında rastlanmaktaymış.Такъв случай е описан в един от Новгородските летописи.
Fakat Türkiye belgelerinde de aynı mektuba rastlanmaktadır.Така е и засвидетелствано в турски документи.
Eksikliğine rastlanmaz.Липсва им опит.
Ormanlarda pek rastlanmaz.Почти не се среща извън горите.
Park içinde yaklaşık 300 – 400 kuş türüne rastlanmaktadır.На територията на парка гнездят около 450 вида птици.
Bu ada ilk defa M.Ö. VII-II yüzyıllarda rastlanmaktadır.За първи път се споменава през II-I век п.н.е.
Katillere ve kurbanlara hiç rastlanmadı.За жертви и пострадали данни няма.
İnek sütünden yapılanı pek sık rastlanmasa da mevcuttur.Добавянето на мляко е също често срещано.
Çok küçük mıknatıslarda ise bu davranışa rastlanmaz.При по-леки случаи на протичане тя може да не се прояви.
Programın yeniden başlatıldığına dair hiçbir bulguya rastlanmamıştır.За момента не са обявени планове сериалът да бъде излъчен отново.
2015 yılı itibarıyla, hastalığın erken aşamalarında ölüm vakasına rastlanmamıştır.Od 2015. godine nije bilo smrtnih slučajeve u oboljelih od početne infekcije.
Dağın etrafında su kaynaklarına ve küçük derelere rastlanmaktadır.Na planini se nalaze brojni izvori i mali potoci.
Şiddetli rüzgarlara pek rastlanmaz.Ne bi trebao biti izložen jakim vjetrovima.
Ormanlarda pek rastlanmaz.Vrlo je rijedak u šumama.
Büyük bir alan yayılmış olsa da çok kolay rastlanmazlar.Iako je prisutan na dosta velikom području, vrlo ga je teško uočiti.
Bunun yanında 2/2lik ve 4/4lük türkülere de rastlanmaktadır.Zato se izrađuje kao 4/2 i 4/3 razvodnik.
Hinduizm’in teist bir inanç olmasına karşın ateist bir ekole erken dönemlerde rastlanmaktadır.Ateist hinduist bi sebe mogao predstaviti kao hinduist, iako je u isto vrijeme ateist.
Çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz.U većini slučajeva otkriva se slučajno.
Bu yükseklikten öte bakteri ve mantar sporlarına rastlanmamıştır.No, s ovim otkrićem ne prestaje njegov interes za bakterije i antibiotike.
Höyükte in suti Geç Demir Çağı kalıntısına rastlanmamıştır.Na brdu Spas su pronađeni mnogobrojni ostaci željeznog doba.
Kargo dışında hiçbir noktada alkol izine rastlanmadı.U vodiča nákladného auta nebolo zistené požitie alkoholu.
Orman arazisinde çok dik yamaçlar ve derin vadilere rastlanmaz.V súvislých hlbokých lesoch a mokradiach sa mu nedarí.
Ancak bunların içinde yazarının kaleminden çıkmış veya yazıldığı döneme ait bir nüshaya henüz rastlanmamıştır.Nie je však známe, či autori termín v knihe vytvorili alebo len použili už existujúci termín.
Fırlatmanın ilk 48 saniyesinde herhangi bir büyük enkaz olayına rastlanmadı.Počas prvých 48 hodín môže vzniknúť fáza akútneho šoku.
Bunun yanında bozkır kültürüne de rastlanmaktadır.To sa vzťahuje aj na povesť o bánhidskej bitke.
1903 yılından 1908 yılına kadar Southampton adasında hiçbir insana rastlanmamıştır.Do leta 1808 otoka ni opazil nihče več.
Pürinin kendisine (1) doğada rastlanmaz ama organik sentez yoluyla üretilebilir.Purin (nesubstituiran) sam v naravi ni bil najden, lahko pa ga pridobimo z organsko sintezo.
Programın yeniden başlatıldığına dair hiçbir bulguya rastlanmamıştır.Ni podatkov o tem, da bi ga začel obnavljati.