(Varsayımsal üçüncü bir türe ise, öbek III, bizim gökadamızda rastlanmamaktadır.)(Természetesen a locsolócső 3 dimenziós, de mi csak a felületén mozgunk.
Ama yapılan derin araştırmalara rağmen böyle bir rakibin varlığına rastlanmamıştır.A kiterjedt kutatások ellenére mindeddig nem bukkantak a faj több túlélőjére.
Park içinde yaklaşık 300 – 400 kuş türüne rastlanmaktadır.A nemzeti parkban közel 400 madárfajt számláltak.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.A művészek között 8-szor gyakoribbnak látszik, mint a többi embernél.
Sağlık açısından yüzmeye elverişli olmayan Boğaz'da sıcak yaz aylarında yüzenlere hâlen rastlanmaktadır.Napos nyári napokon fürdeni lehet a tiszta, de hideg vízben a homokos strandon.
Günümüzde yıkık vaziyette bulunan hisarın kalıntılarına rastlanmaktadır.Mai életében meghatározó Zalaegerszeg közelsége.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Murhasta ja ryöstöstä teloitettiin..
Az olmakla birlikte hicaz yol havalarına da rastlanmaktadır.Haittana on kuitenkin osalla matkaa tien huono kunto.
İlk epigramlara Eski Yunan'da rastlanmaktadır.Epigrammit saivat alkunsa antiikin Kreikassa.
Bu bölgelerde çok sık olarak şelalelere rastlanmaktadır.Slummit sijaitsevat monesti juuri näillä alueilla.
Burada hala eski bina hara belerine rastlanmaktadır.Sitä saattaa vielä nähdä vanhoissa kiinteistöissä.
Yapılan otopsi sonucu kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadı.Tutkituista saippuatangoista ei ole löytynyt ihmisen DNA:ta.
Birçok kabartma ise eski dönemlerde rastlanmayan destansı özellikler taşır.Toisaalta suuri joukko nimistä on sellaisia, jotka eivät esiinny antiikin aikana.
Ormanlarda pek rastlanmaz.Lajia ei tavata metsissä.
Genellikle hayvan figürlerinden oluşan taş heykelciklere sık rastlanmaktadır.Kivikauden asuinpaikoilta löydetään usein koirien luita.
Fakat Türkiye belgelerinde de aynı mektuba rastlanmaktadır.Με το ίδιο όνομα αναφέρεται και στα τουρκικά φορολογικά έγγραφα.
Kişisel sofuluğa ait kanıtlara Yeni Krallık Döneminden önce pek rastlanmaz.Οι ενδείξεις προσωπικής λατρείας πριν το Νέο Βασίλειο είναι ανεπαρκείς.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.Οι γάμοι μέσα στην οικογένεια είναι πολύ σπάνια.
Ciddi krupa nadiren rastlanmaktadır (< %1).Η σοβαρή ψευδομεμβρανώδης λαρυγγίτιδα είναι σπάνια (<1%).
Kalenin kimin tarafından yapıldığına dair bir kayıta da rastlanmamıştır.Δεν υπάρχει κάποια επιγραφή που να δείχνει ποιος ήταν ο ιδιοκτήτης του παλατιού.
Şiddetli rüzgarlara pek rastlanmaz.Παρ'όλα αυτά, δεν συμβαίνουν εύκολα καταιγίδες.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.De blandede ægteskaber blev sjældnere.
Öte yandan, karşı çıkışlara daha sık rastlanmaktaydı.Selvfølgelig kom han oftere i kollision med myndighederne.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.Heraf fremgik, at otte gange så mange drenge som piger blev tilgodeset.
Bu etkiye tıp, psikoloji ve sosyal bilimler alanlarında sıkça rastlanmaktadır.Sådanne bedømmelser beskrives ofte i sociologi og psykologi.
Norveç ve İsveç hanedanlarının kraliyet izine rastlanmayan kentte günümüzde 22.000'e yakın insan yaşamaktadır.Den totale bestand af los i Norge og Sverige er nu på ca 2.000 dyr.
Bu köyün kalıntılarına halen rastlanmaktadır.Man kan stadig se rester af bosætningen.
Ancak bunların içinde yazarının kaleminden çıkmış veya yazıldığı döneme ait bir nüshaya henüz rastlanmamıştır.En ære der hverken før eller siden er overgået forfatteren.
The "advocate"-formuna diğer bazı Germanik dillerde rastlanmaktadır.Ordet alen findes i alle de germanske sprog.
1987 yılında yapılan bir araştırmada, Avusturya'da bol miktarda bağırsak kanserine rastlanması dikkat çekti.En efterundersøgelse i 1987 kunne bekræfte, at mosen var totalundersøgt.
Hayvanlarda da çeşitli sebeplerden dolayı göçe rastlanmaktadır.En del dyr livnærer seg nesten utelukkende på åtsler (slik som mange gribbearter).
Bu geleneğe Balkanlarda ve Türkiye'de rastlanmaktadır.Den er utbredt på Balkan og i Tyrkia.
The "advocate"-formuna diğer bazı Germanik dillerde rastlanmaktadır.Den samme genitivskonstruksjonen finnes i flere andre germanske språk.
Kişisel sofuluğa ait kanıtlara Yeni Krallık Döneminden önce pek rastlanmaz.Bevis på denne formen for personlig fromhet er knappe før det nye rike.
(Varsayımsal üçüncü bir türe ise, öbek III, bizim gökadamızda rastlanmamaktadır.)(Antatt referanse til Act IV, Scene 4: Det var synd det at vi kan dø bare én gang for å tjene landet vårt.).
2015 yılı itibarıyla, hastalığın erken aşamalarında ölüm vakasına rastlanmamıştır.Først i 2015 kunne han trene uten smerter.
Avlarını yakalayabilmek için diğer canlılarda rastlanmayan organlara sahiptirler.Disse artene hadde man ikke tilfredsstillende utstyr for å kunne fange.
2015 yılı itibarıyla, hastalığın erken aşamalarında ölüm vakasına rastlanmamıştır.Hingga tahun 2015, belum ada kasus kematian selama infeksi tahap awal.
Kişisel sofuluğa ait kanıtlara Yeni Krallık Döneminden önce pek rastlanmaz.Bukti ketaatan pribadi semacam ini jarang terjadi sebelum Kerajaan Baru.
Tarihi hiçbir binaya rastlanmaz.Sekadar identitas bangunan bersejarah pun tidak ada.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Berita pencurian dan perampokan pun tak terdengar lagi.
Özellikle çocuklarda rastlanmaktadır.Penyakit ini terutama dijumpai pada anak-anak.
Dikkate değer bir kalıntıya rastlanmamaktadır.Mendapat rezeki yang tidak terduga.
Yabancı turistlere fazla rastlanmamaktadır.Banyak turis asing yang datang ke sana.
Bir ton uranyum cevherinde yaklaşık on gram kadar aktinyuma rastlanmaktadır.Salah satu ton bijih uranium mengandung sekitar sepersepuluh gram aktinium.
Hadisi şeriflerdede böyle bir öğretiye doğrudan rastlanmamaktadır.Các giáo sư trong hệ thống luật thông lệ không được uy thế này.
Çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz.Hơn thế nữa:Bố mẹ tôi thường không chắc chắn trong mọi chuyện.
Tüm yapı içinde herhangi bir buluntuya rastlanmamıştır.Không phát hiện một cấu trúc ngầm nào tại đây.
Gitar sololarına ise çok sık rastlanmaz.Thêm vào đó, thường thiếu vắng guitar solo.
Bu geleneğe Balkanlarda ve Türkiye'de rastlanmaktadır.Nó được tìm thấy ở Thổ Nhĩ Kỳ và Balkan.
İzole olmuş gökadalarda böyle bir olaya rastlanmaz.Trước đó không có sự kiện siêu tân tinh nào được quan sát thấy là ở trong thiên hà này.
Giderek daha az rastlanmaktadır.Biến chứng thường ít gặp.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.Rất ít trường hợp li dị.
Bu köyün kalıntılarına halen rastlanmaktadır.Phố đông còn nhớ bản làng?
Diğer bölgelerde bu tarz bir göçe rastlanmamıştır.Nhưng người ta không tìm thấy gì khác nữa trong khu vực.
Özellikle çocuklarda rastlanmaktadır.特に子供に起こりやすい。
Şehirleşme görüldüğü için şehir kültürünün etkilerine rastlanmaktadır.産物が生まれるかどうか、何が生まれるかは都市の文化によって決まる。
Bunların da benzerlerine Çayboyu'nda rastlanmaktadır.舘清彦(たちきよひこ)として紹介されることもある。
Kar yağışlarına pek rastlanmaz.大雪が降る事は知らなかった。
Olay yerinde büyük bir uçak enkazına rastlanmadığı söylentileri dolaştı.彼女は突如として機内に起こった異常を語った。