Sizin gibi hoş insanlara rastlamak enderdir.It's rare to meet nice people like you.
Sana rastlamak ne güzel. Ben bir karıncayiyenim.Pleased to meet you. I am an anteater.
Tom'a rastlamak istemiyorum.I don't want to run into Tom.
Onlara rastlamak istemiyorum.I don't want to run into them.
Ona rastlamak istemiyorum.I don't want to run into her.
Boston'a gelmemin nedeni, evlenmeyi umduğum kadına rastlamaktır.The reason I came to Boston is to meet the woman I hope to marry.
Karanlık bir ara sokakta ona rastlamak istemem.I wouldn't want to run into him in a dark alley.
Sade ve basit olanların yanında sedefli ve işlemelilerine de rastlamak mümkündür.They best know what the soldiers and what themselves can bear.
Rory, ona "Drusilla ile Spike'a rastlamaktan mı korktuğunu" sorar.Rory asks if "she's afraid to run into Drusilla and Spike".
Bunun yanında narenciye ürünlerine rastlamak da mümkündür.You may find them on Waymarkedtrails.
Şu anda bile mahallede tarihi kalıntılara rastlamak mümkündür.Plus, It will still be available in record stores.
Kent merkezinde çokça eski eserlere rastlamak mümkündür.Many original medieval premises can be found in the centre.
Manav kültürünün bütün nüanslarına rastlamak mümkündür.Lullabies can be found in every human culture.
Birçok film ve televizyon programlarında bu formüle rastlamak mümkündür.Many fictional characters in television and movies exhibit this ability.
Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız.Kommunikation im digitalen Zeitalter.
İlçenin ekonomik olarak kalkınması yakın zamana rastlamaktadır.Alice Lloyd's story would unfortunately come to a close too soon.
Bu olay 1800 ile 1810 yıllarına rastlamaktadır.It occurred during 1800 and 1801.
Bu tarihler genelde 1700 yıllarına rastlamaktadır.This part is usually dated around 1170.
Şimdi güzel Eğer bir bilanço daha önce rastlamak değil, merak etme... basit.Now if you haven't come across a balance sheet before, don't worry -- it's pretty simple.
Priştine’nin bazı yerlerinde Roman dilencilere sıkça rastlamak mümkün.Roma beggars have become a fixture in parts of Pristina.
Benzer örneklere Sırbistan'ın başka kesimlerinde de rastlamak mümkün.Similar examples can be found across Serbia.
Hem kamu yönetimi, hem de özel sektörde benzer örneklere rastlamak olası.There are other similar examples in both public administration and the private sector.
Karadağ’da üniversite mezunları arasında benzer pek çok hikayeye rastlamak mümkün.There are many similar stories among university graduates in Montenegro.
Homunculi'lere yüzyıllar boyunca edebiyatta rastlamak mümkündür.Homunculi can be found in centuries worth of literature.
Tibet-Moğol kültür çevrelerinin yanı sıra Amerika ve Avrupa’da da Gelug topluluklarına rastlamak mümkündür.Neben dem tibetomongolischen Kulturraum sind Gelug-Gemeinschaften auch in Amerika und Europa anzutreffen.
Dünyanın her kıtasında Demirci'de üretilen yün cami halılarına rastlamak mümkündür.Den Umgesiedelten kann in jeder Ortschaft Zwangsaufenthalt verordnet werden.
Aynı zamanda burada çeşitli zebra türlerine rastlamak da mümkündür.Hier ist auch das Zebra möglich.
Yaratığın avlanma biçimine buna rastlamak mümkündür.Sie belegen möglicherweise die Jagd auf diese Tierart.
Duvar boyunca, burada yaşamını yitirenleri anımsatan pek çok küçük anıta rastlamak mümkündür.Viele Kinder werden sich ihr Leben lang an die Bilder erinnern, die du geschaffen hast.
Aynı şekilde Villa Godi ve Villa Forni Cerato'nun girişlerinde bu forma rastlamak mümkündür.C’est aussi une particularité de l’entrée de la Villa Forni Cerato.
Onun egemen olduğu çağ Altın Çağı'na rastlamaktadır.C’est sous sa direction que ce dernier connaîtra son âge d’or.
Sade ve basit olanların yanında sedefli ve işlemelilerine de rastlamak mümkündür.N’arriveront au savoir que ceux qui seront capables de monter et descendre.
Bazı modern ekipmanlarda rastlamak olasıdır.Contarán con equipamientos modernos.
Şehir komedisi türünün geliştiği zaman da bu döneme rastlamaktadır.En esta época se desarrolló el género de la comedia urbana.
M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva'ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün.Si deve forse ai Pasta, nel Settecento, la definitiva evoluzione in villa.
Bazı oyun kumandalarında ekstra özelliklere de rastlamak mümkündür.Inoltre, in certi posti, si potrà trovare degli speciali mini-boss.
Farklı kültürlerde farklı çeşitlerine rastlamak mümkündür.È possibile trovare concetti simili all'interno di altre culture.
Ayrıca mahallenin kuzeyinde killi toprak yapısına da rastlamak mümkündür.Она знает, как можно найти Северную Рощу.
Bu da, Ilgaz'ın demesiyle, 1910'un Şubat'ına rastlamaktadır.Это, по мнению самого Ылгаза, соответствует февралю 1910 года.
Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız.Создание бизнеса в период цифровых технологий.
I2C‘nin çıkış zamanı da bu döneme rastlamaktadır.Поэтому L2TP-доступ отходит в прошлое.
Türkiye ve İsrail'de hâlâ bu lehçeyi konuşanlara rastlamak mümkündür.Таковы были и Израиль с Иудеей времени, о котором пойдёт речь.
Aynı zamanda dizilerde de ona rastlamak mümkün.Её ещё можно встретить в обороте.
Aynı şekilde Villa Godi ve Villa Forni Cerato'nun girişlerinde bu forma rastlamak mümkündür.Нечто подобное устроено перед входами на виллы Годи и Форни Черато.
Bu bölgede hala bina kalıntılarına rastlamak mümkündür.ولكن لا زال من الممكن اقتفاء أثره في تلك المنطقة.
Manav kültürünün bütün nüanslarına rastlamak mümkündür.يمكن العثور على التهويدات في كل ثقافة إنسانية. .
Şehir komedisi türünün geliştiği zaman da bu döneme rastlamaktadır.استمر الطابع المميز لمناطق المدينة في الظهور في هذا الوقت.
Bu bağlamda, Türkiye'yle ilgilenmesi, 1950'li yılların başlarına rastlamaktadır.هذه مهتم بها، من بين أمور أخرى، الكاراتيه اهتم به في سنوات الثلاثين.
Rory, ona "Drusilla ile Spike'a rastlamaktan mı korktuğunu" sorar.Rory questiona se ela tem medo de correr de Drusilla e Spike.
Farklı kültürlerde farklı çeşitlerine rastlamak mümkündür.Pode ser especialmente difícil comparar a felicidade em culturas diferentes.
Kesin tarihleri değişebilir olmakla beraber ana festivaller nisan ayının ilk pazar gününe rastlamaktadır.De precieze datum verschilt per jaar, maar de hoofdfestiviteiten vallen op de eerste zondag in april.
Sana rastlamak ne güzel. Ben bir karıncayiyenim.Fijn je te ontmoeten. Ik ben een miereneter.
Burada 200-300 yıllık mezar taşlarına rastlamak mümkündür.Zachowało się tam szacunkowo od 100 do 200 kamieni nagrobnych.
Türkiye'nin her yerinde alabalık yetiştiriliciğine rastlamak mümkündür.Wobłę można kupić w całej Rosji.
Çukurun etrafında birçok işlenmiş taşa da rastlamak mümkündür.W pobliżu można natrafić na kilka kamiennych kopców.
Bu mahallede birçok Yalnıztepeli'ye rastlamak mümkündür.На цій території може жити декілька самок.
Aynı zamanda dizilerde de ona rastlamak mümkün.Lze se s ním setkat též v zákonech.
Onun egemen olduğu çağ Altın Çağı'na rastlamaktadır.Nalézám v té době, ve které žiji, větší bohatství doby předešlé.
Şehir komedisi türünün geliştiği zaman da bu döneme rastlamaktadır.Cam în aceeași epocă s-a dezvoltat genul comedie de oraș.
Bu yüzeylere buzullaşmaya uğramış hemen tüm alanlarda rastlamak mümkündür.Cum toate celulele ajung la suprafață, ele pot fi studiate direct.