rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bunların içinde yazarının kaleminden çıkmış veya yazıldığı döneme ait bir nüshaya henüz rastlanmamıştır.En ære der hverken før eller siden er overgået forfatteren.
Anagramlara popüler kültürde de sık sık rastlanır.Manguster optræder hyppigt i folklore og kultur.
Konvansiyonel yağışlara rastlanabilinir.Ældgamle regndråber fortæller...
The "advocate"-formuna diğer bazı Germanik dillerde rastlanmaktadır.Ordet alen findes i alle de germanske sprog.
Eskiden Avustralya'nın bütün güneyinde rastlanırdı, ancak çoğu yerlerde avlanarak soyu tükenmiştir.Den var tidligere udbredt over hele landet, men er nu udryddet de fleste steder.
Tipik olarak tek yavru doğar ancak ikiz doğumlara da rastlanır.De føder som regel én kalv, men tvillingefødsler forekommer indimellem.
1987 yılında yapılan bir araştırmada, Avusturya'da bol miktarda bağırsak kanserine rastlanması dikkat çekti.En efterundersøgelse i 1987 kunne bekræfte, at mosen var totalundersøgt.
Yine bu döneme ait olarak bölgede en eski Hıristiyan topluluklarından birisine rastlanır.Kirken regnes for at være et af de ældste kristne samfund i dag.
Dişi tipik olarak dört yumurta yumurtlar ama 1 ila 7 arasında yumurta sayısına da rastlanmıştır.Hunnen lægger sædvanligvis fire æg, men kuld på op til syv æg er rapporteret.
Hayvanlarda da çeşitli sebeplerden dolayı göçe rastlanmaktadır.En del dyr livnærer seg nesten utelukkende på åtsler (slik som mange gribbearter).
Örneğin, haftanın rastgele bir gününü seçerken, pazar gününü seçmenin olasılıklar oranı 1/6'dır, 1/7 değil.For eksempel, hvis man velger en tilfeldig ukedag, så er oddsen for at man velger søndag lik 1/6 (ikke 1/7).
Algoritmaların çoğunluğu, rastgele seçilmiş uzunluktaki girdiler ile çalışmak için tasarlanmıştır.De fleste algoritmer er konstruert for å arbeide med en innmatning av tilfeldig lengde.
Melanizme (komple siyahlık) bu türde sık rastlanır.Helt mørke (melanistiske) eksemplarer forekommer nokså ofte.
Bu geleneğe Balkanlarda ve Türkiye'de rastlanmaktadır.Den er utbredt på Balkan og i Tyrkia.
Meyvede gaga bulunr veya yoktur, düz veya çarpık olup uçta rastlanır.Fruktknuten er undersittende eller oversittende (hos Nuphar og Ondinea).
Bazen çok koyu örneklere de rastlanabiliyor.Ganske mørke eksemplarer forekommer.
Eve gelirken bir tanıdığa rastladım.En mann kom oss ilende i møte.
Jean Santeuil çalışmasında Kayıp Zamanın İzindede bulunan birçok bölümün ilk hallerine de rastlamak mümkündür.Flere deler av På sporet av den tapte tid kan man allerede finne i Jean Santeuil.
The "advocate"-formuna diğer bazı Germanik dillerde rastlanmaktadır.Den samme genitivskonstruksjonen finnes i flere andre germanske språk.
Otuz beş tribüsün oylayacağı sıra rastgele kurayla seçilirdi.Den ordning som de 35 stammene stemte ble trukket ved lodd.
Mimarı İtalyan asıllı Francesco Bartolomeo Rastrelli'dir.Arkitekt var Bartolomeo Rastrelli.
Polonya köy evi 19. yüzyılda Polonya'nın köylerinde rastlanan bir konut mimarisidir.Parken har typiske bulgarske hus fra den nasjonale vekkelsestiden på 1800-tallet.
Klibin çekim süresi, 7-10 Ocak 1998 arasındaki üç güne rastlamaktadır.Stupkonkurransene ble avviklet i perioden 7. til 10. desember 1998.
Kişisel sofuluğa ait kanıtlara Yeni Krallık Döneminden önce pek rastlanmaz.Bevis på denne formen for personlig fromhet er knappe før det nye rike.
Birçok güzel manzaraya rastlanabilecek bu mevki ayrıca, otobüsler için de istasyon özelliğindedir.Ved hotellet er det gode parkeringsmuligheter, også for busser.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Veldig mange av disse gatenavnene finnes nesten i hver storby.
Herhangi bir bitki familyasında bu türün bireylerine rastlanabilir.Familien kan finnes på en rekke ulike plantefamilier.
Altın Orda'da Tanrı resmine çok nadir rastlanır.Medaljen i gull med krone tildeles svært sjelden.
Hiçbirinde de Bismarck'ın izine rastlanılamayınca Bismarck'ın Atlantik'e doğru seyrine başladığını anladılar.Etter at attentatet sviktet ble Bismarcks forbindelser til attentatet oppdaget.
(Varsayımsal üçüncü bir türe ise, öbek III, bizim gökadamızda rastlanmamaktadır.)(Antatt referanse til Act IV, Scene 4: Det var synd det at vi kan dø bare én gang for å tjene landet vårt.).
Ayrıca kedi heykelcikleri Eski Mısır’da en çok rastlanan heykellerden biridir.Hans tidligste billedframstilling er blant de eldste eksemplene på store statuer funnet i Egypt.
Dünya tarihinde ilk kez uçakların savaş aracı olarak kullanılması bu savaşa rastlar.Det er ukjent når elefanter første gang ble bruk i krig.
En sık Ekim ayında rastlansa da yılın her mevsiminde ortaya çıkabilir.Dette kan skje når som helst på året.
Aşık Paşaoğlu tarihinde, “Devletli Kaba Ağaç” ifadesine rastlanılır.I diktsamlingen «Stene i strømmen», skildres den vanskelige kjærligheten.
Bir başka zamansa, ninesi, onun yatağının altında bir .357 Magnum'a rastladı.Dermed fikk patronen navnet .357 SIG.
Pek nadir olarak serbest yüzenlerine de rastlanır.De svømmer sjeldent fritt, selv om de kan det.
Bir gün oğlunun olduğuna inandığı bir cesede rastlar.En av dem er sønnen som hun blir gift med.
Daha sonra yapılan incelemelerde şoförün/pilotun kanında kokaine rastlandı.Alle ombord døde, og under obduksjonen fant man kokain i blodet til piloten.
2015 yılı itibarıyla, hastalığın erken aşamalarında ölüm vakasına rastlanmamıştır.Først i 2015 kunne han trene uten smerter.
Bu darbeler, hiçbiri bir atardamara rast gelmediğinden etkili olmadı.Det vil si at nesten ingen laster går igjennom disse.
Bunlardan birini rastgele alır.Det er altså mulig å fange en av de der.
Bu askerler İsrail Deniz Ticareti Okulu teknesine rastladı.Skipene ble bordet at den israelske marine.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.Samme ordet benyttes også i nynorsk.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Dette skjedde primært om natten, men aktiviteten kan etterhvert også observeres om dagen.
Ancak evliliği de tamamen reddettiklerine dair bilgiye rastlanılmamıştır.Det er ikke kjent om de faktisk ble gift.
Bu esrarengiz kişi, Vermeer'in çalışmalarında çok az sayıda rastlanan olumsuz figürlerden biridir.Hvem forfatteren er, er et av de mange, store mysteriene i Gravity Falls.
Dublajcılığı bir rastlantı sonucu başladı.Overdoseringen skal ha skjedd ved et uhell.
Ancak Türkçede Hálık olarak yazılıp okunduğuna sıklıkla rastlanır.Likevel er det i vanlig språk ofte beskrevet som om det var et virkelig, synlig himmelobjekt.
Kent genelinde ahşap evlere rastlanabilmektedir.Jordbruksarealene finnes overveiende i Skoger.
Bu yapıtta psikanalizin temel ilkelerine rastlanır.På et psykologisk plan danner disse følelsene grunnleggende strukturer.
Dünyanın her yerinde rastlanabilen sofra tuzu tarih boyunca önemli bir ihtiyaç ve ticaret maddesi olmuştur.Kommunikasjon har til alle tider vært en sentral og nødvendig del av tilværelsen.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Det finnes imidlertid typer som kan veie noe mer.
Daha önce bu filmler ancak sinemateklerde veya tek tük rastlanan VHS kopyalarından seyredilebiliyordu.Det eneste som fortsatt var intakt, var noen VHS-videokassetter.
Avlarını yakalayabilmek için diğer canlılarda rastlanmayan organlara sahiptirler.Disse artene hadde man ikke tilfredsstillende utstyr for å kunne fange.
Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız.Hun engasjerte seg også for privatlivets fred i den digitale era.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Gruppen forekommer nesten utelukkende i tropiske områder.
Bu tanımlayıcı rastgele seçilir.Derfor kan denne typer uttales direkte.
Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır.På hver side av palasset finnes også et tempel.
Kuperit'e genellikle Transvaal'de (Güney Afrika) rastlanır.Arten er utbredt i Sør-Afrika (Transvaal).
Raster görüntüler dijital fotoğrafçılık içerir.Bildestøy er et begrep i digital fotografering.

İlgili Sayfalar