randevu ile cümle

randevu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Et vous devez attendre jusqu'à deux ans parce que son agenda est plein pour cette durée.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Ja pitää odottaa jopa kaksi vuotta, koska hän on varattu niin pitkälle etukäteen.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Och du kan behöva vänta upp emot två år eftersom hon är förbokad så långt fram.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Og man må vente i op til to år fordi hun er booket op, så langt frem i tiden.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Şi trebuie să aștepți până la doi ani deoarece timpul ei este rezervat în avans pentru acel interval de timp.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Terminy ma nawet dwuletnie, tak ma zajęty grafik.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Und sie müssen bis zu zwei Jahren warten, weil sie für diesen Zeitraum ausgebucht ist.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Và bạn phải đợi có khi tới hai năm vì bà ta đã được đăng ký từ trước ngần đấy thời gian.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Y tienes que esperar hasta dos años porque ya tiene citas concertadas durante todo ese tiempo.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Και πρέπει να περιμένετε μέχρι και δυο χρόνια επειδή είναι κλεισμένη για τόσο μακρύ διάστημα.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.И вам придётся ждать вплоть до двух лет, потому что она зарезервирована на такое количество времени.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Но трябва да чакате реда си две години, тъй като тя вече има попълнен график до тогава.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.ועליך להמתין עד שנתיים וזאת מפני שרשימת ההזמנות שלה מלאה למשך כל התקופה הזו.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.وعليك الانتظار مدة تصل الى عامين بسبب أنها حجزت من قبل لهذا المقدار من الوقت.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.それだけ予約が入っているんです 客はクレジットカードか何かで支払います
Ve sonra adam hatırlıyor, 'Oh, ahh... Bu randevuya gitmeliyim.'Și dintr-o dată soțul își amintește :
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.A kedysi sme chodili na rande, dnes tu máme "rýchle zoznámenia".
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.A samozřejmě, byli jsme zvyklí chodit na rande, teď máme rychlá rande.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.En natuurlijk, vroeger deden we aan daten en nu doen we aan speed-dating.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.E, ovviamente, prima uscivamo con una ragazza alla volta, adesso abbiamo gli speed-date.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.Et bien sûr, on avait l'habitude de draguer et maintenant on fait du speed dating.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.I oczywiście, kiedyś były randki, a teraz są szybkie randki.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.그리고 물론, 이전에는 데이트를 했는데 지금은 스피드 데이트를 하지요.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.Og selvfølgelig, vi plejede at date og nu speeddater vi.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.Si desigur, obisnuiam sa avem intalniri, acum avem intalniri-fulger.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.Und natürlich, früher hatte man Dates, heute gibt es Speed-Dating.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.Y por supuesto, solíamos tener citas y ahora tenemos citas rápidas.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.Και φυσικά, παλιά βγαίναμε ραντεβού, τώρα βγαίνουμε ταχυ-ραντεβού.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.И конечно же, раньше мы ходили на свидания... теперь у нас "секс по-быстрому".
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.И разбира се, ходихме на срещи, а сега ходим на бързи срещи (спийддейтинг).
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.І звичайно, замість побачень -- міні-побачення.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.וכמובן, פעם היינו יוצאים לדייט; היום יש לנו ספיד-דייטינג.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.وبطبيعة الحال ، كنا نتواعد ، ونحن الآن نتواعد بسرعة.
Ve tabiiki randevulaşıyorduk, şimdi hızlı randevulaşıyoruz.元来 スローがコンセプトのものでさえ
Yalnız veya eşinizle birlikte korunma danışmanlığından da (ehkäisyneuvonta) randevu alabilirsiniz.Voit myös varata ajan ehkäisyneuvontaan yksin tai yhdessä puolisosi kanssa.
Yalnız veya eşinizle birlikte korunma danışmanlığından da (ehkäisyneuvonta) randevu alabilirsiniz.بإمكانك أيضاً حجز موعد مع استشارات منع الحمل (ehkäisyneuvonta) بمفردك أو أنت وزوجك معاً.
Yapamam, randevun var.Ich kann nicht. Ich habe eine Verabredung.
Yapamam, randevun var.Ik kan ook niet, ik heb een date.
Yapamam, randevun var.Je peux pas, j'ai un rendez-vous.
Yapamam, randevun var.Nie mogę. Mam randkę.
Yapamam, randevun var.Non posso. Esco con uno.
Yapamam, randevun var.Δεν μπορώ. Έχω ραντεβού.
Yapamam, randevun var.Я не могу.
Yapamam, randevun var.誰と?
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Diu kan boka en tid genom att ringa hjälptelefonen i förväg eller besöka centret.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Puede reservar cita con antelación llamando al teléfono de ayuda o puede acudir en persona directamente.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Voit varata ajan etukäteen soittamalla auttavaan puhelimeen tai tulla paikan päälle.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Vous pouvez prendre rendez-vous à l’avance par téléphone ou venir sur place.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.Вы можете записаться на приём заранее, позвонив по телефону экстренной помощи, или же прийти в центр.
Yardımcı hata telefon ederek, randevu alabilirsiniz ya da merkeze de gelebilirsiniz.بإمكانك أن تحجز موعداً مسبقاً بالاتصال بالهاتف المساعد أو أن تحضر إلى المكان.
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Az új találkozók alapértelmezett időtartama (ÓÓ: PP)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Domyślny czas nowego spotkania (GG: MM)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Duração predefinida dos novos compromissos (HH: MM)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Duración predefinida de la cita nueva (HH: MM)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Durata implicită a unei întîlniri:
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Durata predefinita dei nuovi appuntamenti (HH: MM)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Durée par défaut d'un nouveau rendez-vous (HH: MM)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)기본 예약 시간 길이( HH: MM)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Privzeto trajanje novega zmenka (UU: MM)
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Standaardduur van nieuwe afspraken (UU:MM)

İlgili Sayfalar