Müşteriler var, rakipler var.顧客の評価において私たちがより性能の良い商品を
Neyse bu video için bize 3 rakip yeter.Ale myslím, že tři hráči stačí.
Neyse bu video için bize 3 rakip yeter.Mas três integrantes é o suficiente.
Neyse bu video için bize 3 rakip yeter.Але я думаю, що трьох гравців достатньо
Neyse bu video için bize 3 rakip yeter.ここでは、さらに3ドルに価格を上げた時に何が起こるかを見てみましょう。
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Der er ikke noget der adskiller dem strukturelt fra nogen af deres konkurrenter.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Det är inget som skiljer dem strukturellt från någon annan av deras konkurrenter.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Es gibt nichts, was sie strukturell von ihren Wettbewerbern unterscheidet.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiçbir farklılık yok.Il n'y a rien qui les différencie structurellement d'aucun de ses concurrents.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.다른 경쟁사들과 구조적으로 다를 바는 없습니다.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiçbir farklılık yok.이 회사가 다른 경쟁사들에 비해서 구조적으로 다른 것은 아무것도 없습니다.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Não há nada que a distinga estruturalmente de qualquer das suas concorrentes.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Neexistuje nič, čo ich štrukturálne odlišuje od niektorého z ich konkurentov.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Ničesar ni, kar bi jih strukturno razlikovalo od kateregakoli njihovega tekmeca.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Nic je strukturou neodlišuje od konkurenčních společností.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Nie ma nic co by w strukturze odróżniało ją od któregokolwiek z rywali.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Niente li distingue in termini di struttura dagli altri concorrenti.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Niets onderscheidt hen structureel van elk van hun concurrenten.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Nincs semmi, ami alapvetően megkülönböztetné őket a versenytársaiktól.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.No hay nada que los distinga, estructuralmente, de sus competidores.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiçbir farklılık yok.No hay nada que los distinga estructuralmente de sus competidores.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Ở đây không có gì phân biệt họ về mặt cấu trúc với bất cứ các đối thủ nào.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Rien ne distingue leur structure de celles de leurs compétiteurs.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Structural, nu se diferențiază prin nimic de ceilalți competitori.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Tidak ada yang membedakan mereka secara struktural dari para pesaing mereka.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Δεν τους διαχωρίζει κάτι δομικό από κανέναν από τους ανταγωνιστές τους.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiçbir farklılık yok.Немає нічого, що б структурно відрізняло її від будь-якого з її конкурентів.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Немає чогось такого, що відрізняє їх значно від їхніх конкурентів.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Нет никакого структурного различия между ними и их конкурентами.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Нищо не ги разграничава структурно от който и да било от конкурентите им.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.אין שום דבר שמייחד אותה מבנית מכל המתחרות.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.ولا شيء يجعلها مختلفة بنيويا عن منافسيها.
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.何か仕組みが違うわけではありません 競合会社にだって同様の製品を作る力があります
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiçbir farklılık yok.競合会社にだって同様の性能の 製品を作る技術があります
Orada, karartma perdesi gibi birşeyi var. ve sonra rakip bir ışık elementi orada.Het heeft een soort verduisteringsgordijn ding dat hier gebeurt, en dan een concurrerend lichtelement hier.
Orada, karartma perdesi gibi birşeyi var. ve sonra rakip bir ışık elementi orada.Je to jako potemnělý závěs a pak protichůdný světlý prvek tady.
Orada, karartma perdesi gibi birşeyi var. ve sonra rakip bir ışık elementi orada.Tem um certo véu obscuro, aqui e depois um elemento brilhante a competir com a obscuridade, ali.
Örneğin,böylesi bir şirket kâr kaybı konusundakaygılanmadan fiyatlarını rakiplerininkinin üstüneçıkarabilir.Den er navnlig i stand til at forhøjepriserne i forhold til konkurrenternes priser udenat frygte profittab.
Örneğin,böylesi bir şirket kâr kaybı konusundakaygılanmadan fiyatlarını rakiplerininkinin üstüneçıkarabilir.Takšno podjetje denimo lahko zviša svojecene nad cene svojih tekmecev, brez strahu predizgubo dobička.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Ad esempio,ha proposto la cessione di 70 stazioni di servizio sulle autostrade francesi.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.De exemplu, a propus vânzarea a 70 de staţii de alimentareaflate pe autostrăzile din Franţa concurenţilor săi.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Na przykład,zaproponowano odsprzedanie konkurentom 70 stacji serwisowych przyautostradach we Francji.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Par exemple, elle aproposé de céder 70 stations services sur les autoroutes françaises à desconcurrents.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Például Franciaországban 70 autópálya menti töltőállomást ajánlott fel megvételre.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Ponúkli im na predaj napríklad 70 čerpacích staníc vo Francúzsku.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Por exemplo, propôs vender 70estações serviços nas auto-estradas francesas a concorrentes.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Predlagal je, na primer, prodajo 70 avtocestnih bencinskihčrpalk svojim tekmecem.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.So hatten sie z. B.vorgeschlagen, 70 Tankstellen an französischen Autobahnen an Wettbewerber zuverkaufen.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Zo hebben zij voorgesteld 70 tankstations langs de Franse autowegen doorconcurrenten te laten overnemen.
Örneğin, Fransa’daki 70 otoyolservis istasyonunu rakiplerine satmayı önerdiler.Така например, бешепредложено да се продадат 70 бензиностанции по магистралите на Франция наконкуренти.
Pek çok rakip var. Satıkları ürünler ise birbirinden çok farklı.Il est très compétitif, il y a un tas de joueurs il, mais ils ne vendent le même produit.
Pek çok rakip var. Satıkları ürünler ise birbirinden çok farklı.To nie jest konkurencja doskonała, bo firmy rywalizują, ale nie sprzedają identycznego produktu.
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.De concurrent hoeft niet de ontwikkelingskosten te dekken dus zijn versie kan goedkoper zijn.
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.El competidor no necesita cubrir esos costos de desarrollo, entonces su versión puede ser mas económica.
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.경쟁자는 개발 비용을 회수할 필요가 없으며 따라서 전구를 더 값싸게 팔 수 있습니다.
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.Konkurent nepotřebuje krýt náklady na vývoj, takže je jeho verze levnější
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.Konkurrenten har ikke brug for at dække nogen udviklingsudgifter, hvorfor hans udgave kan sælges billigere.
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.Nie musi on przejmować się kosztami opracowania wynalazku, więc jego kopia będzie tańsza.
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.O concorrente não precisa cobrir os custos de produção pelo que a sua versão pode ser mais barata.
Rakip, geliştirme maliyetlerini karşılamak durumunda değildir dolayısıyla onun uyarlaması daha ucuzdur.Ο ανταγωνιζόμενος δεν πρέπει να καλύπτει τα έξοδα ανάπτυξης έτσι η δική του εκδοχή μπορεί να είναι φθηνότερη.