Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
Hitachi ve NEC gibi rakipler bir araya geldiğinde zamanların değiştiğini biliyorsunuz.You know times have changed when rivals like Hitachi and NEC get together.
O zorlu bir rakip.He is a formidable opponent.
Bir zamanlar şampiyonluk için ona rakiptim.I once rivaled him for the championship.
Bütün rakiplerin en zorlusu görünüyordu.He looked the toughest of all the challengers.
O, rakiplerine göre cömerttir.He is generous to his opponents.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.
Liu Bei ve Zhuge Liang rakipsiz bir takımdır.Liu Bei and Zhuge Liang are an unbeatable team.
Onlar onun rakiplerini tehdit etme tarzını beğenmediler.They did not like the way he threatened his opponents.
Zalim hükümetler sık sık siyasi rakiplerini hapsederler.Tyrannical governments frequently imprison their political opponents.
Rakiplerinize saygı duymalısınız.You have to respect your rivals.
İyi kaliteli şarap söz konusu olduğunda hiçbir ülke Fransa'ya rakip olamaz.When it comes to good quality wine, no country can rival France.
Rakip bir şirket tarafından onun işine son verildi.He was hired away by a rival company.
Rakiplerinizi küçümsemeyin.Don't underestimate your opponents.
Yerel çocuklar komşu bir kasabadan gelen rakip bir grupla kavga ettiler.The local boys got into a fight with a rival group from a neighboring town.
Kimse rakipsiz değil.No one is unbeatable.
Onlar rakipsiz olacak.They'll be unbeatable.
Filmde rakip olmamıza rağmen, onun karakterini sevdim.Despite being the antagonist in the movie, I liked her character.
Onlar rakipler.They're rivals.
Onun tekniği rakipsizdi ve tamamen inanılmazdı.His technique was unrivalled and completely unbelievable.
Tom ciddi bir rakip kazandı-John.Tom has acquired a serious opponent - John.
Rakiplerimizi kötülemek istemedik.We didn't mean to disparage our contenders.
Saygın bir rakipsin.You're a worthy opponent.
Rakip bir şirket tarafından Tom'un işine son verildi.Tom was hired away by a rival company.
Tom zorlu bir rakip.Tom is a formidable opponent.
Tom zorlu bir rakip olacaktır.Tom would be a formidable opponent.
Tom değerli bir rakip.Tom is a worthy opponent.
Kral John tüm rakiplerini idam etti.King John put to death all of his rivals.
Kral John için, rakiplerinin tümünü kontrol altında tutmak çok zordu.It was difficult for King John to keep control over all of his rivals.
Çete lideri Tom tüm rakip çetelere topyekün savaş ilan etti.Tom, the gang leader, announced an all-out war with all the rival gangs.
Erkek kardeşi rakip bir çete tarafından öldürüldükten sonra, Tom intikam planladı.After his brother was killed by a rival gang, Tom planned revenge.
Onlar iyi rakiplerdi.They were good opponents.
Tom ve Mary rakiptirler.Tom and Mary are rivals.
Tom rakipsizdi.Tom was unbeatable.
Tom satrançta rakipsiz.Tom is unbeatable at chess.
Tom çok sert bir rakip.Tom is a very tough competitor.
Tom acımasız bir rakip.Tom is a fierce competitor.
Tom gerçek bir rakip.Tom is a real competitor.
Tom iyi bir rakip.Tom is a good competitor.
O her yönden rakiplerini geçer.He surpasses his rivals in all ways.
Rakiplerinize üstünlük sağlayabilir misiniz?Can you outmaneuver your opponents?
O zorlu bir rakipti.He was a formidable opponent.
Mafya rakip gangsteri öldürmek için kendi planları üzerinde onu içeriye aldı.The mafia let him in on their plans to knock off a rival gangster.
Tom çok zorlu bir rakipti.Tom was a very tough opponent.
Rakiplerimiz bize hiçbir bedel ödemeyen öğretmenlerdir.Our opponents are teachers which cost us nothing.
Tom ve Mary hep rakipti.Tom and Mary were always rivals.
Oldukça rakipsiz bir kombinasyon.It's a pretty unbeatable combination.
Tom muazzam bir rakip.Tom is a tremendous competitor.
Tom'un rakipsiz olduğunu düşündüm.I thought Tom was unbeatable.
Tom'un rakipsiz olduğunu düşünüyordum.I thought Tom was unbeatable.
Tom'un rakipleri onu biliyor.Tom's competitors know that.
Rakiplerime saygı duyarım.I respect my opponents.
Rakipleri yoksa Tom nasıl kazanabilir?How can Tom win if he has no competitors?
Onlar uzun süredir rakiptiler.They've been rivals for a long time.
Rakipsiz olduğumu düşünmüyorum.I don't think I'm unbeatable.
Rakiplerimizi yenmeliyiz.We must defeat our opponents.
Rakiplerimizi yenmek zorundayız.We have to defeat our opponents.
Sen zorlu bir rakipsin.You're a tough competitor.
Tom ve ben rakiptik.Tom and I were rivals.