Kız hapisten çıkar ve budist bir rahip tarafından yetiştirilir.Po odstopu s prestola postane budistični svečenik.
Gençken rahip olmak istediğini söyledi.Jaunystėje ketino tapti kunigu.
George Blagden - Athelstan, Ragnar'ın İngiltere'ye ilk gidişinde ele geçirdiği Anglo-Saxon rahip.George Blagden – Atelstanas, anglosaksų vienuolis, paimtas į nelaisvę Ragnaro jo pirmojo reido į Angliją metu.
Kendisi de rahip olmak ister ve kararını vermek üzere inzivaya çekilir.Savo pasiryžimo neužmiršo ir tapęs kunigu.
Hiçbir erkek rahip olmasın.Tarp jų nebūta nė vieno kunigo.
Rahipler yazı salonunda çalışır.Vyrai dirba kaučiuko plantacijose.
Üç rahip hayatta kaldı.Betygaloje gyveno 3 kunigai.
Vaaz işlemi her rahip için zorunlu tutulmuştur.Dabar kiekvienas skiriamas kardinolu kunigu turi būti įšvęstas kunigu.
Burası daha sonra rahiplerin oturduğu yer olarak kullanılmıştır.)Po to į veiksmą įstoja dorybių alegorijos (atliekamos vienuolyno seserų).
Kız hapisten çıkar ve budist bir rahip tarafından yetiştirilir.Gimė siuvėjo šeimoje, bet užaugintas Durbės dvasininkų.
İlk müzik eğitimini rahip ve orgcu olan ağabeyinden aldı.Pirmąsias muzikos žinias gavo iš savo tėvo vargonininko ir chorvedžio.
Çok sayıda rahip siyasete atıldı.Buvo suimti keli kunigai.
Üçüncü oğlu ise rahip oldu.Tėvai tikėjosi, kad sūnus taps kunigu.
Üç rahip hayatta kaldı.Piiskop jäeti ellu.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.Tänapäeval on kloostris 30 nunna.
Rahip olduktan sonra 1944'e kadar papazlık yaptı.Töötas pastorina kuni 1944. aastani, mil ta tapeti.
Çin, Kore ve Vietnam’da ise rahiplerin et yememeleri beklenir.Koreas, Vietnamis ja mõnes Hiina piirkonnas kasvatatakse koeri lihaloomana.
18. yüzyılda rahip Francisco Ximenez tarafından İspanyolcaya çevrilmiştir.18. sajandil tõlkis dominikaani preester Francisco Ximénez selle teksti hispaania keelde.
Chydenius bir rahipti.Kas Huntington oli prohvet?
1942’de Ahaltsihe’de rahip olarak görevlendirildi.Ta oli aastal 1942 preestriks Orjoli oblastis Poslovos.
Yakından bakıldığında bu insanın bir rahip ya da keşiş olduğu anlaşılır.On arvatud, et ta oli observatoorium, ohvripaik või pühakoda.
Justs, dini görevine 1960'ta rahip olarak göreve başladı.1760ndatel alustas Lavater tööd kirikuõpetajana.
1929'da, Malcolm dört yaşındayken, marangoz ve rahip olan babası, aileyi Lansing, Michigan'a taşımıştı.1929 년, 말 콤 시절 4 년 된 그의 아버지, 목수와 목사, 랜싱, 미시간 가족을 옮겼습니다.
1929'da, Malcolm dört yaşındayken, marangoz ve rahip olan babası, aileyi Lansing, Michigan'a taşımıştı.في عام 1929،عندما كان عمر مالكوم 4 سنوات، والده الذي يعمل نجار و واعظ نقل العائلة إلى لانسينق، ميتشغان.
Agabey. Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?Veli, mitä mieltä olet Riolen valvojasta kerrottavista tarinoista?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.A on na to: "Môj ty Bože! Ty si sa zbláznil?!
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.A on na to reagoval "Můj Bože! Jsi blázen?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Dan dia berkata, "Ya Tuhan, apa kamu sudah gila?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.E ele disse: "Oh, Deus, você está louco?" (Risos)
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.E mi ha detto, "Oddio, sei matto?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Erre az egyikőjük: "Úristen, maga megőrült?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Hij zei: "Oh God, ben je gek?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Il m'a répondu : " Mon Dieu, vous êtes fou ?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.그가 답하길, "오 신이시여, 당신 정신 나갔소?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Mi-a răspuns: "Doamne, ai înnebunit?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Odpowiedział: "Boże, czy pan zwariował?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Prästen svarade: "Gud, är du galen?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Und er sagte: "Oh Gott, sind Sie verrückt?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Và ông ấy nói, "Ôi trời, anh có bị điên không?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Y me dijo: "Oh por Dios, ¿estás loco?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.Και είπε, "Θεέ μου, είσαι τρελός;
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.А той ми отговори: "О, Боже, да не би да сте луд?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.И он сказал: "О, Боже, ты сошёл с ума?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.І почув у відповідь: "О Боже, Ви божевільний?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.והכומר אמר "אלוהים אדירים, השתגעת ?
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.فقال أحدهم : "يا الله، أأنت مجنون ؟
"Aman tanrım, sen deli misin?" dedi Rahip.何を考えてるんだ」
Ben rahip de değilim.A nejsem ani kněz.
Ben rahip de değilim.- Brez dvoma.
Ben rahip de değilim.- Niewątpliwie.
Ben rahip de değilim.Και δεν ειμαι ιερέας.
Ben rahip de değilim.Не съм и свещеник.
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.Även efter jag blev misstänkt, fann jag det svårt att tänka illa om en sådan kär, snäll gammal präst.
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.Dokonca aj potom, čo som začal mať podozrenie, zistil som, že je ťažké si také zlo drahý, druh starý duchovný.
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.난 의심이 된 후에도, 나는 어떤 오래된, 그것이 어려운 이러한 사랑의 사악한 생각 발견
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.Még azután is gyanús lettem, rájöttem, hogy nehezen hiszem, rossz egy ilyen kedves, kedves öreg
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.Mesmo depois que eu tornou-se suspeito, eu achei difícil pensar mal de tal queridos um, tipo antigo clérigo.
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.Nawet po tym jak stali się podejrzliwi, to trudno było myśleć o nim źle taki kochany, dobry stary duchowny.
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.Ngay cả sau khi tôi trở nên nghi ngờ, tôi tìm thấy nó khó để nghĩ rằng tà ác của thân như vậy, loại cũ mục sư.
Ben şüpheli oldu sonra bile, biraz eski, çok zor böyle bir sevgili kötü düşünmek bulundu rahip.Selv efter at jeg blev mistænksom, jeg fandt det svært at tænke ondt af sådan en kær, god gammel præst.