Ana içeriğe geç
Sözlük

rahatsız ile cümle

rahatsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Även om jag fortfarande blir irriterad när det talas om Afrika som ett land.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Čeprav se še vedno razburim, ko se govori o Afriki kot o državi.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Deşi devin destul de nervoasă atunci când Africa este numită ţară.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Habár az még mindig irritál, amikor Afrikát országként emlegetik.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.하지만 아프리카를 하나의 나라인 양 이야기를 하면 아직도 짜증이 납니다.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Maar het irriteert mij nog steeds wanneer men denkt dat Afrika een land is.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Mặc dù tôi vẫn thấy hơi bực mình khi Châu Phi được nhắc đến như một đất nước.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Même si j'ai encore tendance à m'énerver quand on parle de l'Afrique comme d'un pays.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Obwohl ich immer noch ziemlich ärgerlich werde, wenn Afrika als ein Land bezeichnet wird.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Přestože mě stále ještě dost irituje, když se o Africe mluví jako o zemi.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Vaikka onkin aika ärsyttävää, kun Afrikkaan viitataan maana.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Walaupun saya masih tersinggung ketika Afrika dianggap sebagai suatu negara.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Παρόλο που ακόμα εκνευρίζομαι αρκετά όταν αναφέρονται στην Αφρική ως χώρα.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Макар че все още се дразня, когато споменават Африка като една държава.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.Хоча й досі мене часто дратує, коли Африку розглядають як країну.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.למרות שעדיין צורם לי כאשר מתייחסים אל אפריקה כאל מדינה.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.رغماً عن أنني أصبح عصبية عندما يشار الى أفريقيا كبلد.
Ama, Afrika'dan bir ülke olarak bahsedildiği zaman hala çok rahatsız oluyorum.未だに頭に来ますけど... 2日前に乗ったラゴス発のヴァージン航空は
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Aztán kiderül, hogy nem is ezek a dolgok az igazán zavaróak.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil. Çünkü bunlar gönüllü rahatsız ediciler.Излиза, че това не са нещата, които наистина разсейват, защото ги правим по своя воля.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Det viser sig, at disse ting ikke rigtigt er forstyrrende.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Es stellt sich heraus, dass diese Dinge gar nicht so ablenkend sind.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Het blijkt dat dat niet de dingen zijn die echt afleiden.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Il s'avère que ce ne sont pas ces choses-là qui vous distraient.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Izkaže se, da te motnje niso resnično moteče.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Jednak okazuje się, że te rzeczy nie przeszkadzają.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.그런 것들은 집중을 방해하는 것들이 아님이 밝혀졌습니다.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Men det är inte de sakerna som är distraherande
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Parece que afinal não são essas coisas que distraem mesmo.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Pero en realidad resulta que no son esas cosas las que distraen.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Se pare insa ca nu acestea sunt lucrurile care distrag de fapt atentia.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Si scopre che non sono questi i fattori di distrazione.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Ternyata hal-hal tersebut bukanlah hal-hal yang benar-benar mengganggu.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Thật ra đó không phải là những việc mà thật sự làm gián đoạn công việc.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.To ale ve skutečnosti nejsou hlavní vyrušení od práce.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Ukázalo sa ale, že tieto veci nerušia od práce tak, ako sme si mysleli.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Но на самом деле это не те вещи, которые отвлекают.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.Та насправді це не ті речі, що відволікають.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.מה שמסתבר זה שאלו לא הדברים שמסיחים את הדעת מהעבודה.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.تبين أن تلك ليست هي الأشياء التي تجلب الإضطراب و التشتيت.
Ama anlaşılıyor ki bu tür şeyler gerçekten rahatsız edici değil.そういうのは任意で発生する妨害だからです
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Aber er ging Gefühl übermäßig geärgert.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ale on išiel cítiť príliš naštvaný.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ale on šel cítit příliš naštvaný.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ampak on je šel občutek preveč moti.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Dar el a mers sentiment excesiv de iritat.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.De ment érzés túlságosan bosszús.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.그러나 그는 지나치게 짜증 느낌 갔다.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Maar hij ging gevoel overdreven geïrriteerd.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Ma è andato sensazione eccessivamente infastidito.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Mais il est allé se sentir trop ennuyé.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Mas ele foi se sentindo excessivamente irritado.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Men han gick känslan alltför irriterad.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Mutta hän meni tunne liian vihainen.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.On jednak poszedł uczucie zbyt zdenerwowany.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Pero se fue sintiendo excesivamente molesto.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Tapi dia merasa terlalu jengkel pergi.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Tuy nhiên, ông đã cảm thấy quá khó chịu.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Αλλά πήγε αίσθηση υπερβολικά ενοχλημένος.
Ama aşırı derecede rahatsız hissi gitti.Але він пішов почуття надмірно дратує.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod