Ana içeriğe geç
Sözlük

rahatsız ile cümle

rahatsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rahatsız mı oldun amca?Má nejaký súkromný stres?
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Bongá sú veľmi plaché a pri menšom vyrušení sa dávajú na útek.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Zriekam sa týchto vecí preto, lebo sa ony priečia môjmu svedomiu, môjmu náboženskému citu.
Ancak Lupin bu olaydan son derece rahatsızdır.Edmund sa naopak cíti veľmi chorý.
Joey bundan rahatsız olduğunu söylediğinde Katie onun minyon tipiyle ilgili espri yaptığını sanır.Keď Monica vidí, že Joey sa trápi, povie mu, že iba žartovala.
Ancak Ellen hayatta kalma derslerinden rahatsızdır.Ellen sa však novonadobudnutému potomkovi príliš neteší.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Prevažnú väčšinu času sa však pacienti cítia byť depresívni a unavení.
Rahatsız edici ayak kokusu yapar.Po rozotretí nepríjemne páchnu.
Her ikisi de durumdan memnundur, fakat beklenmedik bir şekilde rahatsızlanacaktır.Obaja sú síce spojení manželským zväzkom, no ich vzťah nie je vôbec šťastný, ale inak naplnený.
Harry ve Ron'a göre gayet rahatsızdır.S Harryjem in Ronom so nerazdružljivi.
Rahatsız mı oldun amca?Imate težave s predvajanjem?
Son zamanlarda ise rahatsızlandı.Zadnja leta je težko zbolel.
Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.Bolečina drugih jih preneha motiti.
86 günlük kısa yönetimi çok rahatsız ediciydi.Njegova kratka vladavina, ki je trajala samo 86 dni, ni bila lahka.
Arı balı en az 3000 seneden beri birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır.Med se že tisočletja uporablja za zdravljenje ran.
Çocuklarla durum özellikle rahatsız edicidir.Pri tem so še posebej ogroženi otroci.
Bu kadın aslında Maria'nın kişiliğinin rahatsız edici bir yansımasından başka bir şey değildir.Ne le kot različica Marije, pojavlja se samostojno.
İçerdiği rahatsız edici görsel ögeler nedeniyle bazı ülkelerde gösterimi yasaklanmıştır.Rimske sveče so zaradi potencialne nevarnosti povzročanja nesreč v nekaterih državah prepovedane.
Hastalık, süre bakımından, bel ağrısından sonra en uzun süre tecrübe edilen rahatsızlıktır.Najučinkovitejši je ob uporabi kmalu po nastopu bolečine.
19 Mart 1955 günü kalp rahatsızlığından dolayı hayata veda eder.Umrl je 4. marca 1952 zaradi odpovedi srca.
Ayrıca kulaklarından da sıkça rahatsızlanır.Zato se pri vnetju ušes pogosto pojavi bolečina.
Ömrünün son seneleri rahatsızlıkla geçmiştir.Zadnja leta življenja je težko bolehal.
1955 yılında Hodgkin rahatsızlığından öldü.Henny je zaradi bolezni leta 1952 umrla.
23-25 yaş arası: Hayattan mutsuzluk ve rahatsızlık hissediliyor.Bolniki so bili stari od 70-75 let, trpeli so za pomanjkanjem teka, hujšanjem in duševno potrtostjo.
1919'da Kızıl Ordu'ya katılır fakat rahatsızlığı sürdüğü için ayrıldı.Leta 1934 je vstopil v Rdečo armado, iz katere pa je izstopil že leta 1936.
İçedönük bir kişi olarak bilinir, ünlü olmasından rahatsızlık duyar.Tukaj ni srečna, počuti se kot tujka in sanja o neznanem.
Koku çürüme kokusu olarak tanımlanamasa da rahatsız edici bir kokudur.Zastrupljene hrane se ne more razlikovati ne na osnovi vonja kot tudi ne okusa.
Onlar sıkça mantıksız kuruntularla bilinen rahatsızlıklar yaratıyorlar.Pogosto govori nesmiselne šale o Zvednih stezah.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Zato gre vprašat vetrove, ki pa se silno razburijo, ker jih moti.
Aslında sistemden çok sistemin işleyişinden rahatsızdı.Mehanizem sam je bil precej zapleten.
86 günlük kısa yönetimi çok rahatsız ediciydi.Jo trumpas valdymas (86 dienos) buvo neramus.
Rahatsız mı oldun amca?Kas jus jaudrino?
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.Paskutinę dieną jis buvo sutrikęs ir kelis kartus klausė berniuko kiek yra valandų.
29 Mayıs 2011 tarihinde Moskova'da bir hastanede akciğer rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.2011 m. gegužės 29 d. mirė Maskvoje, po plaučių operacijos.
Bu rahatsızlık fiziksel ya da psikolojik bir durum olabilir.Priklausomybė gali būti fizinė ir psichologinė.
Ömrünün son seneleri rahatsızlıkla geçmiştir.Paskutiniaisiais gyvenimo metais sunkiai sirgo.
Sonunda onu rahatsız etmemeye karar verip, konsere dört kişi gittiler.Kitą dieną buvo kreiptasi dėl 4 asmenų, negrįžusių po koncerto į namus.
Son zamanlarda ise rahatsızlandı.Paskutiniais metais sunkiai sirgo.
Onun bu çalışmaları Çinli yetkilileri rahatsız etti.Galiausiai jie buvo sutriuškinti Kinijos pajėgų.
Androfobi ise "erkeklere karşı korku" anlamına gelir ve psikolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanmaktadır.Susijęs terminas yra androfobija, reiškianti vyrų ir/ar vyriškumo baimę.
Rahatsız oluyorlar.Vaikai susidraugauja.
Yanıklar aynı zamanda duygusal ve psikolojik rahatsızlığa da neden olabilmektedir.Nutukimas taip pat gali sukelti psichologinių bei socialinių sunkumų.
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Dabar aš jaučiuosi geriau negu bet kada, nes nebebandau savęs įsprausti į rėmus, nebesistengiu nieko įrodyti.
Hastaneden eve gelen en son bebekti, çünkü nefes rahatsızlığı vardı.Nėštumas buvo sunkus, ir nuo gimimo vaikas kentėjo nuo kvėpavimo takų ligų.
Sürekli bir kıyas hali psikolojik bir rahatsızlıktır.Bendras postūmis – nepakeliamas psichologinis skausmas.
Orduda özellikle bu dönemdeki rahatsızlıklar ise bir askeri darbe denemesine evrilecektir.Jos neišgąsdino net tuo metu vykusi karinė krizė.
Bu his kişiyi özellikle geceleri rahatsız eder.Įkyrus, maudžiantis skausmas ypač sustiprėja naktimis.
Rahatsız mı oldun amca?On millestki häiritud?
Çocukluğu ağır hastalıklarla ve annesinin ruhsal rahatsızlıklarıyla geçmiştir.Lapsepõlve mõjutasid tema halb tervis ja ema psüühilised häired.
Bu durum hükümeti rahatsız ediyordu.Valitsuse tegevus oli sel perioodil häiritud.
Aslı bu durumdan bir hayli rahatsızlık duymaktadır.Tegelikult võib olukord olla palju murettekitavam.
2010 yılında da psikolojik rahatsızlık listesinden çıkarmıştır.Aastal 2010 kustutati ta EELK vaimulike nimekirjast.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Kosilased on hirmust rabatud ning üritavad põgeneda.
Çocuklarla durum özellikle rahatsız edicidir.Eriti ohustatud on lapsed.
Nitekim kısa süre sonra sultan ve ümera arasında gerginlikler ve rahatsızlıklar artmıştır.Ultimaatum kasvatas veelgi pingeid ja kartusi tolleaegses Euroopas.
Ek olarak bazı agnozi türleri, gelişimsel rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir.Lisaks võivad agnoosia vormid olla arenguhäirete tagajärjed.
Yüksek nem oranı insanları rahatsız edebilmektedir.Suurlinnas elavaid inimesi võib see häirida.
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.Aga see ei erista vaimuhaigeid inimesi rumalatest.
Parçalarda iç karartıcı, hüzünlü, rahatsız edici bir atmosfer oluşturmak amaçlanır.Selles segmendis on atmosfääris tunda ebamugavust ning ärritust.
Nitekim bu durum Avrupa'nın diğer büyük devletlerini rahatsız etmekteydi.Lisaks sellele raskendas see tunduvalt suhtlust teiste Euroopa riikidega.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod