Tom bana Mary'nin rahatsız olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was uncomfortable.
Tom'un Mary'yi neyin rahatsız ettiğini bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows what's bothering Mary.
Çok rahatsızdım.I was very uncomfortable.
Tom beni rahatsız etmiyordu.Tom wasn't bothering me.
Beni bir daha rahatsız etme.Don't bother me again.
Tom bunun Mary'yi rahatsız edeceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought that would embarrass Mary.
Tom o gürültüden rahatsız olacak.Tom is going to be irritated by that noise.
Tom bunu yaparken çok rahatsız olacak.Tom will be very uncomfortable doing that.
Tom, senin horlaman Mary'yi rahatsız etmedi dedi.Tom said your snoring didn't bother Mary.
Tom çok rahatsız hissettiğini söyledi.Tom said that he felt very uncomfortable.
Tom, Mary'nin rahatsız olmuş göründüğünü düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary looked annoyed.
Tom sivrisineklerin Mary'yi rahatsız etmediğini söylüyor.Tom says mosquitoes don't bother Mary.
Tom, dumanın Mary'yi rahatsız ettiğini söyledi.Tom said that the smoke bothered Mary.
Tom, kokunun Mary'yi rahatsız ettiğini söyledi.Tom said that the smell bothered Mary.
Tom, gürültünün Mary'yi rahatsız ettiğini söyledi.Tom said that the noise bothered Mary.
Tom, sıcaklığın Mary'yi rahatsız ettiğini söyledi.Tom said that the heat bothered Mary.
Tom soğuğun Mary'yi rahatsız ettiğini söyledi.Tom said that the cold bothered Mary.
Tom çok rahatsız olduğunu söyledi.Tom said that he was very irritated.
Tom bunun Mary'yi rahatsız etmediğini söyledi.Tom said that didn't bother Mary.
Tom, Mary'nin rahatsız olduğunu söyledi.Tom said that Mary was annoyed.
Tom rahatsız olduğumu biliyordu.Tom knew that I was irritated.
Tom çalışıyorken rahatsız edilmektan nefret eder.Tom hates being disturbed when he's studying.
Tom gerçekten rahatsız olduğunu söyledi.Tom said that he was really uncomfortable.
Bence bir şey Tom'u rahatsız ediyor.I think that something's bothering Tom.
Tom rahatsız olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't uncomfortable.
Tom Mary'nin rahatsız olduğunu söyledi.Tom said that Mary was uncomfortable.
Tom Mary'nin onu rahatsız etmekten vazgeçmesini istedi.Tom asked Mary to quit bothering him.
Tom, Mary'nin rahatsız olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't annoyed.
Tom seni rahatsız etmiyor, umarım.Tom isn't disturbing you, I hope.
Tom seni rahatsız etmiyor, değil mi?Tom isn't disturbing you, is he?
Tom rahatsız edilmedi.Tom wasn't offended.
Tom uyurken rahatsız etme.Don't disturb Tom while he's sleeping.
Tom bana rahatsız olduğunu söyledi.Tom told me he was uncomfortable.
Tom, kokunun Mary'yi rahatsız ettiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think the smell bothered Mary.
Tom, soğuğun Mary'yi rahatsız ettiğini düşünmediğini söyledi.Tom said that he didn't think that the cold bothered Mary.
Tom, kendini rahatsız hissettiğini ve ayrılmak istediğini söyledi.Tom said that he felt uncomfortable and wanted to leave.
Soğuk, beni rahatsız ettiği kadar sizi rahatsız ediyor gibi görünmüyor.The cold doesn't seem to bother you as much as it bothers me.
Soğuk beni rahatsız ettiği kadar çok Tom'u rahatsız ediyor gibi görünmüyor.The cold doesn't seem to bother Tom as much as it bothers me.
Kendimi rahatsız hissettim, bu yüzden ayrıldım.I felt uncomfortable, so I left.
Kendimi rahatsız hissediyordum, bu nedenle ayrıldım.I felt uncomfortable, so I left.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar rahatsız görünmüyordu.Tom didn't seem to be as annoyed as Mary seemed to be.
Tom'un rahatsız olduğundan şüpheleniyorum.I suspect that Tom is uncomfortable.
Tom rahatsız bir şekilde güldü.Tom laughed uncomfortably.
Mary rahatsız bir şekilde güldü.Mary laughed uncomfortably.
Tom kendini hiçbir şeyden rahatsız değilmiş gibi göstermeye çalışıyor.Tom pretends that nothing bothers him.
Sami kendini rahatsız hissetti.Sami felt uncomfortable.
Sami kendini rahatsız hissettiğini iddia etti.Sami claimed he was feeling sick.
Sami, Leyla'yı rahatsız etmeyi bıraktı.Sami stopped harassing Layla.
Tom şimdiye kadar karşılaştığım en rahatsız edici insanlardan biridir.I don't think I've ever met anybody who knows how to do that.
Tom, şimdiye kadar tanıştığım en rahatsız edici kişilerden biri.Tom is one of the most irritating people I've ever met.
Oyunun çok yanlış ve rahatsız edici.Your play is so wrong and disturbing.
Ben sadece basit bir fabrika işçisiyim. Neden beni rahatsız ediyorsunuz?I'm just a simple factory worker. Why do you bother me?
Sami, Leyla'yı internette rahatsız ediyordu.Sami was harassing Layla on the Internet.
Sami kendini gerçekten rahatsız hissetti.Sami felt really uneasy.
Sami'nin davranışı Leyla'yı rahatsız etti.Sami's behavior bothered Layla.
Beni çok rahatsız ediyorsun.You disturb me a lot.
Tom'un göründüğü kadar rahatsız olmadım.I wasn't as annoyed as Tom seemed to be.
Biraz rahatsızdım.I was a bit uncomfortable.
Tom “Biraz rahatsızım” dedi."I was a bit uncomfortable," said Tom.
Tom biraz rahatsız olduğunu söyledi.Tom said that he was a bit uncomfortable.