rahatlatıcı ile cümle
rahatlatıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu rahatlatıcı..يالها من راحة
Bu rahatlatıcı.こちらへどうぞ
Bu varlık hiç korkunç değildi, doğrusu, çok rahatlatıcıydı. Rüya görüyor gibiydim ama uyanıktım.Questa presenza non era,spaventosa,anzi era molto confortante al momento era come sognare ma ero sveglio.
Bu varlık hiç korkunç değildi, doğrusu, çok rahatlatıcıydı.Всъщност беше много успокояващо. Все едно сънувах, но бях будна.
Çok garip bir deneyimdi. Bu varlık hiç korkunç değildi, doğrusu, çok rahatlatıcıydı.Esta presencia no era, no era aterradora en absoluto, era bastante confortable de hecho
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Asta e o usurare. Din nou, gunoiul unui barbat e comoara altuia.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.C'est un soulagement ! Les ordures d'un homme sont le trésor d'un autre.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Che sollievo. Per la seconda volta, il ciarpame di un uomo é il tesoro di un altro.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Co za ulga. Jednak, śmieć jednego mężczyzny jest skarbem innego.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Das ist eine Erleichterung. Des einen Mannes Müll ist des anderen Mannes Schatz.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Dat is een opluchting, Maar dan opnieuw, het vuilnis van de ene man is een schat voor de andere man.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Det är en lättnad. Men ändå, en mans skräp är en annan mans skatt.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Itu sungguh melegakan. Dan lagi, sampah seseorang adalah harta bagi orang lain.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Se on helpotus. Koska toisen miehen roska on toisen aarre.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Thật là nhẹ nhõm. Đồ bỏ của người này là kho báu của người kia.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Αυτό είναι ανακούφιση. Αλλά και πάλι, τα σκουπίδια κάποιου είναι για κάποιον άλλον θησαυρός.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.Такое облегчение. И правда, хлам для одного мужчины, для другого - сокровище.
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine..איזו הקלה. אבל, זבל של גבר אחד, הוא אוצר של גבר אחר
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.يا للراحة. إذاً مجدداً قمامة رجل ما هي كنز لرجل أخر
Çok rahatlatıcı.Bir erkek için anlamı süprüntü olan biri, başka bi erkek için eşsiz bir hazine.なに言ってんのよ
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Aber was in den arabischen Aufständen passierte und was in Ägypten passierte war besonders erlösend für mich.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Ale co se stalo při arabských povstáních a co se stalo v Egyptě byla pro mě úplná katarze.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Ale wydarzenia, do których doszło podczas powstania arabskiego w Egipcie otrzeźwiły mnie.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Dar ce s-a întâmplat în revoltele arabe şi ce s-a întâmplat în Egipt a fost catargic cu adevărat pentru mine.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.하지만 아랍의 반란과 이집트에서 일어난 것들은 제게 특별히 카타르시스를 느끼게 해주었습니다
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Lo ocurrido con las revueltas árabes y en especial en Egipto ha sido muy catártico para mí.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Maar wat er gebeurde in de Arabische opstanden en in Egypte was bijzonder louterend voor mij.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Mais ce qui s'est passé dans les soulèvements arabes et en Égypte a été particulièrement cathartique pour moi.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Men det, der skete i de arabiske opstande og i Egypten var særdeles katartisk for mig.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Men det som hände under arabvåren och det som hände i Egypten var särskilt renande för mig.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Namun apa yang terjadi pada pemberontakan Arab dan yang terjadi di Mesir sangat emosional khususnya bagi saya.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Nhưng điều đã xảy ra trong các cuộc nổi dậy ở Ả rập và điều đã xảy ra ở Ai Cập đặc biệt có tính thanh trừ.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.O que aconteceu nos levantamentos árabes e o que aconteceu no Egito para mim, foi especialmente catártico.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Но что случилось в Арабских восстаниях и что случилось в Египте, было для меня неким катарсисом.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.אך מה שקרה בעולם הערבי ובמצרים היה במיוחד מזכך עבורי.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.لكن ما حدث في الثورات العربية وما حدث في مصر كان هو الدافع الحقيقى للحديث إليكم .
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.特に私にとって清々しさを感じるものでした そこでは 指導者を解任するという
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.Echt, wat ik hier vertel, geloof me, het is zo ontlastend.
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.Intr-adevar, ceea ce iti spun te poate elibera de poveri.
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.Naprawdę to, co mówię, mówię ci, że to takie odciążające.
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.Opravdu, co tvrdím, co ti říkám, je tak osvobozující.
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.Realmente lo que estoy diciendo, te lo aseguro, es un alivio tal.
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.Valójában amiről beszélek, amit mondok neked, az olyan felszabadító.
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.Vraiment ce que je dis, je te dis, ça libère d'un tel poids.
Gerçekten söylediğim şey, sana anlattığım, o kadar rahatlatıcı ki.На самом деле, что я говорю, что я тебе говорю, это снимает такой груз с плеч.
Hayır, puro versen tamam. Puro, canlandırıcı ve rahatlatıcı. Erkekler için bir keyif.Je préfère le cigare, c'est un vice d'homme.
Hedefimiz aileniz ve arkadaşlarınızla yenilikçi, eğlence dolu ve rahatlatıcı bir tatil sunmaktırНаша задача - обеспечить вам современный, радостный и расслабляющий отдых с вашей семьёй или друзьями.
Hedefimiz aileniz ve arkadaşlarınızla yenilikçi, eğlence dolu ve rahatlatıcı bir tatil sunmaktırإن هدفنا الأول هو توفير عطلة مبتكرة زاخرة بسبل المتعة والاسترخاء لتستمتع بها مع أفراد عائلتك وأصدقائك
Herneyse, teşekkürler He Ra. Bu konu hakkında biriyle konuşabilmek Rahatlatıcı.Dù gì cũng cám ơn cậu Hea Ra. nhờ cậu mà mình có thể nói ra... thật là thoải mái.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.C'est un soulagement que tout aille bien.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Det är en lättnad att allt är bra.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.E o usurare ca e totul in regula.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Es ist eine Erleichterung, dass alles in Ordnung ist.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.E' un sollievo che tutto sia andato bene.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Het is een opluchting dat alles goed is.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Našťastie je všetko v poriadku.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Syukurlah semuanya baik-baik saja.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Thật may là mọi chuyện đều ổn.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Ulżyło mi, że wszystko jest dobrze.
Her şeyin yolunda olması rahatlatıcı.Είναι μια ανακούφιση οτι όλα είναι καλά.