Bir rahatlama hissettim beklentiye dönüşen.期待感と合わさったリラックスです 私が見つけたのは
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Ajattelimme lähteä ajelulle yhdessä. Haluatteko lähteä mukaamme?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Arra gondoltunk, hogy keresünk valami csendesebb helyet, szeretnél velünk tartani?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Chúng tôi đang định đi với nhau. Em có muốn đi cùng không?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik. Eh? Oh, hayır...tamam우리끼리 조용히 드라이브 갈려던 참인데 같이 갈래요?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Kami berencana untuk pergi jalan-jalan bersama. Kamu mau ikut dengan kami?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Mysleli sme si, že pôjdeme niekam autom a upokojíme sa. Chcela by si ísť s nami?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Ne gandeam sa mergem sa dam o tura cu masina, vrei sa vii cu noi?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Nous pensions à aller faire un tour ensemble. Voudriez-vous venir avec nous ?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Stavamo pensando di fare un giro in macchina insieme. Vorreste venire con noi?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Vi tänkte åka på en lugn biltur tillsammans. Skulle du vilja följa med oss?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Wir wollten gerade einen beruhigenden Abstecher mit dem Auto machen. Möchtest du mitkommen?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Zrovna se jedem společně projet. Nechceš se k nám připojit?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Λέμε να πάμε μια ήσυχη βόλτα με το αμάξι μαζί. Θέλεις να έρθεις μαζί μας?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.Мы тут подумали, что было бы неплохо проехаться. Вы не хотите составить нам компанию?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.אנחנו חשבנו ללכת על משהו שקט יותר. תרצי להצטרף אלינו?
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.اننا ذاهبان بجولة في السيارة هل تريدين مرافقتنا؟؟
Bizde arabayala rahatlamak icin bir tur yapacaktik.え!? あー いや・・・
Bu bir rahatlama, bir ormandan kurtulmak gibi bir şey.안심이 되는 거죠. 마치 정글에서 탁 트인 공간을 만나 듯이요.
Bu bir rahatlama, bir ormandan kurtulmak gibi bir şey.lub czarowną wizualizację danych jest ulgą, przejściem przez polanę w dżungli.
Bu bir rahatlama, bir ormandan kurtulmak gibi bir şey.Wie eine Lichtung im Dschungel.
Bu bir rahatlama, bir ormandan kurtulmak gibi bir şey.זוהי הקלה, זה כמו להגיע לקרחת יער בג'ונגל
Bu bir rahatlama, bir ormandan kurtulmak gibi bir şey.فيسكون ذلك مدعاة للارتياح، سيكون الأمر كالوصول إلى سهل خال من الأشجار في الغابة.
Bu bir rahatlama, bir ormandan kurtulmak gibi bir şey.こういうことに興味があったため
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Bude to taká úľava vedieť, že
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Bude to taková úleva vědět, že
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Ce sera un soulagement de savoir que
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Det kommer att vara en sådan lättnad att veta att
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Det vil være sådan en lettelse at vide, at
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Đó sẽ là một đạo để biết rằng
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Es wird so eine Erleichterung zu wissen, dass sein
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Ez lesz olyan megkönnyebbülés tudni, hogy
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Het zal zo'n opluchting om te weten dat zijn
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Ini akan menjadi seperti lega untuk mengetahui bahwa
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak이 여자. "그것은 알고 그러한 마음이 놓입니다
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacakMottyは、氏ウースターあなたと安全です。
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Sarà un sollievo sapere che
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Se on niin helpotus tietää, että
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"To będzie ulga wiedzieć, że
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"To bo tako olajšanje, da veš, da
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Va fi o usurare sa stii ca
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Θα είναι μεγάλη ανακούφιση να γνωρίζουν ότι
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Това ще бъде облекчение да знаете, че
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Це буде таке полегшення знати, що
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacak"Это будет такое облегчение знать, что
"Bu, böyle bir rahatlama olduğunu bilmek olacakهذه المرأة. واضاف "ستكون هذه الإغاثة أن نعرف أن
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.A primeira coisa é encontrar algum conforto na sua universalidade.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.A první z nich je udělat si pohodlí v její všestrannosti.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Az első, hogy nyugodjunk bele bizonyos mértékben az általánosságába,
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Dan salah satunya adalah adalah menyamankan diri dalam universalitas penyesalan.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.De eerste manier is het vinden van troost in universaliteit.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.E la prima è trarre sollievo dalla sua universalità.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.첫 번째는 그 보편성에 위안을 얻으라는 겁니다
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.La première est d'être soulagé par son universalité.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Og den første af disse er at finde trøst i dens universalitet.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Po pierwsze można się pocieszać jego powszechnością.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Şi primul dintre ele este să ne liniştim în legătură cu universalitatea regretului.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Und das erste von diesen Dingen ist, sich von seiner Universalität trösten zu lassen.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Và điều đầu tiên là biết chấp nhận sự phổ biến của nó.
Bunlardan ilki bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.Y el primero de estos es consolarse en su universalidad.