Ana içeriğe geç
Sözlük

rahatla ile cümle

rahatla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi rahatladım!Chiar este o usurare!
Şimdi rahatladım!Det är verkligen en lättnad!
Şimdi rahatladım!E' davvero un sollievo!
Şimdi rahatladım!Es ist wirklich eine Erleichterung!
Şimdi rahatladım!Het is echt een opluchting!
Şimdi rahatladım!Sangatlah melegakan!
Şimdi rahatladım!Thật là may quá!
Şimdi rahatladım!Είναι μεγάλη ανακούφιση!
Şimdi rahatladım!Прям отлегло!
Şimdi rahatladım!! يالها من راحة حقًا
Şimdi rahatladım!おい じゃあ・・・
Şimdi rahatlayın, ve sonra aşağı gelip diğerleriyle tanışın.Acomódese, y después le presentarán a los demás.
Şimdi rahatlayın, ve sonra aşağı gelip diğerleriyle tanışın.Может быть, Вам здесь даже понравится. Как устроитесь, спускайтесь вниз, познакомитесь с остальными.
Sizi, doğru yöne doğru ilerletecek kadar iradeye ihtiyacınız var, sonraysa rahatlamaya.Dovete solo avere sufficiente volontà per mettervi nel posto giusto e rilassarvi.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Also herauszufinden, dass es überhaupt keinen Weihnachtsmann gab, war eigentlich eine Art Erleichterung.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Așa că, să aflu că de fapt Moș Crăciun nu există a fost într-un fel o ușurare.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Así que, descubrir que no existía Santa Clós fue una especie de alivio.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Così, che non ci fosse nessun Babbo Natale era, in realtà, quasi un sollievo.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Donc, quand j'ai appris qu'il n'y avait pas de père Noël du tout, c'était une sorte de soulagement.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Dus, de ontdekking dat er helemaal geen kerstman bestond, was eigenlijk een soort opluchting.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Jadi saya merasa lega setelah tahu bahwa sebenarnya Sinterklas itu tidak ada.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Joten oli aika helpottavaa kuulla, että Joulupukkia ei ollut oikeasti olemassa.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.그래서 산타 할아버지가 없다는 걸 알아낸 것도 사실은 다행이었죠.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Por isso, descobrir que o Pai Natal não existia de todo foi na verdade uma espécie de alívio.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Takže zjistit, že žádný Santa Claus neexistuje, byla vlastně svým způsobem úleva.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Tehát megtudni, hogy nincs is Mikulás valójában egyfajta megkönnyebbülés volt.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Thế nên, biết được là chẳng có ông già Nô en nào hết thật sự là một sự giải thoát
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Więc - sama informacja, że Mikołaj nie istnieje przyniosła ze sobą pewną ulgę.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Έτσι, το να μάθω ότι δεν υπήρχε ο Άγιος Βασίλης ήταν κάπως ανακουφιστικό.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Затова да открия, че изобщо няма Дядо Коледа, всъщност беше един вид облекчение.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Так что, узнать, что никакого Деда Мороза не было вовсе, было на самом деле некого рода облегчением.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.Тож дізнатись, що Санти не існує, було навіть певним полегшенням.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.אז בעצם, בגילוי שאין סנטה קלאוס היתה דווקא הקלה מסוימת.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.لذا ، معرفة أنه لا يوجد بابا نويل ابدا كان في الواقع ، نوعا من الراحة.
Sonuçta, Noel Baba'nın gerçekte var olmadığını öğrenmek benim için aslında rahatlatıcı olmuştu.あまりショックを受けず台所を後にしたんだけど
Sonunda biraz rahatlayıp, olayları akışına bıraktı, o an kendiyle gurur duydu.Op het einde ontspande ze langzaam... en ze liet het los met een tolerantie, waar ze trots op was.
Sonunda biraz rahatlayıp, olayları akışına bıraktı, o an kendiyle gurur duydu.Végül, fokozatosan lehiggadt, hagyta magát sodortatni az eseményekkel, és büszke volt rá, hogy ilyen toleráns.
Sonunda biraz rahatlayıp, olayları akışına bıraktı, o an kendiyle gurur duydu.في النهاية ارتاحت تدريجيا ًو تركت نفسها تنساب مع مسار الأمور تسامحاً كانت فخورة به
Söylediğin şey, beni rahatlatacak şey değil.Amit mondott... Az nem az én megnyugtatásomat szolgálta.
Söylediğin şey, beni rahatlatacak şey değil.Ce que vous venez de dire... Vous ne l'avez pas dit pour mon bien.
Söylediğin şey, beni rahatlatacak şey değil.Αυτό που μόλις είπες, δεν το είπες για να με παρηγορήσεις.
Söylediğin şey, beni rahatlatacak şey değil.ماقلته للتو ليس لمساعدتي
Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Deite tudo cá para fora.
Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Gooi het er maar uit.
Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Laissez sortir.
Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Nada más suelte sus emociones.
Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Wyrzuć to z siebie.
Tamam mı? Sadece rahatla. Kahvaltının tadını çıkarın.حسنا؟ مجرد الاسترخاء. الاستمتاع بوجبة الإفطار.
Tamam mı? Sadece rahatla. Kahvaltının tadını çıkarın.しばらくの間、ここであなたを見ていない。 これまであなたが食べることを忘れて忙しく?
Taşların her biri stres veya rahatlama tepkilerini yaratan birer faktör olabilir.Cada pieza puede ser un factor para crear respuestas de estrés o de relajación.
Taşların her biri stres veya rahatlama tepkilerini yaratan birer faktör olabilir.Fiecare ar putea fi un factor declanşator pentru răspunsul de stres sau de relaxare.
Taşların her biri stres veya rahatlama tepkilerini yaratan birer faktör olabilir.Każdy z tych kamieni może być czynnikiem powodującym reakcje stresowe lub relaksacyjne.
Taşların her biri stres veya rahatlama tepkilerini yaratan birer faktör olabilir.Каждый из кирпичиков может быть фактором, создающим стрессовую ситуацию или релаксацию.
Taşların her biri stres veya rahatlama tepkilerini yaratan birer faktör olabilir.כל אחת מהאבנים האלו יכולה להיות גורם ליצירת תגובת לחץ או תגובת הרפיה.
Teşekkürler. Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Engedje ki bátran.
Teşekkürler. Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Дайте воля на чувствата си.
Teşekkürler. Takdir ediyorum. Dök içini, rahatla.Дайте воля на чувствата си.
Uzan ve süper rahatla,Kładziecie się i bardzo rozluźniacie
Ve bu da stüdyoda büyük bir rahatlama yarattı.A studio odetchnęło z ulgą.
Ve bu da stüdyoda büyük bir rahatlama yarattı.Das Studio war sehr erleichtert.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod