Joon Gu'nun çok çalışıyor olması rahatlatıcı.Sangat melegakan bahwa Joon Gu bekerja dengan sangat keras.
Joon Gu'nun çok çalışıyor olması rahatlatıcı.Thật may là Joon Gu rất chăm chỉ làm việc.
Joon Gu'nun çok çalışıyor olması rahatlatıcı.Είναι καλό που ο Τζουν Γκου δουλεύει σκληρά.
Joon Gu'nun çok çalışıyor olması rahatlatıcı.Хорошо, что Чжун Гу так усердно работает.
Joon Gu'nun çok çalışıyor olması rahatlatıcı..זו הקלה שג'ון גו עובד קשה
Joon Gu'nun çok çalışıyor olması rahatlatıcı..إنه من المريح أن جون غو يعمل بجد
Joon Gu'nun çok çalışıyor olması rahatlatıcı.パパもすごく気に入ってるし
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Együtt a nők, elhagyta a korlát, és mindannyian visszatértek, mintha megkönnyebbült, vissza a lakásukat.
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Samsa., Bersama-sama dengan perempuan, meninggalkan pegangan tangga, dan mereka semua kembali, seolah-olah
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Samsa가. 함께 여성과 계단 난간을 왼쪽, 그들은 모두 같은 경우, 반환
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Samsa. ، جنبا إلى جنب مع النساء ، ترك درابزين ، وعادوا جميعا ، كما لو
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Společně s ženami, zábradlí vlevo, a všichni se vrátili, jako by ulevilo, zpět do jejich bytu.
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Wraz z kobietami, w lewo się poręczy, i wszyscy wrócili, tak jakby ulgą, z powrotem do ich mieszkania.
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Yhdessä naisten vasen kaiteesta, ja he kaikki palasivat, ikään kuin helpottunut, takaisin asunnolleen.
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.Самса., Разом з жінками, ліворуч перила, і всі вони повернулися, коли б полегшення, назад у свої квартири.
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.סמסא. יחד עם הנשים, עזבה את המעקה, וכולם חזרו, כאילו
Kadınların birlikte Samsa. Korkuluğu bıraktı ve sanki hepsi geri döndü kendi daire içine, rahatladım.バックのアパートに、ホッと。彼らは休憩とその日を渡すことに決めました。
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.Apenas seja profundo." (Risos) Fiquei muito mais descansado.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.Doar fii profund." (Râsete) Şi asta a fost o mare consolare.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Gelach) En dat stelde me enorm gerust.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Gelächter) Und danach ging ich sehr viel entspannter mit der Sache um.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(웃음) 그래서 지금 상당히 편하게 있는 겁니다.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Latter) Og det gjorde mig enormt rolig.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Naurua) Se helpottikin oloani huomattavasti.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Nevetés) És ez mélységesen megnyugtatott.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Risas) Y me sentí tremendamente satisfecho.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Risate) Fu un grande sollievo, per me.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(smích) A to mi náramně vyhovovalo.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Śmiech) To mnie uspokoiło.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.Soyez juste profond." (Rires) Et ça m'a tout de suite beaucoup rassuré.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Tiếng cười) Nhờ vậy mà tôi hoàn toàn thoải mái.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Γέλια) Και με καθησύχασε πολύ.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(Смях) Доста ми олекна от това.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(צחוק) וזה ניחם אותי מאוד
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.(ضحك) و قد أعطانى رده راحة هائلة.
(Kahkaha) Bu beni gerçekten rahatlattı.この会場にいるのならお礼を言っておきます
(Kahkahalar) (Alkışlar) Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Ce fut un soulagement de voir ça sortir de la machine.
(Kahkahalar) (Alkışlar) Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.Det var en lettelse at se det komme ud af maskinen.
(Kahkahalar) (Alkışlar) Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı."Hinnye, kurvajó borító" (Nevetés) (Taps)
Kahya Lee, biraz fazla kati oldugunuzu düsünmüyormusunuz? Biraz rahatlayin.Majordon Lee, nu crezi ca esti prea aspru? relaxeaza-te, relaxaza-te.
Kahya Lee, biraz fazla kati oldugunuzu düsünmüyormusunuz? Biraz rahatlayin.משרת לי אתה לא חושב שאתה יותר מידי מתוח?תירגע
Kahya Lee, biraz fazla kati oldugunuzu düsünmüyormusunuz? Biraz rahatlayin..كبيرالخدم ليي، ألا تعتقد بأنك متشدد جداً؟ استرخ، استرخِ
Kahya Lee, biraz fazla kati oldugunuzu düsünmüyormusunuz? Biraz rahatlayin.ああー、 いい天気だ!
Kendimi rahatlatacağım!Je vais aller me soulager !
Kendimi rahatlatacağım!Tôi đi thư giãn đây!
Kendimi rahatlatacağım!¡Voy a aliviarme!
Kendimi rahatlatacağım!Отивам да се облекча!
Kendimi rahatlatacağım!Я в туалет иду!
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.(54:7) И я сказал: „кто дал бы мне крылья, как у голубя? я улетел бы и успокоился бы;
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.(55:7) Je dis: Oh! si j`avais les ailes de la colombe, Je m`envolerais, et je trouverais le repos;
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Ah, sekiranya aku bersayap seperti merpati, aku akan terbang mencari tempat yang tenang
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Angst en beven zijn mijn deel en de schrik verlamt mij.
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Bázeň a strach přišel na mne, a hrůza přikvačila mne.
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Bázeň prišla na mňa a taký strach, že sa trasiem, a hrôza ma pokryla.
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Bojaźó ze drżeniem przyszła na mię, a okryła mię trwoga.
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Dije: ¡Quién me diese alas como de paloma! Volaría y hallaría reposo
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Eu zic: ,,O, dacă aş avea aripile porumbelului, aş sbura, şi aş găsi undeva odihnă!``
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Félelem és rettegés esett én reám, és borzadály vett körül engem.
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Fruktan och bävan kommer över mig, och förfäran övertäcker mig.
‹‹Keşke güvercin gibi kanatlarım olsaydı!›› Dedim kendi kendime, ‹‹Uçar, rahatlardım.Frykt og beven kommer over mig, og forferdelse legger sig over mig.