Ana içeriğe geç
Sözlük

rahatla ile cümle

rahatla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama.偉大な救済。 "今OURSで彼らは年末にあった
Ama artık biraz rahatlayabilirsiniz.De mostantól nem kell annyit aggódnia.
Ama artık biraz rahatlayabilirsiniz.Mais maintenant, vous pouvez commencer à vous faire moins de souci.
Ama artık biraz rahatlayabilirsiniz.Αλλά πιστεύω ότι μπορείτε να χαλαρώσετε λιγάκι περισσότερο τώρα.
Ama artık biraz rahatlayabilirsiniz.لكن اظن انه عليك ان تسترخي الان قليلا
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Aber, da du ja die andere Person bist, bin ich ehrlich gesagt erleichtert.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Ale ponieważ jesteś inną osobą niż się spodziewałem, poczułem ulgę.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Cependant, puisque tu es cette personne, je suis vraiment soulagé.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Dar, fiinca tu esti cealalta persoana, sunt defapt usurat.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Maar aangezien jij de andere persoon bent. Ben ik eigenlijk wel opgelucht.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Men, i och med du är den andra personen, så är jag lättad.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Nhưng vì người phải gặp lại là cậu, nên mình thật sự thấy nhẹ nhõm.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Però, visto che sei tu "l'altra persona", sono risollevato.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Tapi, karena orang itu adalah kau, sebenarnya aku merasa lega.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Vendar mi je pravzaprav odleglo, ker si 'druga oseba' ti.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Αλλά, αφού εσύ ήσουν το άλλο άτομο, είμαι στην πραγματικότητα ανακουφισμένος.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.Но так как это оказалась ты, то я, честно говоря, чувствую облегчение.
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.אבל, מאחר ואת הצד השני בשידוך, ממש הוקל לי
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.لكن بما أنك الشخص الآخر, فأنا إرتحت
Ama madem bu kişi sen çıktın, içim rahatlamadı desem yalan olur.でもイヤじゃないか? そんな理由なんだぞ?
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varDin fericire avem şi răspunsul la relaxare descris de Herbert Benson de la Harvard.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varNa szczęście istnieje przeciwstawna reakcja relaksacyjna, którą opisał Herbert Benson z Harvardu.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varК счастью, есть противовес в механизме релаксации, который описал Герберт Бенсон из Гарвардского университета.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varאבל למרבה המזל ישנו איזון נגדי בתגובת הרגיעה שהרברט בנסון בהרווארד תאר.
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Aber, muss du mir alles klauen um erleichtert zu sein?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Ale, dlaczego by sobie ulżyć musisz zabierać komuś jego środki na utrzymanie.
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Dar chiar trebuie sa iei bucata de paine din gura cuiva ca sa te simti usurat?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Ma devi togliere il pane dalla bocca di qualcuno per sentirti soddisfatto?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Mais avez-vous vraiment besoin de retirer le pain de la bouche de quelqu'un pour vous sentir soulagé ?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Tapi, apa kau harus mengeluarkan makanan dari mulut orang untuk merasa puas?
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?Όμως, θα πρέπει να παίρνεις την μπουκιά από το στόμα του άλλου για να ανακουφιστείς;
Ama rahatlamak için elimdeki herşeyi çalmak zorunda mıydın?لـكن، هل أنتَ بحاجه إلى سحب قطعة الخبز من فم أحدهم لتشعر بـالراحة؟
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Aber das bedeutet nicht, dass wir uns entspannt zurücklehnen können.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Ale to nie znaczy, że możemy odpocząć.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Cela dit, ça ne veut pas dire que l'on peut se relâcher.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Dar asta nu înseamnă că putem să ne relaxăm.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Dat betekent echter niet dat we gerust kunnen zijn.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.그러나 이것이 우리는 이제 안심해도 된다는 의미는 아닙니다.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Ma questo non vuol dire che possiamo abbassare la guardia.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Men det betyder inte att vi kan slappna av.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Những nó không có nghĩa rằng chúng ta có thể nơi lỏng.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Pero esto no significa que podemos relajarnos.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.To však neznamená, že bychom měli polevit.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Εντούτοις αυτό δεν σημαίνει ότι μπορούμε να επαναπαυθούμε.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Но това не означава, че можем да си отдъхнем.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.Но это не означает, что мы можем расслабиться.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.אבל זה לא אומר שאנחנו יכולים להירגע.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.و لكن هذا لا يعني أن بإمكاننا أن نسترخي.
Ancak bu rahatlayalım anlamına gelmiyor.安心できるわけではないのです 私は最近イエメンに行きました
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.그러나 바로가 숨을 통할 수 있음을 볼 때에 그 마음을 완강케 하여 그들을 듣지 아니하였으니 여호와의 말씀과 같더라
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Mas vendo Faraó que havia descanso, endureceu o seu coração, e não os ouviu, como o Senhor tinha dito.
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.И увидел фараон, что сделалось облегчение, и ожесточил сердце свое, и не послушал их, как и говорил Господь.
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.וירא פרעה כי היתה הרוחה והכבד את לבו ולא שמע אלהם כאשר דבר יהוה׃
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.فلما رأى فرعون انه قد حصل الفرج اغلظ قلبه ولم يسمع لهما كما تكلم الرب
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.但 法 老 見 災 禍 鬆 緩 、 就 硬 著 心 不 肯 聽 他 們 、 正 如 耶 和 華 所 說 的
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.但 法老 見災禍鬆緩 、 就 硬 著 心不肯聽 他 們 、 正如 耶和華 所 說的
Ancak o zaman parmaklarını rahatla.Až potom sa prstami odpočinúť.
Ancak o zaman parmaklarını rahatla.C'est seulement alors que ses doigts se détendre.
Ancak o zaman parmaklarını rahatla.Chỉ sau đó ngón tay của mình thư giãn.
Ancak o zaman parmaklarını rahatla.Csak ekkor az ujjait pihenni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod