Zaman geçtikçe hapis hayatı rahatlamaya başlar.감옥에 갇힌 뒤 시간이 지나서 대머리가 된다.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".זה הרגיע אותי".
İnsanları rahatlatırım.אני מקווה לעורר אנשים.
Bu sadece egzersiz, psikoloji rahatlatan bir egzersiz."זו דרך נורמלית להתמודד נפשית עם אסון".
Herkes rahatlar.Всички се умълчава.
Ey Müslümanlar, rahatlamayın!Хора на доброто - не умирайте!
Deyişmenin sonunda da âşıklar birbirlerini rahatlatmak, gönül almak için karşılıklı koşmalar söyler.Единственото, което мога да кажа е, любувайте се един на друг, помогнете си един на друг.
Boyutu, rahatlama, iklim ve doğal kaynaklar Brezilya'yı coğrafi olarak farklı kılar.Veličina teritorija, reljef, klima i prirodni resursi Brazil čine zemljopisno raznolikim.
Ekonomi daha da rahatlamıştır.Živnulo je i gospodarstvo.
Alınabilen az sayıdaki mesaj da rahatlatıcı olmaktan uzaktır.Broj nađenih tekstova je još uvijek relativno mali.
Deniz trafiği 2014 yılına gelindiğinde rahatlatılacaktır.Željeznički promet u 2014. godini.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Osjećam kao da sam zavijedila to pravo."
Rahatlatıcı bir tarzı var.Má upokojujúci účinok.
Ekonomi daha da rahatlamıştır.Spomaľoval sa rast hospodárstva.
Zaman geçtikçe hapis hayatı rahatlamaya başlar.Čas vo väzení pomaly plynie.
Tedavi, belirtilerin rahatlatılmasını içerir.Zdravljenje je odvisno od simptomov.
Rahatlama hissi yoğunluğun en çok olduğu yerde en çarpıcıdır .’Akių kontakto trukmė yra reikšmingiausias aspektas."
Eşi onu anlayışla karşıladı bunun üzerine O'da biraz rahatladı.Vėliau jo žmona sužinojo apie neištikimybę ir jis grįžo pas ją.
Ekonomi daha da rahatlamıştır.Majanduslik olukord paranes.
Rahatlatıcı bir tarzı var.Tegemist on rahustava käitumisega.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 - aide, dépression, banques, reprise.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 - ajutor, depresiune, recuperarea băncilor.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- alivio, depresión, bancos recuperados.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 - Erleichterung, Depression, Bankenaufschwung.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- hulp, depressie, herstel van banken.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- 구제, 불경기, 경기 회복 은행.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- segély, válság, helyreállítás, bankok.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- soccorso, depressione, recupero delle banche.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- "zapomoga, kryzys, kredyty".
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935-й — пособие, депрессия, восстановление банков.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- послаблення, депресія, банки відновлення.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935-та - подпомагане, депресия, банки за възстановяване.
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.1935 -- الإغاثة ، الكساد ، إنتعاش البنوك .
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.OK 何も新しいことはありません 明らかですね
1935, rahatlama, depresyon, kazanç bankaları.ב- 1935- סעד, שפל, התאוששות הבנקים.
- 5 mi? - Evet. İstasyona çok yakındık, bu yüzden... ...Pete, bizi rahatlatmaya çalışıyordu.Vi var väldigt nära till stationen där, så, um, du vet, var Pete försökte att göra oss ganska lågmäld.
Aceleye getirilmez. Rahatlamaya ve strese girmemeye çalışın.Het is het belangrijkst dat u in het begin beschikt over een uitgebreide woordenschat.
Aceleye getirilmez. Rahatlamaya ve strese girmemeye çalışın.La cosa más importante que usted necesita al principio es un buen vocabulario.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! akkor a tiéd nem volt egy igazán jó iskola, "mondta az Ál-Teknõc hangon Nagy megkönnyebbülés.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! apoi a ta nu era şcoală foarte bună ", a spus Turtle mostră într-un ton de mare uşurare.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama.'Ah! dan de jouwe echt goede school was geen, "zei de Mock Turtle op een toon van grote opluchting.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! então não era a sua escola realmente boa ", disse a Falsa Tartaruga num tom de grande alívio.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."¡Ah! luego la suya no era una escuela muy buena, "dijo la Falsa Tortuga en tono de un gran alivio.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! maka Anda benar-benar baik wasn'ta sekolah, "kata Turtle Mock dalam nada besar lega.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! pak vás nebyl opravdu dobrá škola, "řekl Mock Turtle tónem velkou úlevu.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! potem tvoj wasn'ta res dobra šola, "je dejal Mock Turtle v ton veliko olajšanje.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! potom vás nebol naozaj dobrá škola, "povedal Mock Turtle tónom veľkú úľavu.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! puis la vôtre n'était pas vraiment bonne école ", dit la Tortue d'un ton un grand soulagement.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! sau đó bạn không phải là trường học thực sự tốt, "rùa Mock trong một giai điệu tuyệt vời cứu trợ.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! så venlig var ikke en rigtig god skole, "sagde den forlorne skildpadde i en tone af stor lettelse.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! sedan din var inte riktigt bra skola, sade Mock Turtle i en ton av stor lättnad.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! sitten sinun wasnt todella hyvä koulu, "sanoi Mock Turtle on sävy suuri helpotus.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ah! to nie był twój naprawdę dobra szkoła, powiedział Mock Turtle tonem wielką ulgę.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama.'아! 다음 네 정말 좋은 학교를 wasn'ta '의 색조에 모의 거북했다
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Αχ! τότε δική σας δεν ήταν πραγματικά καλό σχολείο ", είπε ο Mock Turtle σε ένα τόνο μεγάλη ανακούφιση.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."Ах! след това твое беше наистина добро училище, - каза Mock Turtle в тон на голямо облекчение.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama.Затем ваша не была действительно хорошая школа, сказал Мок Черепаха в тон большое облегчение.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama.Потім ваша не була дійсно гарна школа, сказав Мок Черепаха в тон велике полегшення.
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."אה! אז שלך לא היה בית ספר טוב באמת, "אמר הצב מוק בנימת
'Ah! sizin gerçekten iyi bir okul değildi, 'bir ses dedi Sahte Kaplumbağa büyük bir rahatlama."آه! ثم لم يكن لك مدرسة جيدة حقا "، وقال السلحفاة في نبرة