İstediği zaman rahatlıkla öbür dünyaya atlayabilir.Hij kan de VR wereld verlaten wanneer hij maar wil.
Öyle ki, bir lehçeyi konuşan biri, diğerini konuşan birini rahatlıkla anlayabilir.Een spreker van het ene dialect kan het andere dialect echter moeiteloos begrijpen.
Tersine Atina, deniz ticaret etkinliğini genişletme stratejisini rahatlıkla sürdürme olanaklarına sahipti.Intussentijd moest Somalië zijn maritieme capaciteiten versterken.
Ayrıca engelli yolcuların rahatlıkla iniş biniş yapmalarını sağlayan engelli rampası da bulunmaktadır.Daarnaast hinderen loslopende koeien een vlotte doorstroming van het verkeer.
Boş kümenin biricik (eşsiz) olduğu rahatlıkla gösterilebilir: Diyelim en az iki tane boş kümemiz var.Wypowiedzenia możemy podzielić na: pojedyncze złożone – co najmniej dwa wypowiedzenia.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.W wieku 5 tygodni młode ptaki opuszczają gniazdo, jednak przez dłuższy czas pozostają z rodzicami.
Wilsdorf saat markasının isminin her dilde rahatlıkla söylenebilmesine dikkat etmişti.Det sägs att Wilsdorf ville att namnet skulle vara lätt att uttala på alla språk.
Ancak Coop kapıyı rahatlıkla açabilecek kadar kötüdür.To může comsa zranit, pokud je příliš blízko.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.Do bytu se ještě stihnou schovat.
Bu çakılma olasılığını yükseltse de usta pilotlar bu tip manevraları rahatlıkla yapabilir.În caz extrem de nevoie, poate și pilotul remorcherului declanșa acest cablu.
Bu da ilacın rahatlıkla üretilebilmesine ve çok düşük fiyatlara satılabilmesinin önünü açmıştır.Pe de altă parte, firma poate lansa noul produs la un preț ridicat și cu o promovare scăzută.
Bu iki özellikleriyle diğer örümceklerden rahatlıkla fark edilirler.Astfel el poate fi bine distins de celelalte douä specii Amanita.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.Lakásban nehezen tartható.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Az 5 hetes fiókák a kirepülést követően még viszonylag hosszabb ideig a szüleikkel maradnak.
Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde rahatlıkla kullanılabilir.Így például csecsemőkön is biztonsággal alkalmazható.
(İran’da kurulan en büyük ve en etkin Hâlidî tekkesinin Durud Tekkesi olduğu rahatlıkla söylenebilir.)(A fiktív iszlám állam leginkább Iránra emlékeztet).
Kutup ayısı hem karada, hem denizde, hem buzda, hem de su içinde rahatlıkla avlanır.Η πολική αρκούδα κυνηγά στην ξηρά, στον πάγο αλλά και μέσα στο νερό.
Dolayısıyla askerler ihtiyaçlarını rahatlıkla karşıladılar."Τα στρατεύματα του οφείλουν σήμερα πολλή ευγνωμοσύνη».
Böylelikle en iyi tırmalama açısını rahatlıkla yakalarlar.Συχνότερα κόβεται ο Ορθός Μηριαίος μύς.
Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde rahatlıkla kullanılabilir.Η ιβουπροφαίνη και η ακεταμινοφαίνη μπορούν με ασφάλεια να χρησιμοποιηθούν μαζί σε εμπύρετα παιδιά.
Böylece her yöne rahatlıkla ateş edebiliyordu.Derved kunne de trygt skyde på alle skikkelser med hjelm på.
Böylelikle en iyi tırmalama açısını rahatlıkla yakalarlar.Dermed er det nemmest for højrehåndede at spænde en skrue med uret.
Ulaşım kişilere özel dolmuşlarla her gün rahatlıkla sağlanmaktadır.Der er timedrift dagligt kun for passagerer med reservation.
Kütle kaybının karşılığı enerjinin büyüklüğü Einstein'in ünlü E = mc² formülüyle rahatlıkla hesaplanabilir.Den frigjorte energi svarede til det beregnede massetab ifølge Einsteins berømte ligning E=mc².
Michelangelo, aşağıdan rahatlıkla görülebilecek parlak renkler kullandı.Michelangelo menggunakan warna-warna cerah, yang sangat mudah untuk dilihat dari lantai kapel.
Böylece her yöne rahatlıkla ateş edebiliyordu.Ia dapat melempar dengan bagus dalam taraf apapun."
1.000 metreden rahatlıkla Müttefiklere ait çoğu tankı yok edebilirdi.Meriam ini cukup ditakuti sebab mampu menghancurkan kebanyakan tank sekutu hingga jarak 1.000 meter.
Hattın geçiş güzergâhı bugün şehirdışında kalan bölgelerde rahatlıkla fark edilebilmektedir.ATM dengan mudah dapat ditemui di dalam wilayah kota ini.
Uzaktan bakıldığında rahatlıkla sur izleri görülebilmektedir.Từ xa, có thể dễ dàng nhìn thấy cột.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.Chúng có thể sống thoải mái trong điều kiện căn hộ.
Japon anneler çocuklarını ve ailelerini rahatlıkla ona emanet etmektedirler.Các bà mẹ người Nhật thường giao cho chúng nhiệm vụ trông coi những đứa con của mình.
Öyle ki, bir lehçeyi konuşan biri, diğerini konuşan birini rahatlıkla anlayabilir.Để giao tiếp với những người khác, ai đó hiểu rõ sẽ dịch lời ông cho người kia.
İlk partiyi beklendiği gibi rahatlıkla şampiyon kazanır.Đội đầu tiên giành 13 điểm thắng thì vô địch.
Çıplak gözle rahatlıkla görünebilen Ay yüzeyinde bulunan karanlık Ay düzlüklerine Ay denizi denir.月の表面の暗く見える部分を海という。
Yakıcılığı olmadan cisimlere rahatlıkla dokunabilir.流石に直接触れられると平静ではいられなくなる。
Bu nedenle gebelerde ve bebeklerde rahatlıkla kullanılabilir.このため、車椅子やベビーカーは折りたたんで利用する。
Ulaşım kişilere özel dolmuşlarla her gün rahatlıkla sağlanmaktadır.^ 厳密には毎日運航の不定期便扱い。
Japon anneler çocuklarını ve ailelerini rahatlıkla ona emanet etmektedirler.日本母親通常會緊抱與縱容其子女,其子女則會通由依賴與孝順來回報其母親。
1.000 metreden rahatlıkla Müttefiklere ait çoğu tankı yok edebilirdi.它能夠在1000公尺外擊毀大多數盟軍坦克,是相當強大的一門火砲。
10 × 50'lik bir dürbün ile rahatlıkla gözlemlenebilir.10 × 50배 쌍안경을 이용하여 쉽게 관찰할 수 있다.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.가정에서 간편히 만들 수 있다.
Böylelikle en iyi tırmalama açısını rahatlıkla yakalarlar.이 후 완벽한 주작의 힘으로 최무홍을 격파한다.
(Döküm) Pleksiglas, istenen her şekle rahatlıkla uygulanma imkânı verir.따라서 언의(言依: 말의 근거)는 일체의 유위제법(有爲諸法)을 모두 포섭한다.
Michelangelo, aşağıdan rahatlıkla görülebilecek parlak renkler kullandı.Микеланджело използвал ярки цветове за тавана, по-добре виждащи се от пода.
Böylece her yöne rahatlıkla ateş edebiliyordu.Така можело да стреля през амбразури.
Uzaktan bakıldığında rahatlıkla sur izleri görülebilmektedir.По дължината им могат да бъдат набраздени от тънки ивици.
Alaska'da "İnuit" yerine "Eskimo" adı rahatlıkla kullanılır.U Kanadi se umjesto indeksa topline koristi termin "humidex".
Boş kümenin biricik (eşsiz) olduğu rahatlıkla gösterilebilir: Diyelim en az iki tane boş kümemiz var.Očito je da ovo proturiječi zdravom razumu; uzmimo primjer: Imamo dvije posude vode.
Kaburga kemikleri rahatlıkla seçilebilir, iki kol ve iki bacağa sahiptirler.Ich spoločný hrudník je širší, než je obvyklé, majú spoločné dve ruky a nohy.
Değişik şiveleri rahatlıkla konuşabilmekteydi.Ten predtým písal pomerne konvenčnú poéziu.
Ancak Coop kapıyı rahatlıkla açabilecek kadar kötüdür.Ayame je však až priveľmi bezstarostný, aby si s tým lámal hlavu.
Camadan düğümü yerine rahatlıkla kullanılabilir.Lahko se uporabljajo namesto pnevmatskih vijačnikov pri gumah.
Böylece her yöne rahatlıkla ateş edebiliyordu.Jis buvo pakankamai mažas, todėl būdavo galima raitam patogiai šaudyti bet kuria kryptimi.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.Gali gyventi bute, jei gaus pakankamai krūvio.
Bu çakılma olasılığını yükseltse de usta pilotlar bu tip manevraları rahatlıkla yapabilir.Tiesiog, jei debesys žemai, tokių lėktuvų pilotai taip nusprendžia.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.Alles 5.-6. elunädalast hakkavad vanemad teda üksinda jätma.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.8歳でも80歳でも 使えるロボットです 実際のところ これは 本当に難しい問題なんです
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Chceme skutečně sestavit robota, kterého může používat kdokoliv, ať už vám je osm nebo osmdesát.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Chcemy zbudować robota dla każdego od 8- do 80-latka.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Därför vill vi bygga en robot som vem som helst kan använda, vare sig du är åtta eller 80.