8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Jadi kami sangat ingin membuat robot yang dapat digunakan semua orang, baik berusia 8 atau 80 tahun.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.저희는 누구나 사용할 수 있는 로봇을 만드려고해요. 여러분이 여덟 살이든, 여든 살이든 말이에요.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Nós queremos construir um robô que qualquer pessoa possa utilizar, quer tenha 8 ou 80 anos.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Nous voulons vraiment construire un robot que n'importe qui puisse utiliser, de 8 à 80 ans.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Olyan robotot szeretnénk építeni, amit bárki tud használni, legyen akár 8, vagy 80 éves.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Queremos de verdad construir un robot que cualquiera pueda usar, tenga 8 u 80.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Vì vậy chúng tôi muốn tạo ra một con robot mà bất cứ ai cũng có thể dùng, cho dù là bạn 8 tuổi hay 80 tuổi.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Vogliamo veramente costruire un robot che tutti possano usare, a 8 anni così come a 80.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Vrem să construim un robot pe care îl poate folosi oricine, fie că are 8 sau 80 de ani.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.We willen echt een robot maken die iedereen kan gebruiken, of je nu acht of tachtig bent.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Wir wollen einen Roboter bauen, den jeder benutzen kann, ob man 8 oder 80 ist.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Θέλουμε πραγματικά να δημιουργήσουμε ένα ρομπότ που να χρησιμοποιεί ο καθένας, είτε είναι οκτώ ετών ή ογδόντα.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Ми хочемо збудувати робота, яким зможуть користуватися усі - і восьмирічна дитина, і вісімдесятирічний дідусь.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.Мы очень хотим создать робота, которым каждый сможет пользоваться, будь вам 8 или 80 лет.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.אז ממש רצינו לבנות רובוט שכל אחד יכול להשתמש בו, בן אם אתה בן 8 או 80.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.لذلك نريد بناء روبوت يستطيع أي أحد استخدامه، سواء كان عمره 8 سنوات أو 80 سنة.
8 yaşında da, 80 yaşında da olsanız herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir robot tasarlamaya çalışıyoruz.我哋好想整到一個人人都用得嘅機械人 無論你係八歲或者八十歲都用得
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.Ale możecie jak najbardziej mnożyć liczbę urojoną przez rzeczywistą.
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.Ale určitě umíte vynásobit imaginární číslo reálným číslem. A to je v podstatě to, co děláme.
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.Ale určite viete vynásobiť imaginárne číslo reálnym číslom.
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.Mais tu peux définir la partie imaginaire par un nombre réel.
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.Ma sicuramente puoi dividere un immaginario per un numero reale.
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.Men du kan helt sikkert skala en imaginær nummer ved et reelt tal.
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.Но определено можем да определим дадено имагинерно число чрез реално число. А по същество това правим.
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.لكن يمكننا ان نقيس عدد وهمي من خلال عدد حقيقي
Ama sanal bölümü, gerçel bölüm ile rahatlıkla çarpabilirsiniz.実数で、乗算することができます。 いいですか?
Ben de üç yüz - dört yüz kişinin rahatlıkla yeteceğini düşünüyorum.Ik heb ook gedacht dat drie of vierhoderd mensen best goed zou zijn....
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Chúng ta nhờ vào công nghệ để cảm thấy được kết nối theo cách mà chúng ta có thể điều khiển một cách dễ chịu
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Käännymme teknologian puoleen, kun haluamme tuntea yhteyttä tavoilla, joita voimme mukavasti hallita.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.우리는 우리가 편안하게 조절할수있는 방법으로 서로를 연결하는 기술에 의존하고 있습니다.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Měníme technologie, aby nám pomohly cítit se ve spojení, které bychom mohli pohodlně kontrolovat.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Obraciame sa na technológiu, aby sme sa cítili spojení spôsobmi, ktoré môžeme pohodlne ovládať.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Recorremos à tecnologia para nos ajudar a sentirmo-nos ligados de maneiras que podemos controlar facilmente.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Recurgem la tehnologie pentru a ne ajuta să fim conectaţi în moduri pe care putem să le controlăm cu uşurinţă.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Recurrimos a la tecnología para sentirnos conectados de maneras que podamos tener un cómodo control.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Używamy technologii, by czuć połączenie, które możemy wygodnie kontrolować.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Vi vänder oss till tekniken för känslan att vara sammankopplade på de sätt som vi bekvämt kan kontrollera.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.We wenden ons tot technologie om ons verbonden te voelen op manieren die we op ons gemak kunnen controleren.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Мы обращаемся к технологиям, чтобы почувствовать связь, которой мы можем легко управлять.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Обръщаме се към технологията, за да ни помогне да сме свързани по начини, които можем да контролираме.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.Технологія дає змогу вийти на зв'язок тоді, коли нам зручно, так, як ми хочемо .
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.אנו פונים לטכנולוגיה כדי שתעזור לנו להרגיש מחוברים בדרכים בהן אנו יכולים לשלוט בנוחות.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.نلجأ للتكنولوجيا لتساعدنا على الشعور بأننا متصلين على الطريقة التي نقدر من خلالها التحكم بارتياح.
Biz teknolojiyi rahatlıkla kontrol edebileceğimiz yollarla bağlantıda olmak için kullanıyoruz.つながると感じられるような 技術に向かってしまう しかし本当は居心地よくない
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Brąz jest trwały i twardy, dobrze turla się po ziemi.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Brons is hard, duurzaam materiaal dat over de grond kan rollen.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Bronze ist ein hartes, wiederstandsfähiges Material das auf dem Boden rollen kann.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Bronzul e un material tare și durabil care se poate rostogoli pe jos.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Đồng khá cứng và là vật liệu bền vì thế có thể lăn trên mặt đất.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.El bronce es un material particularmente fuerte y durable que podría rodar por el piso.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Il bronzo è un materiale piuttosto solido e durevole che potrebbe rotolare sul terreno.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.청동은 바닥에 굴러다녀도 될 단단한 내구성 때문에 썼습니다.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Le bronze est un matériau dur et durable qui roulerait par terre
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.O bronze é material bom, duro, resistente que poderia rolar pelo chão.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Ο μπρούτζος είναι αρκετά σκληρός, ανθεκτικό υλικό, που θα μπορούσε να κυλήσει στο έδαφος
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Бронза - хороший, жесткий, прочный материал, который может кататься по земле.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.Бронзът е хубав, твърд, траен материал, който може да се търкаля по земята.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.הברונזה היא חומר יפה, חזק ועמיד שיכול להתגלגל על הקרקע.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.والبرونز جيد و صلب، مادة دائمة يمكن أن تدور على الأرض.
Bronz sert, yerde rahatlıkla yuvarlanabilecek sert bir malzeme.地面に転がすことができます ブロンズの玉の内部には