Maaşı onu rahatça yaşatmaya yeter.Son salaire l'autorise à vivre confortablement.
Ayaklarını bir el gibi rahatça kullanır.Il peut également se servir de ses pieds aussi aisément que des mains.
Dikkat edilirse farklı oldukları rahatca gözlemlenebilir.Mis en confiance, ils peuvent faire la différence.
Genellikle bir kişinin rahatça namaz kılabileceği büyüklüktedir.C’est jusqu’où un homme peut s’humilier.
Tepeye çıkan bir trenle rahatça ulaşılabileceği gibi, tepeye çıkan çeşitli yollardan yürüyerek de çıkılabilir.De plus, on peut se promener dans la colline, parcourue par de nombreux sentiers.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Je pourrais me les imaginer autrement vêtus.
Binaya girildiğinde Fransız Mimarisinin izlerini rahatça görebiliriz.L’équipe parvient à retrouver les traces du camp des français.
Şarkının sonlarında tempoyu düşürmesi rahatça fark edilebilir.Se puede escuchar al final de la canción.
Daha çok genç ve kendini çok rahatça geliştirebilir.Él es joven por lo que sólo puede mejorar .
Madalyonun iç çevresi boyunca rahatça yazılmış, solunda "1918" yılı, sağda "1968" yazıyordu.Lungo la circonferenza interna del medaglione, a sinistra l'anno "1918", a destra l'anno "1968".
Rahatça 5-10 dakika su içinde kalabilir.Può essere raggiunta dopo cinque/sei giorni di navigazione.
Tom Mary'in parolasını rahatça tahmin etti.Том легко угадал пароль Мэри.
Daha sonraları yetkileri azalsa da kendisine rahatça görevini yapabilecek bölge edinmiş durumdadır.Несколько не в себе, что позволило ему с лёгкостью занять свою должность.
Madalyonun iç çevresi boyunca rahatça yazılmış, solunda "1918" yılı, sağda "1968" yazıyordu.В промежутках между словами проставлены даты: слева - «1918», справа - «1921».
Hüsrev, Herakleios'u Albanya'da rahatça dinlenmesinden memnun değildi.Вайсвайлер не чувствовал себя комфортно в Нью-Йорке.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Теперь же должно было появляться в полном костюме.
İşaret parmağı ile kavuşan baş parmakları sayesinde nesneleri rahatça kavrar.Эту руку со сложенными пальцами крестным знамением, она выпросила себе.
Arkalarını da rahatça görebilirler.И она умеет видеть их насквозь.
Daha çok genç ve kendini çok rahatça geliştirebilir.ربما تتعافى من ذاتها أو تصبح حميدة.
Hüsrev, Herakleios'u Albanya'da rahatça dinlenmesinden memnun değildi.Cosroes não estava contente em deixá-lo descansar tranquilamente na Albânia.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Graças a Deus, pude vestir ela.
Mekanik üretim rahatça kullanılabilir.Toda a carne seca podia ser consumida.
Daha çok genç ve kendini çok rahatça geliştirebilir.Provavelmente sendo muito jovem para reinar sozinho.
Tarla fareleri, bölgenin verimli ve yumuşak toprağında rahatça yaşayıp çoğalabilmektedirler.A proximidade com a Natureza tornam o ar mais puro e agradável nessa região.
Suda yüzerken rahatça etraflarını görür, işitir ve solunum yaparlar.(Heupwiegend loopt hij rond, overal luistert hij, zijn ogen lonken.
Bana rahatça sen diye hitap edebilirsin.Je mag me gerust tutoyeren.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Wiem, że niszczę twoje życie, że beze mnie mógłbyś pracować.
Kendi güçlerini en rahatça kullanan Kurumi'dir, çünkü genelde doğuracağı sonuçları düşünmez.Najczęściej z całego rodzeństwa korzysta z mocy, zwykle nie myśląc o konsekwencjach.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Mógł korzystać z niego każdy, kto był porządnie ubrany.
Arkalarını da rahatça görebilirler.Sen kan de lätt fösas ihop.
Megreller ve Lazlar birbirinin şivesini rahatça anlayabilmektedirler.Dessutom berättar de roliga historier och limerickar för varandra.
Kendi güçlerini en rahatça kullanan Kurumi'dir, çünkü genelde doğuracağı sonuçları düşünmez.Hon är den i familjen som använder sina krafter mest, oftast utan att tänka på konsekvenserna.
İşaret parmağı ile kavuşan baş parmakları sayesinde nesneleri rahatça kavrar.Цю руку зі складеними пальцями хресним знаменням, вона випросила собі.
Haukadalur'dan rahatça görülebilir.Несподівано він бачить маєток.
Daha çok genç ve kendini çok rahatça geliştirebilir.Ти досить розумний, щоб перебудуватися.
Mekanik üretim rahatça kullanılabilir.Легко піддається механічній обробці.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Na konci se do ní můžete obléct.
Bu daha fazla taşın merkeze rahatça açılmasına olanak sağlar.Umožnila snadnější přestup na Central Line.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Știu că îți stric viața, că fără mine vei putea lucra.
Ruh bu zincir koparsa rahatça hareket edebilir ama bu aynı zamanda zincirin çürümesine neden olur.Spiritul se poate mișca liber dacă lanțul a fost rupt, dar acest lucru face ca lanțul să înceapă a se coroda.
Ayaklarını bir el gibi rahatça kullanır.El își întinde mâinile ca după o muncă grea.
Suda yüzerken rahatça etraflarını görür, işitir ve solunum yaparlar.Veți fi uimiți ce repede vă va înțelege și asculta.
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.Dacă este nevoită, poate înota, dar în general evită apa.
Arkalarını da rahatça görebilirler.Ezért seggbe is csókolhatsz minket.
Bu delikler kapandığından, su aygırı rahatça 10 dakika su altında kalabilir.Virtahevot voivat sulkea sieraimensa ja pysyä veden alla jopa 10 minuuttia.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Ξέρω ότι χαλώ τη ζωή σου, που χωρίς εμένα θα μπορούσες να κάνεις.
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.Hun havde ikke råd til en ny kjole.
Çıla'nın yakılması da evin sahibinin her odayı rahatça gezebilmesi içindir.Sølvtøj er vanskeligt at stjæle, hvis ejeren er i samme rum.
Kendisine mektupları getiren Halit, öğretmenle aynı dili rahatça konuşan tek kişidir.Ifølge forskere var hun den siste som hadde språket som eneste språk.
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.Chúng không thể bơi, và sẽ bị chết đuối nếu chìm trong nước trong thời gian dài.
Kabuklardaki yarık biçimli açıklık, iğnenin kumaş altına rahatça geçebilmesini sağlar.Tính linh động của vữa lỏng đảm bảo cho việc rót bê tông vào khuôn được dễ dàng.
Şarkının sonlarında tempoyu düşürmesi rahatça fark edilebilir.曲の最後まで聞くことが可能。
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.ただし遠距離を泳ぐことはできず、水中に長い時間いると溺れてしまう。
Böylece katılımcılar fikirlerini rahatça dile getirebilirler.そのため共犯者が声を発することもできる。
Böylece, elbise üstüne rahatça giyilebilirdi.我認為她穿著舒適為重。
Arkalarını da rahatça görebilirler.又可簡稱為閃。
Kısa ayaklarının tırnakları sivri olduğundan düz, yassı zeminlere rahatça tutunurlar.손톱이 예쁘게 자라지 않기 때문에, 손톱을 바짝 깊게 깎는다.
Dikkat edilirse farklı oldukları rahatca gözlemlenebilir.מושאי התצפית האפשריים הם מגוונים אף הם.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Знам, че разрушавам живота ти, че без мен ще можеш да работиш спокойно.
Böylece katılımcılar fikirlerini rahatça dile getirebilirler.Те могат графично да изразят своите идеи.