rahat rahat ile cümle

rahat rahat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor.Most people imagine orphanages as a benign environment that care for children.
Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur. Bazılarının sese karşı hassasiyeti vardır.Some kids are bothered by fluorescent lights; others have problems with sound sensitivity.
"Kalp rahatsızlığım var benim, çıkarın beni burdan!"I'm out of here!" You're a good person.
- Beni rahat bırak! Ayağa kalkmak zaten çok zahmetli, kıçımın kenarı!It's hot in this getup, you choad!
Seni rahatlatmak istiyorum sadece masaj ve diğer şeylerle, olur mu?A nice massage and everything, okay? No thank you, I don't —
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.But it's very, very uncomfortable for us to actually acknowledge that we're living in such a world.
Genis capli haksiz fiil reformu yapan eyaletler bile bu rahatsizliklarla hala ugrasiyorlar.States with extensive tort reform still suffer all these pathologies.
Ve sizi rahatsız etmiyorlar mı?And they don't disturb you?
Duymamazlıktan geldiğim kulak çınlamamdan daha çok rahatsız etmiyorlar.OS:
Bok, insanı rahatsız ediyor.Shit offends people.
Yaşamın onlarla tamamen rahat olduğunu söylemek isterim.And I would like to say that life was totally easy with them.
Çalışmak için çok rahat birisi.I found Paula.. oh, she is so easy to work with, you know.
Ve rahat bir şekilde tırnak kesene kadar, sadece elleri kapayabilirsiniz.And you can simply cover them until you get more comfortable with trimming the nails.
Bunun faks makinesinden çıktığını görmek beni rahatlattı.That was a relief to see that pour out of the machine.
Böylece içleri rahat bir şekilde hayatlarına devam ettiler.This gave them the peace of mind to move forward.
İki durumda da son günler sessizce iç rahatlatmayla geçer.In both cases, last days are about quiet reassurance.
Sonra bir şey sizi rahatsız etmeye başlıyor:And then something starts to bother you:
İki yıl sonra rahatsızlığım dramatik bir şekilde ilerlemişti.Two years later, and the deterioration was dramatic.
Öte yandan, aklımız başka yerdeyken rahat.On the other hand, when our minds wander, they're unconstrained.
ABD'de her sene yaklaşık 185.000 kişi hastaneden ampütasyonla ilişkili rahatsızlıkla taburcu oluyor.Now, there are approximately 185,000 amputation-related hospital discharges every year in the U.S.
Ve Charles bu durumdan rahatsız olmaya başlamış.And Charles started not liking that.
Hayır, çok rahat.No, it's very comfortable.
Ve Siular'ın verdiği bütün rahatsızlıklardan bıkmışlardı.And they were tired of all the inconveniences of the Sioux.
Rahatsız etmek istemem, ancak bir karmaşanın ortasındayım.I'm not trying to intrude, but I'm in sort of a jam.
Rahat bırak beni.Leave me alone.
Şimdi yola koyul ve biz yetişkinleri daha fazla rahatsız etme.Now trot along upstairs and don't bother us grownups anymore.
Rahatsız ettiğim için özür dilerim ancak korkuyorum.I'm sorry to disturb you, but I'm frightened.
Gençken çok rahattım ama artık hiç değilim.I was very comfortable when I was younger, but I'm not that anymore now.
Hmm, serbest ve rahat.Hmm, loose and comfortable.
AR: Çok rahatlamış görünüyorum, muhtemelen kazanmışımdır.I looked relieved anyway, so I had probably won.
Bu nedenle oraya vardığımda oldukça rahattım.So I was quite comfortable when I arrived there.
Sizi sürekli bir nebze rahatsız eder, aç kalmak gibi.It keeps bothering you a little bit, like being hungry.
Klorofil A'da daha da rahatlar. Bence. .At least this is how I view it.
Ve aslında bu gerçeklikler beni bir dereceye kadar rahatsız ediyordu.There's all of those realities that actually bother me to a certain extent.
Bunu, tabi ki, biraz rahatsız olduğumdan söylemiştim.Now, obviously I said this in a fit of mild irritation.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.So Amanda came jet-lagged, she's using the arm, and everything goes wrong.
Bu taraf da bebeğiniz için en rahat olabilir, öteki taraf da.So this side may be comfortable for your baby or this side may be comfortable.
Sadece kendin olmak ve kendin olurken rahat olmakla ilgili.It's just about being you and being cool with that.
Yalnızca kolçaklarla kollarınızı rahatlatmak bu yükün yüzde 20'sini alıyor.Just relieving your arms with armrests takes 20 percent of that load off.
Patoloji laboratuarlarında çalışanlar için çok rahatsız edici. (Gülüşmeler)Very unsettling for people working in pathology labs.
Bunun üstesinden gelmek için en iyi yol bebeği rahat ettirecek yollar bulmaktır.So the best way to handle that is to figure out ways to make the baby comfortable.
Rahat olun!Easy!
Ben, kimi rahatsız ettiysem, ondan özür dilerim. Hangisi benim durumumda değil.We only apologize to those who feel offended, which is not my case.
Ben, sizi rahatsız etmek istemiyorum Bu size, Bayan Laura.I don't want to bother you with this, Dona Laura.
Rahat olun, Bayan Amelia.Easy, dona Amélia.
Bir rahatlama hissettim beklentiye dönüşen.I felt a sense of relaxation tempered with anticipation.
Bunun bir sebebi, öncelikleri sıralamanın çok rahatsızlık verici olmasıdır.And one reason is that prioritization is incredibly uncomfortable.
Rahatlayın... ...böylece çocuklar da rahat davranır.You need to be relaxed, so they will treat you comfortably.
Başka bir araştırma da yaşlı insanların hüzünle daha rahat başa çıkabildiklerini gösterdi.And other research has shown that older people seem to engage with sadness more comfortably.
Rahatlatıcı, değil mi?It is refreshing, right?
Şu an itibarıyla tam olarak rahat değiliz. Çünkü bütün topraklarımızı tam olarak geri alamadık.At the moment, we are not really at ease, because we are not getting our entire land back yet.
Ama onlar orada olduğu sürece, Burada rahat olamayız.But as long as they are there ...I won't feel at ease
Fakat Liang Shan eşkıyası Elbet bir gün bizi rahatsız edecek.The Liang Shan bandits will disturb us one day
Böylece daha rahat okursunuz.That might be easier for you to read.
Eğer bu insanların sadece yarısı Obama'ya oy verseydi Obama rahatlıkla Louisiana'yı kazanacktı.If those people had voted for Obama, even half of them, Obama would have won Louisiana safely.
Bu soruyu kendinize cidden sorarsanız, kendinizi rahatsız hissetmekten alıkoyamazsınız.If you really ask yourself this question, you can't help but feel uncomfortable.
Ben kendimi biraz rahatsız hissederim.I feel a little uncomfortable.
Uzun ve verimli bir hayat mı yaşayacak yoksa kısa ve rahatsız bir hayat mı?Will it live a long, fruitful life or a short, harried one?
Çünkü uzun süre maruz kalındığında gürültü, iskemik kalp rahatsızlığı riskini artırıyor.long term exposure to noise increases ischemic heart disease and those are the results.
Rahatsýz ediyor muyum?Am I intruding?

İlgili Sayfalar