Şarkı, ABD'de radyoda da başarı gösterememiştir.Sorry Not Sorry saavutti myös ykköspaikan Yhdysvaltain radiolistalla.
Az önce radyodan duyduk.Kysyin taas raadilta.
Daha sonra bu kayıt radyodan okundu.He kuulivat radiosta jälkeenpäin mistä oli kyse.
Ayrıca radyodaki görevini sürdürmüştür.Hän itse toivoo voivansa jatkaa töitä radiossa.
Olaylar radyodan canlı olarak yayınlanır ve sonuçları ertesi gün televizyondan gösterilir.Τα γεγονότα μεταδίδονταν απευθείας από το ραδιόφωνο, ενώ την επόμενη ημέρα προβλήθηκαν πλάνα στην τηλεόραση.
Uzun yıllar radyoda gece program yapmış.Εργάστηκε για πολλά χρόνια στην τηλεόραση.
Bir süre radyoda da çalıştı.Επίσης, εργάστηκε και στο ραδιόφωνο.
Daha sonra bu kayıt radyodan okundu.Οι ιστορίες του μεταφέρθηκαν στο ραδιόφωνο.
Az önce radyodan duyduk.Han forlod herefter radioen.
Alınan bu şöhret puanları ile gazete, televizyon ve radyoda bu puanlarını kullanabilirler.De SKAL se bort fra alt, hvad De fra dette øjeblik måtte vide fra presse, radio, tv med mere.
Az önce radyodan duyduk.Den ble også spilt på radio.
"Video jokey" terimi, radyoda kullanılan "disk jokey", "DJ" ("deejay") teriminden gelmektedir.Istilah "video jockey" berawal dari istilah "disc jockey", "DJ" (deejay) yang digunakan di radio.
Gaga'nın Twitter'daki hesabında, şarkıcı seçimini şöyle açıkladı: "Alejandro, radyoda.Melalui akun twitternya, penyanyi ini mengumumkan keputusannya, "Alejandro ada di radio.
"Seni radyodan atmak istiyorlar, ne dersin?" diye sorar."Akankah mereka mengusirku?" tanya Rasulullah.
Az önce radyodan duyduk.Ia juga kembali ke radio.
Film, televizyon, sahne ve radyoda yaptığı esprilerle tanınır.Ia dikenal karena humor slapstick-nya di film, televisi, panggung, dan radio.
Az önce radyodan duyduk.Chúng ta vừa nghe được trên radio.
Roadrunner Records, Jar of Jar'ı radyoda desteklemeye devam etti.Trong thời gian đó, hãng thu âm Roadrunner vẫn tiếp tục quảng bá "Jar of Hearts" trên các đài phát thanh.
Bormann ise Göring'in sağlık nedenleriyle istifa ettiğini radyoda bir anons yaparak duyurdu.Bormann loan báo trên đài phát thanh về việc Göring từ chức là vì lý do sức khỏe.
Radyodaki haberlerde, ülkenin doğu kıyısı boyunca bir toplu katliam dalgasının yayılmakta olduğu bildirilir.Báo cáo qua đài phát thanh nói rằng có những vụ giết người đang càn quét qua bờ biển phía Đông của Hoa Kỳ.
Okullarda öğretilir ve radyoda da kullanılır.Tiếng này được dạy tại các trường tiểu học và được phát thanh trên đài.
Radyodan canlı yayın ise BBC Radio Scotland tarafından yapıldı. ^ "Motherwell 0–3 Celtic".Official site 2010–11 Cúp quốc gia Scotland at ESPN ^ “Motherwell 0–3 Celtic”.
Yarışma tabii ki radyodan da naklen yayınlanacaktır.Cuộc thi được truyền trực tiếp qua tivi, radio.
Radyoda canavarların aşk sorularını cevaplar.ラジオモンスターの愛称でコミュニティ放送をしている。
Bir süre radyoda da çalıştı.一時期はラジオにも出演していた。
Az önce radyodan duyduk.ラジオで言及される。
"Seni radyodan atmak istiyorlar, ne dersin?" diye sorar.ラジオは消してくれ、断食中だ」と文句を言いに行った。
Ayrıca radyodaki görevini sürdürmüştür.彼はまた、ラジオの仕事もこなした。
Daha sonra bu kayıt radyodan okundu.後日、その模様はラジオで放送された。
Uzun yıllar radyoda gece program yapmış.深夜ラジオでの放送が増える。
"Video jokey" terimi, radyoda kullanılan "disk jokey", "DJ" ("deejay") teriminden gelmektedir.「VJ」(video jockey)這個詞於是相對於電台中的「DJ」(disc jockey)被創造了出來。
Az önce radyodan duyduk.这是一首只在电台播放的歌曲。
Aynı dönemde radyoda çalıştı.此前,她在電台工作過。
O günden 8 Ağustosa kadar her gün radyoda çalınmaya devam etti.後又再度提前一天至8月8日上映。
Bu program radyodan da yayınlandı.这项公告也在电台播送。
Film, televizyon, sahne ve radyoda yaptığı esprilerle tanınır.他以喜劇電影,電視,舞台劇和廣播聞名於世。
Programları Türkiye'de birçok radyoda yayınlanmaktadır.许多作品在广播电台播出。
Gaga'nın Twitter'daki hesabında, şarkıcı seçimini şöyle açıkladı: "Alejandro, radyoda.Gaga透過Twitter表示決定《Alejandro》作為單曲,稱「《Alejandro》現在在電台了,這是那麼的好,我們做到了。
Az önce radyodan duyduk.지역 라디오 방송을 들었음은 분명하다.
"Seni radyodan atmak istiyorlar, ne dersin?" diye sorar.곡소리 나게 해준댔어요"라고 말했다.
Bu program radyodan da yayınlandı.이 사고는 라디오로 생방송되었다.
Aynı yıl radyoda TRT' de programlara çıktılar.한편 노르웨이에서는 같은 해에 방송을 중단하였다.
Moskova'nın Yankısı adlı radyoda çalıştı ve politikacı olan babasının web sayfasını yönetti.נמצוב עבדה בתחנת הרדיו אקו מוסקבה, וניהלה את אתר האינטרנט של אביה.
Az önce radyodan duyduk.שירים מתוכו הושמעו ברדיו.
Dan Butler : Bob 'Bulldog' Briscoe, radyodaki spor programının çılgın sunucusu.העובדים בתחנת הרדיו KACL: בוב בולדוג בריסקו (מגולם על ידי דן באטלר) – המנחה של תוכנית הספורט.
1942 yılında radyoda çalışmaya başladı.בשנת 1944 החל לעבוד ברדיו.
Aynı dönemde radyoda çalıştı.במקביל עבדה בתחנת רדיו.
Haberi radyoda duydu.הוא שמע את החדשות ברדיו.
Az önce radyodan duyduk.Само няколко пъти е звучала по радиото.
Bormann ise Göring'in sağlık nedenleriyle istifa ettiğini radyoda bir anons yaparak duyurdu.Борман обявява по радиото, че Гьоринг се е оттеглил, поради здравословни причини.
Radyoda "yılın programcısı" ve "yorumcusu" seçildi.Nominirani smo za Radio godine i Glas godine!. otvoreni.hr.
Az önce radyodan duyduk.Radio je na željeznici.
Okullarda öğretilir ve radyoda da kullanılır.Uči se u osnovnim školama a na njemu se vode i radio programi.
Uzun yıllar radyoda gece program yapmış.Prije toga godinama je radio godinama radi unutar kluba.
Daha sonra grup "Determinate"in radyoda çaldığını fark eder.Prepoznatljiva glasa kojim je obilježio program splitske radijske postaje.
Radyodaki haberi duydun mu?Jesi li čuo vijesti na radiju?
Az önce radyodan duyduk.Videli sme ju v televízore.
Dan Butler : Bob 'Bulldog' Briscoe, radyodaki spor programının çılgın sunucusu.Dan Butler – Bob "Bulldog" Briscoe, nepríjemný moderátor športovej rádiošou.
Ayrıca radyoda ve televizyonda yorumculuk yapmıştı.Bol činný v rozhlase i v televízii.
Az önce radyodan duyduk."Za zmago izvedeli po radiu".