Ana içeriğe geç
Sözlük

radyoda ile cümle

radyoda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca halen bir radyoda sunuculuk yapmaktadır."Par condicio anche in radio.
Yarışma tabii ki radyodan da naklen yayınlanacaktır.The race, however, was still to be broadcast normally over radio.
"Seni radyodan atmak istiyorlar, ne dersin?" diye sorar.It gets him out of the house, I suppose."
Müzik yaşamına memleketi Samsun'da yerel bir radyoda DJ'lik yaparak başladı.He started his music career by working as a DJ in one of Samsun's local radios.
Öneri 2 Nisan günü radyoda konuşan Rahman tarafından reddedilir.This was rejected by Rahman in a broadcast on 2 April.
Bir röportajında şarkıyı radyoda duyduğu bir başka şarkıyla alay etmek için yazdığını söyler.It is his dream to have a song written by him on the radio.
Bu ţarkýyý konserlerde çalmýyorum ve radyoda her duyduđumda üzülüyorumThat song I no longer play at shows and I cringe every time it's on the radio
Neden her aksam radyodaki haberlerdeWhy is it, on the radio news every evening,
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.They report at just 37 percent of stories in print, TV and radio.
Biliyor musun, bugün radyoda bana seni hatırlatan bir şarkı duydum.You know, today i heard a song on the radio that reminded me of you:
Ama o konuşmaya başlayınca onun sesini radyodan tanımaya başladılar.But -- when he began to speak they would actually recognize his voice from the radio.
Radyodan duyduğumuza göre fırtına anında Rob Hall burda Doug Hansen'la birlikteydi.Rob Hall, we heard by radio, was up here, at this point in the storm with Doug Hansen.
Yağmurların dört yada beş gün süreceği söylendi radyoda.The radio says that it'll rain for another four or five days.
Bu sesi televizyonda, radyoda ve internette kullanmayı planlıyorum.I plan to use it on television, radio and the Internet.
Radyoda konuşarak amacını belirtti:Speaking to the radio station, he clarified his intention:
Ekip, faaliyetine 2007 ve 2008 yıllarında televizyon ve radyodaki açık tartışmalarla başlamış.They started with public debates in 2007 and 2008 on TV and radio.
1950'de siyasi propaganda serbest bırakılınca DP radyodan ve basılı malzemeden yararlandı.When political propaganda was legalized in 1950, DP made use of radio and printed materials.
Ödüller 2014'ten bu yana radyoda yayınlanmaktadır.The awards have broadcast to radio since 2014.
Ayrıca Capital FM Web sitesinde, tüm sosyal medyada ve radyoda izlemek mümkündü.It was also available to watch on the Capital FM Website, on all the socials and on the radio.
We Die Young şarkısı metal radyoda hit oldu.Its lead single and title song became a hit on metal radio.
Bunlara ek olarak, "Tangerine" nin remikslenmiş bir versiyonu radyoda ve MuchMusic'te hit oldu.In addition to these, a remixed version of "Tangerine" became a hit on radio and MuchMusic.
Kadınların radyoda, televizyonda veya her türlü halka açık toplantıda bulunmasının yasaklanması.Ban on women's presence on radio, television or at public gatherings of any kind.[14]
St. John altı yaşında radyoda oyunculuğa başladı.St. John began acting on radio at age six.
Stig radyoda şunları dinlerken görüdü:The Stig has been shown listening to:
Gazetecilik kariyerine radyoda başladı ama televizyon onu gerçek bir yıldız yaptı.She began her journalistic career in radio, but television has made her a real star.
O radyoda İspanyolca öğrenmeye başladı.Er begann Spanisch im Radio zu lernen.
Okullarda öğretilir ve radyoda da kullanılır.Es wird auch an Schulen unterrichtet und im Rundfunk verwendet.
1938 yılında Brüksel radyosunda ses kayıtları yaptı, konserler verdi ve radyoda plaklar çalarak müzik yaptı.1938 machte er Aufnahmen bei Radio Brüssel, gab Konzerte und spielte Schallplatten ein.
Az önce radyodan duyduk.Dies erfuhr sie aus dem Radio.
7 Mart 2012'de, yeni şarkılardan No Reflection radyoda ilk kez çalınarak, ilk single olarak da yayınlandı.Am 1. März 2012 erschien in Deutschland erstmals das Special Wach durch die Nacht mit....
1950'lerde öykü "NBC Short Story" kapsamında okuma tiyatrosu şeklinde radyoda yayımlandı.1951 wurde im Radiosender NBC eine erste Hörspielfassung der Kurzgeschichte ausgestrahlt.
Amerika'da ise sadece radyoda bir hit idi.Selbst in den USA wurde der Titel im Radio gespielt.
Ayrıca radyodaki görevini sürdürmüştür.Darüber hinaus arbeitete er weiter für das Radio.
Radyodaki haberlerde, ülkenin doğu kıyısı boyunca bir toplu katliam dalgasının yayılmakta olduğu bildirilir.Des reportages radio expliquent qu'une vague de tueries déferle sur la côte est des États-Unis.
Gaga'nın Twitter'daki hesabında, şarkıcı seçimini şöyle açıkladı: "Alejandro, radyoda.Via son compte Twitter, Gaga officialise la décision en disant « Alejandro is on the radio.
Az önce radyodan duyduk.Il a très vite été diffusé à la radio.
Müzik yaşamına memleketi Samsun'da yerel bir radyoda DJ'lik yaparak başladı.Son intérêt pour la musique le pousse à travailler en tant que DJ pour une radio locale à Samsun.
Ayrıca radyodaki görevini sürdürmüştür.Elle poursuivi également une carrière à la radio.
Radyoda yıllarca program yapmıştır.Pendant 6 ans, elle a travaillé à la radio.
1942 yılında radyoda çalışmaya başladı.En 1952, elle fait ses débuts à la radio.
Yapılan oturumlar her gece radyoda Yassıada Saati programında halka duyuruluyordu.Le Destin s'adresse chaque soir à la population par la radio.
"Seni radyodan atmak istiyorlar, ne dersin?" diye sorar.Il me disait je vais te faire virer »,.
Radyodaki haberi dinledin mi?¿Oíste las noticias en la radio?
Her zaman haberleri radyodan dinler.Siempre escucha las noticias por la radio.
Ben haberi radyoda duydum.Oí la noticia por la radio.
Tom radyoda haberleri dinledi.Tom escuchó las noticias por la radio.
Eskiden radyodan kasete çok şarkı kaydediyor muydun?¿Solías grabar muchas canciones de la radio en una casette?
Sonra da bir radyoda söylemeye başladı (Songs by Dean Martin).I Know A Dream When I See One (cantada por Dean Martin).
Daha sonra grup "Determinate"in radyoda çaldığını fark eder.También descubren que "Determinate" está sonando en la radio local.
Bir süre radyoda da çalıştı.También trabajó un tiempo en Radio El Mundo.
Şarkı, radyoda çalınan eski rock'n'roll dansına bir övgü niteliğindedir.La canción es un tributo a la época en la que se solía bailar escuchando rock 'n' roll en la radio.
Bu program radyodan da yayınlandı.Este tipo de programas también se ha hecho en radio.
İlk profesyonel seçmesine ulusal bir radyoda çalışmak için girdi.Su primera prueba y trabajo profesionales llegaron para una emisora de radio nacional.
Az önce radyodan duyduk.Se transmite por la radio.
Amerika'da ise sadece radyoda bir hit idi.Por ello, en Estados Unidos sólo fue promocionado en la radio.
Ayrıca halen bir radyoda sunuculuk yapmaktadır.Siento que va a quedar en la radio.
O yıllara kadar radyoda ciddi bir şekilde söylenen fasıllar, alkışlı ve eğlenceli söylenmeye başladı.Es difícil ahora comprender lo que significaban en aquellos años las radionovelas, los seriales radiofónicos.
Ama sanırım bunu havalı yapan şey de bu, çünkü radyoda sürekli çalan şeylere benzemiyor.No quiero que suene exactamente igual que el resto de las cosas que hay en la radio.
(Türkçe: "Alejandro radyoda.«Miranda en las radios».
Bir kaç gün içinde kitabımı tanıtmak için radyoda olacağım.Tra qualche giorno sarò in radio a presentare il mio nuovo libro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod