Ana içeriğe geç
Sözlük

radyasyon ile cümle

radyasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu da şu anda gözlediğimiz mikrodalga uzay radyasyonunu oluşturmaktadır.To vysvetľuje pozorovanú izotropiu kozmického mikrovlnného žiarenia.
Radyasyon güvenliğini sağlamak.Zväz rádioorientačného behu.
Yayılan 241 Am’nin radyoaktif enerjisini % 1’i gama radyasyonudur.Približno 1 % emitirane radioaktivne energije 241Am je gama sevanja.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Jedrska eksplozija povzroči sevanje in radioaktivne smeti.
Radyasyon güvenliğini sağlamak.Definiranje varnostnih nemirov.
Detaydaki bu tür problemlere rağmen adaptif radyasyondaki süreçler ilke olarak iyi açıklanabilmektedir.Kljub vsem prilagoditvam pa je pomladno popravljanje streh nekaj povsem običajnega.
Çağdaş dedektörler, tespit edilen radyasyonun enerjisini ölçmek için kalorimetre olarak da kullanılırlar.Moderniausi detektoriai naudojami ir kaip kalorimetrai aptiktos spinduliuotės dalelių energijai nustatyti.
Radyasyona maruz kalmış bir tırtıl.).Atsparūs radiacijai (angl. radioresistant).
Çalışmalarını İstanbul'da radyasyon onkolojisi uzmanı olarak sürdürdü.Baigęs mokslus specializavosi radiacinėje onkologijoje.
Radyasyon güvenliğini sağlamak.Radiacinė sauga?
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.Sąveikaudami su terpe, jie generuoja blyškią melsvą šviesą, vadinamą Čerenkovo spinduliavimu.
Elektromanyetik radyasyonun teorik temelleri 1860 ve 1870'lerde James Clerk Maxwell tarafından atılmıştı.Elektromagnetkiirguse teoreetilise baasi täiendas James Clerk Maxwell 1860.–1870. aastatel.
Bu radyasyon Hawking radyasyonu olarak bilinir.Seda tuntakse Hawkingi kiirgusena.
Kütleçekimsel radyasyon, çiftli pulsarların incelenmesi sırasında dolaylı olarak ortaya konmuştur.Gravitatsiooniline radiatsioon on korduvalt kinnitust saanud binaarpulsarite uurimise käigus.
Güneş sistemi tarafında yayılan kütleçekimsel radyasyon ölçülemeyecek kadar küçüktür.Gravitatsiooniline radiatsioon, mida emiteerib Päikesesüsteem, on liiga väike, et seda mõõta.
Explorer-1, taşıdığı bilimsel aletler ile teorize Van Allen radyasyon kemerini tespit etti.Explorer 1 sooritatud mõõtmiste tulemusel avastati Van Alleni kiirgusvööd.
Yani, gelen bütün ışıkları absorbe etmeyen bir cisim, ideal bir kara cisimden daha az radyasyon yayacaktır.Keha, mis ei neela kogu talle langevat valgust, kiirgab vähem energiat kui must keha.
Sıkışan radyasyon önce Explorer 4, Pioneer 3 ve Luna 1 tarafından haritalandı.Hiljem järgnesid sellele Vanguard 1, Explorer 3 ja Explorer 4.
1898 — Marie Curie toryumun benzer bir radyasyon yaydığını keşfeder.1898 avastas Marie Curie ka tooriumi radioaktiivsuse.
Elektron Elektrostatik Elektriklenme Elektriksel yük Radyasyon RadyoaktiviteRadioaktiivsus Hajumine Radioaktiivne kiirgus
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!" Hafif herif."Åh, det här bestrålade vattnet dödar mig från insidan!" ...Lättviktare.
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!" Hafif herif."Oh, dieses radioaktiv verstrahlte Wasser Bringt mich von innen um" ...du Leichtgewicht.
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!" Hafif herif."Oh, dit radioactieve water eet me vanbinnen op!" ...Zwakkeling.
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!" Hafif herif."Oh, quest'acqua radioattiva mi sta uccidendo dall'interno!" ...Scarso.
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!""오, 이 방사능 물이 안으로부터 날 죽이고 있어!"
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!"Och, muszę się kimnąć!" "Och, ta napromieniowana woda niszczy mnie od wewnątrz!" ...
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!"*Oh c'est de l'eau irradiée, ça me fait mal au ventre*
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!""Ó, tahle radioaktivní voda mě zabíjí zevnitř!"
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!""Αυτό το ακτινοβολημένο νερό είναι αργός θάνατος".
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!""Ой, радиоактивная вода убивает меня изнутри!"
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Cô ấy được điều trị với phẫu thuật, hóa trị và phóng xạ.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Dia dirawat dengan operasi, kemoterapi dan radiasi.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Este tratată prin operaţie, chemoterapie şi radiaţii.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.É tratada com cirurgia, quimioterapia e radiação.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Hon opereras och behandlas med kemoterapi och strålning.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Je liečená operáciou, chemoterapiou a ožarovaním.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Jest leczona chirurgicznie, przy pomocy chemioterapii i radioterapii.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.수술, 화학치료, 방사선 치료를 받고
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Léčí ji chirurgicky, chemoterapií a ozařováním.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Megműtik, kemoterápiát és sugárkezelést kap.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.On la traite par de la chirurgie, de la chimiothérapie et des rayons.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Recibe cirugía, quimioterapia y radiación.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Sie wird operiert, mit Chemotherapie und Bestrahlung behandelt.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Viene sottoposta a chirurgia, chemioterapia e radiazioni.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Ze is behandeld met een operatie, chemotherapie en bestraling.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Της παρέχεται αγωγή με χειρουργείο, χημειοθεραπεία και ακτινοβολία.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Ей назначают операцию, химио- и радиотерапию.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Їй роблять операцію, призначають хіміо- і радіотерапію.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.Лекуват я чрез хириругия, химиотерапия и радиация.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.היא מטופלת בניתוח, כימותרפיה והקרנות.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.تم علاجها بالجراحة والعلاج الكيماوي والإشعاع.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.退院しました
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.Bạn sẽ phải lo lắng về lượng bức xạ mà bạn đang nhìn
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.Genauso sind die Dinge hinter dir rotverschoben und sehen so aus, als würden sie sich langsamer bewegen.
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.Idea unui dispozitiv de comprimare este ceva la care fizicienii s-au gandit in totalitate.
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.그렇다면 여러분이 보는 곳에서 엄청난 량의 방사선을 걱정해야 할 것 입니다.
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.Naquilo a que chamamos a Teoria Especial da Relatividade de Einstein, essa ideia é impossível.
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.Según lo que nosotros llamamos 'Teoria de la Relatividad Especial', es simplemente imposible.
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.Trzeba się martwić o ilość promieniowania, podczas przypatrywania się.
Baktığınız radyasyon miktarı sizi endişelendirecek seviyededir.Πρέπει να ανησυχείς για το επίπεδο της ραδιενέργειας που εξετάζεις.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod