Buna rağmen, UV radyasyonu bloke edilebilir.They would also block UV radiation.
Güvenilir çalışması için uydulardan gelen elektronikler radyasyona karşı sertleştirilmelidir.Electronics on satellites must be hardened against radiation to operate reliably.
Fitre yavaşça hafeket eden bir şerittir ve bir radyasyon dedektörü ile ölçüm yapılır.The filter is a slowly moving strip and is measured by a radiation detector.
Güneş sistemi tarafında yayılan kütleçekimsel radyasyon ölçülemeyecek kadar küçüktür.The gravitational radiation emitted by the Solar System is far too small to measure.
Ortamla etkileştiklerinde, Çerenkov radyasyonu denilen bir kısık ışık üretilirler.As they interact with the medium, they generate a faint light called Cherenkov radiation.
Bu yerçekimsel potansiyel enerjiyi açığa çıkarır gazın daha sıcak ve radyasyon yaymasına neden olur.This releases gravitational potential energy, causing the gas to become hotter and emit radiation.
Ancak, en iyonlaştırıcı radyasyonlar Dünya'nın atmosferi tarafından filtre edilir.In addition, the radiance is filtered by the spectral absorption of Earth's atmosphere.
Bu sebeple iyon yerleştirmesi, parçacık radyasyonunun özel bir durumudur.Thus ion implantation is a special case of particle radiation.
"SPring-8" adında bir sinkrotron radyasyon tesisi de Harima'da bulunmaktadır."SPring-8", a synchrotron radiation facility, is in Harima.
Zaman içinde kümeden yayılan radyasyon basıncı moleküler bulutu dağıtır.Over time, radiation pressure from the cluster will disperse the molecular cloud.
Radyasyon Laboratuvarı’nın parçası elektromanyetik elektron izotopu ayırma programı geliştirmekti.The Radiation Laboratory's task was to develop an electromagnetic isotope separation process.
Bu kara cisimler radyasyonu Lambert’in kosinüs kanununa göre kusursuz bir biçimde emiyorlardıThey emit radiation in perfect accord with Lambert's cosine law.
Nadir olarak gerçekleşirler ve aşırı yüksek radyasyon seviyeleri oluştururlar.They occur relatively rarely and can produce extremely high radiation levels.
1898 — Marie Curie toryumun benzer bir radyasyon yaydığını keşfeder.1898 – Marie Curie discovers thorium gives off a similar radiation.
Radyasyon güvenliğini sağlamak.Radiation Protection.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Nuclear explosions produce radiation and radioactive debris.
Kızılötesi civarında bulutlar daha koyu görünür çünkü su bu dalgaboyunda solar radyasyonu emer.Clouds look darker in the near-infrared because water absorbs solar radiation at those wavelengths.
Jobs'da bulunan bu kanser tipinde kemoterapi veya radyasyon terapisine ihtiyaç duyulmadı.Jobs did not receive chemotherapy or radiation therapy.
Aşırı düşük frekans (ELF), 300 Hz ile 3 kHz aralığındaki radyasyon frekansıdır.Extremely low frequency (ELF) is the range of radiation frequencies from 300 Hz to 3 kHz.
Süpernovalara ek olarak, gamma ışınları ciddi miktarlarda radyasyon salar.For example X-rays, gamma rays of sufficient energy.
Thomson saçılmasında yüklü parçacıklar özel durumlu ışık altında radyasyon açığa çıkarırlar.In Thomson scattering a charged particle emits radiation under incident light.
Fakat bunun yerine gökyüzünün her tarafından gelen bir radyasyon saptadılar.Lastly, a diffuse X-ray emission was found to exist all over the sky.
Kütleçekimsel radyasyon, çiftli pulsarların incelenmesi sırasında dolaylı olarak ortaya konmuştur.Gravitational radiation has been indirectly confirmed through studies of binary pulsars.
Uzak kızıl ötesi radyasyonu düşük optik derinlik nedeniyle delicidir.Far infrared radiation penetrates deeply due to the low optical depth.
Radyasyon zehirlenmesinden aylar ve yıllar sonra da on binlerce insan hayatını kaybeder.Roughly 100,000 more people died of radiation poisoning in the following years.
Yüksek dozlu radyasyon tedavisi işe yaradı ve kanseri bir daha geri dönmedi.The higher dose did its job and his cancer never returned.
Radyasyon ayrıca Galileo’nun ultra-sabir kuvars osilatöründe evre değişim ve kaymalarına neden oldu.The radiation also caused phase shifts in Galileo's ultra-stable quartz oscillator.
X ışını radyasyonuna maruz kalmanın hastalığında muhtemel bir faktör olduğu düşünülüyor.Exposure to X-ray radiation is sometimes considered to be a possible factor in her illness.
İyonlaştırıcı olmayan radyasyonun farklı türleri, farklı biyolojik etkiler gösterir.Many noncoding DNA sequences must have some important biological function.
Bu, geniş bir bölünebilir envanter ve radyasyon hasar artışı gerektirir.This requires a large fissile inventory and radiation damage increases.
Bunların adı da Val Allen radyasyon kuşaklarıdır.My own research was on the Van Allen radiation belt.
Işık, farklı dalga boylarının elektromanyetik radyasyonlarından meydana gelir.Light consists of electromagnetic radiation of different wavelengths.
Bir kaynaktan alının radyasyon miktarını ya da dozunu belirleyen üç faktör vardır.There are three factors that control the amount, or dose, of radiation received from a source.
Aynı zamanda radyasyon saçılımının karakteristik bir enerjisi olduğu biliniyordu.At the same time, radiation emissions were known to have certain characteristic energies.
Bundan dolayı 60 µm dalgaboyu cıvârında kara cisim radyasyonu verirler.Finally, they had to install a radio transmitter of 20 kW of their own.
Kelime lazer "uyarılmış radyasyon emisyonu ışık amplifikasyon" için bir kısaltma olarak başladı.The word laser started as an acronym for "light amplification by stimulated emission of radiation".
Radyasyona maruz kalmış bir tırtıl.)."Zerstreuung von Röntgenstrahlen".
Rüzgâr, Güneş'in radyasyonuyla beraber kuyrukluyıldızların kuyruklarından sorumlu tutuldu.The wind is considered responsible for comets' tails, along with the Sun's radiation.
Hangi izotop 1 ci radyasyon yayarsa o sağlık için zararlıdır.Exposure of the transistor to ionizing radiation causes radiation damage.
Kemoterapi ve radyasyon da, bütün bu tür şeyler.Chemotherapy and radiation, all of these type of things.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.This is a glass beaker after about half a million rads of radiation.
Kül olmuş, radyasyonla mahvolmuş bir yere mi? Daha ne kadar aptal olabilirsin?People have had the nerve to create national arms (weapons of mass destruction).
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.He was treated with radiation therapy, state-of-the-art radiation therapy, but it didn't help.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Many patients like that favor radiation therapy.
Deinococcus radiodurans adında bir organizma vardır; üç milyon rad radyasyon alabilir.Deinococcus radiodurans that can take three millions rads of radiation.
Radyasyona ihtiyacımız yok.We don't need radiation.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.There's this piece of wall in Hiroshima that was completely burnt black by the radiation.
Ameliyat oluyor, kemoterapi ve radyasyon tedavisi görüyor.She is treated with surgery, chemotherapy and radiation.
Ve onun yerini aldığı zaman, açığa elektromanyetik radyasyon çıkarıyor.And when it takes its place, it sheds electromagnetic radiation.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor."I'm done, mom," he refuses radiation to shrink his growing tumor.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.The second reason we really liked MRI is that there's no radiation.
Bu noktada ufacık bir problemimiz var mürettebat istasyonunda radyasyon dozu atış başına 700 rads.Well, here we have a little problem, the radiation doses at the crew station: 700 rads per shot.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.If you are going to Jupiter, you have a very high-radiation, you know, environment.
"Ah, bu radyasyonlu su beni öldürüyor!" Hafif herif."Oh, this radiated water is killing me from the inside!" ...Lightweight.
(Radyasyon) (Kustu. :c)Mmmhmmhm, it's real!
Güneşin radyasyonunun bize ulaşması tam 8 saniye alıyor.It takes a full eight minutes for its radiation to reach us.
Bu, evrenin doğumundan kalan kozmik radyasyondu.It was cosmic radiation left over from the very birth of the universe.
Profesör Van Allen bana Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Professor Van Allen told me about observations of Venus, that there was intense microwave radiation.
Bu, Dünya'nın uzaya ısı radyasyonunu azaltır böylece geçici bir enerji dengesizliği meydana gelir.It reduces Earth's heat radiation to space, so there's a temporary energy imbalance.
Çünkü karanlık enerji, madde veya radyasyonun aksine, evren genişledikçe seyrelmiyor.Because dark energy, unlike matter or radiation, does not dilute away as the universe expands.