Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Много пациенти с неговият проблем предпочитат радиационната терапия.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.חולים רבים כמוהו מעדיפים טיפול בקרינה.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.يحبّذ العديد من المرضى هذا الشّكل من العلاج الإشعاعي.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.でもPJは
Öyle ki bu tür, 3 milyon rad değerinde radyasyon alsa bile ölmüyor.방사선 저항성 미생물, 디이노코커스 라디오두란스에서 나왔습니다.
Öyle ki bu tür, 3 milyon rad değerinde radyasyon alsa bile ölmüyor.Оно не умирает даже при радиации в три миллиона рад.
Öyle ki bu tür, 3 milyon rad değerinde radyasyon alsa bile ölmüyor.שיכול לספוג 3 מיליון ראד קרינה מבלי למות.
Öyle ki bu tür, 3 milyon rad değerinde radyasyon alsa bile ölmüyor.التي يمكن أن تأخذ ثلاثة ملايين شعاع من الأشعة ولا تموت.
Öyle ki bu tür, 3 milyon rad değerinde radyasyon alsa bile ölmüyor.大量の放射線を受けると12から24時間以内に
Profesör Van Allen bana Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Giáo sư Van Allen kể cho tôi về sự quan sát sao Kim, và sự tồn tại của bức sóng ngắn
Profesör Van Allen bana Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.O Professor Van Allen falou-me sobre as observações de Vénus, que havia uma intensa radiação de micro-ondas.
Profesör Van Allen bana Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Professori Van Allen kertoi minulle, että Venuksessa oli havaittu voimakasta mikroaaltosäteilyä.
Profesör Van Allen bana Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Professor van Allen erzählte mir von Beobachtungen der Venus, und die starke Mikrowellenstrahlung dort.
Profesör Van Allen bana Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.Prof. Van Allen powiedział mi o zaobserwowanym na Wenus silnym promieniowaniu mikrofalowym.
Profesör Van Allen bana Venüs gözlemlerinden, orada olan yoğun mikrodalga radyasyondan bahsetti.От профессора Ван Аллена я узнал, что на Венере наблюдалось очень сильное микроволновое излучение.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Không cần đến tia bức xạ.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Kita tidak perlu radiasi.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Não precisamos de usar radiações.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Napromieniowanie jest zbędne.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Nepotřebujeme radiaci.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Nepotrebujeme radiáciu.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Nincs szükség sugárzásra.
Radyasyona ihtiyacımız yok.No necesitamos radiación.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Nu avem nevoie de radiații.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Vi behøver ikke stråling.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Vi behöver inte injicera någonting.
Radyasyona ihtiyacımız yok.We gebruiken geen straling.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Wir brauchen keine Bestrahlung.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Ούτε να χρησιμοποιήσουμε κάτι ραδιενεργό.
Radyasyona ihtiyacımız yok.І нам не потрібна радіація.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Нам не нужна радиация.
Radyasyona ihtiyacımız yok.Не ни трябва и облъчване.
Radyasyon hedef dışı yapılara da ulaşır ve kan akışı ile kemo-terapötikler tüm vücuduna taşınır.방사선은 겨냥되는 곳이면 어디든 파괴하고 그리고 여러분 몸 속의 피는 화학 치료제를 온몸으로 실어나릅니다.
Radyasyon hedef dışı yapılara da ulaşır ve kan akışı ile kemo-terapötikler tüm vücuduna taşınır.Radiația lovește orice are în cale, iar sângele va purta chimio-terapiile prin tot corpul.
Radyasyon hedef dışı yapılara da ulaşır ve kan akışı ile kemo-terapötikler tüm vücuduna taşınır.קרינה פוגעת בכל דבר אליו היא מכוונת, ומחזור הדם נושא את החומרים הכימותרפיים לכל הגוף.
Radyasyon hedef dışı yapılara da ulaşır ve kan akışı ile kemo-terapötikler tüm vücuduna taşınır.فهو يستهدف كل الخلايا أينما حل فمجرى الدم يحمل المواد الكيميائية إلى كل انحاء الجسم
Radyasyon hedef dışı yapılara da ulaşır ve kan akışı ile kemo-terapötikler tüm vücuduna taşınır.化学療法では血流を通じて 抗がん剤が全身に行き渡ります ガン細胞以外の細胞は どうなるのでしょう?
(Radyasyon) (Kustu. :c) Başarım Kazanıldı!C'est du vrai !
(Radyasyon) (Kustu. :c) Başarım Kazanıldı!Je skutečná!
(Radyasyon) (Kustu. :c) Başarım Kazanıldı!Mmmhmmhm, prawdziwa!
(Radyasyon) (Kustu. :c) Başarım Kazanıldı!ΡΑΔΙΕΝΕΡΓΕΙΑ (ΡΑΔΙΕΝΕΡΓΟΣ ΕΜΕΤΟΣ)
(Radyasyon) (Kustu. :c)으흐흐흐흫흐 레알이다!!
(Radyasyon) (Kustu. :c)Mmmhmmhm, č * vero*
(Radyasyon) (Kustu. :c)Mmmhmmhm, det är äkta!
(Radyasyon) (Kustu. :c)Mmmhmmhm, diesmal ist es echt!
(Radyasyon) (Kustu. :c)Mmmhmmhm, het is echt!
(Radyasyon) (Kustu. :c)М-м-м-м-м, она настоящая!
Radyasyonun seviyesi tam olarak nedir?Di che livello di radiazioni si parla?
Radyasyonun seviyesi tam olarak nedir?¿Exactamente cuál es el nivel de radiación?
Radyasyonun seviyesi tam olarak nedir?Qual é exatamente o nível de radiação?
Sanırım MoMA'da bu hiç olmamıştı. Veya Faraday sandalyesi, radyasyonlardan koruyor.Tôi chưa từng nghĩ nó sẽ xuất hiện ở MoMA; hoặc chiếc ghế Faraday bảo vệ bạn khỏi phóng xạ.
Sanki inanılmaz miktarda kozmik radyasyona maruz kaldığı için kanser olan bir çocukまるで集中して多大な宇宙放射能にさらされたようだ、 ということ。 遠くの宇宙から地球に向かってきている、
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.وهي التقليل من نسبة التعرض للاشعاع " الجرعة الاشعاعية "
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.これを達成するために この3年間
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.Chúng tôi phải tìm ra cách làm giảm liều phóng xạ.
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.Dovevamo capire come diminuire il dosaggio di radiazioni.
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.Kami harus menemukan cara menurunkan dosis radiasinya.
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.Ki kellett találnunk, hogyan csökkentsük a sugárdózist.
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.(검사시 조사하는) 방사선량을 낮추는 방법을 알아야만 했습니다.
Şimdi çözmemiz gereken problem radyasyon oranını düşürmekti.Museli jsme zjistit, jak snížit radiační dávku.