Ana içeriğe geç
Sözlük

radyasyon ile cümle

radyasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kül olmuş, radyasyonla mahvolmuş bir yere mi?Опожарена, радиоактивна земя?
Memnuniyetle açıklayabilirim ki radyasyon oranını dijital mammografideki miktara indirmeyi başardık.Jsem šťastná, že mohu prohlásit, že dnes užíváme dávku, která odpovídá dávce záření stejné jako při mamografu.
Memnuniyetle açıklayabilirim ki radyasyon oranını dijital mammografideki miktara indirmeyi başardık.이제 한 장의 디지털 유방조영 사진에 쓰이는 유효량과 동등한 방사선량을 사용하게 되었음을 여러분에게 알리게 되어 매우 기쁩니다.
Memnuniyetle açıklayabilirim ki radyasyon oranını dijital mammografideki miktara indirmeyi başardık.Сьогодні я з радістю оголошую, що доза опромінення відповідає дозі від однієї цифрової мамограми.
Memnuniyetle açıklayabilirim ki radyasyon oranını dijital mammografideki miktara indirmeyi başardık.ואני מאוד שמחה לדווח שאנו עכשיו משתמשים בכמות קרינה ששווה למינון האפקטיבי של ממוגרפיה דיגיטלית אחת.
Memnuniyetle açıklayabilirim ki radyasyon oranını dijital mammografideki miktara indirmeyi başardık.デジタル・マンモグラフィー1回と 同程度にする事ができ この低照射量で診断できるか研究を続けています
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.A másik ok ami miatt szeretjük az MRI -t az az, hogy nincs sugárzás.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.A segunda razão por que gostamos das ressonâncias é que não possuem radiações.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Den andra anledningen till att vi verkligen gillar MRI är att den inte ger någon strålning.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Der zweite Grund, aus dem wir MRT so mögen, ist dass es keine Strahlung verursacht.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.De tweede reden dat we van de MRI hielden, is dat er geen straling is.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Drugi powód, dlaczego lubimy rezonans magnetyczny, to brak promieniowania.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Il secondo motivo per cui preferiamo l'RMN è che non emette radiazioni.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.La segunda razón por la cual nos gustó la resonancia magnética es porque no hay radiación.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Lí do thứ hai khiến chúng tôi thực yêu thích tạo hình cộng hưởng từ
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.L'IRM nous a plu aussi car il n'y a pas de radiation.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.저희가 MRI를 진정으로 좋아하는 두 번째 이유는 방사선이 없다는 것입니다.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Un alt motiv pentru care ne-a placut RMN-ul e acela că nu există radiații.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Ο δεύτερος λόγος που συμπαθήσαμε πραγματικά την μαγνητική τομογραφία είναι ότι δεν έχει καμία ακτινοβολία.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Втовата причина, поради която наистина харесахме MRI, е че там няма радиация.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.Вторая причина, по которой нам нравится МРТ — потому что здесь нет излучения.
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.הסיבה השנייה שבגללה אנו אוהבים את ה-MRI
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.السبب الثاني لحبنا للرنين المغناطيسي أنه لا يوجد أشعاع
MRI'ı gerçekten sevmemizin bir ikinci nedeni de radyasyon olmaması.放射線が出ないことです CATスキャンやレントゲン タリウムシンチとは違います
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.A atomsugárzás hosszú-távú kárja egy egész várost és népességét porrá változtatott.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.De langdurige schade van nucleaire straling veranderde een hele stad en haar bewoners in poeder.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.De långvariga skador av radioaktiv strålning fick en hel stad och dess invånare att förvandlas till puder.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Dlhodobé poškodenie z nukleárnej radiácie spôsobilo, že celé mesto a jeho obyvatelia sa premenili na prach.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Długotrwałe efekty promieniowania zamieniły miasto i wszystkich mieszkańców w proch.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Dolgoročna škoda nuklearnega sevanja je spremenila celotno mesto in njegove prebivalce v prah.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.El daño duradero de la radiación nuclear convirtió en polvo a una ciudad entera y su población.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Il danno a lungo termine della radiazione nucleare trasformò in polvere un'intera città e la sua popolazione.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Kerusakan jangka panjang dari radiasi nuklir menyebabkan seluruh kota dan populasinya berubah menjadi bubuk.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.핵 방사능의 지속적인 파괴는 도시 전체와 모든 사람들을 가루로 만들어버렸어요
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Nukleární záření způsobilo, že se celé město a jeho obyvatelstvo proměnilo v prach.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Vătămarea lungă a radiaţiei nucleare a cauzat un întreg oraş şi populaţia lui să se transforme în pulbere.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Η μακροχρόνια βλαβερή πυρηνική ακτινοβολία έκανε μια όλοκληρη πόλη και τον πληθυσμό της να γίνουν σκόνη.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.В следствие ядерной радиации весь город и его население превратились в песок.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Дълготрайната вреда от ядрената радиация превърнала цял град и неговото население в пудра.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Тривале ураження ядерним випромінюванням спричинило те, що все місто і його населення перетворились на порох.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.עם הקרנים מהשמש הזאת הפך מיד לאפר. ומה שנשאר מהעיר במהרה הפך גם הוא.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.الأضرار طويلة الأمد من الإشعاع النووي تسببت في تحويل المدينة بأكملها وسكانها الى مسحوق.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.都市の全体と その住民を 粉へと変えた 私が生まれたとき ママの言うには 病室を見回す私の眼差しは
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Beaucoup de patients préfèrent la radiothérapie.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Dergelijke patiënten kiezen vaak voor radiotherapie.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.그런 많은 환자분들은 방사능 치료법을 선호합니다
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Mnoho pacientů má rádo tuto příjemnou ozařovací léčbu.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Molti pazienti con problemi simili preferiscono questa terapia.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Muchos de los pacientes como él eligen radioterapia.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Muitos doentes nesse estado preferem a radioterapia.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Mulți pacienți ca el nu răspund la terapia cu radiații.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Rất nhiều bệnh nhân như vậy muốn dùng trị liệu phóng xạ hơn.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Sok ilyen páciens jobban szereti a sugárterápiát.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Veľa pacientov v podobnej situácii uprednostňuje rádioterapiu.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Veliko takih pacientov se odloči za obsevanje.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Viele derartige Patienten ziehen die Strahlentherapie vor.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Wielu takich pacjentów jest za radioterapią.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Πολλοί ασθενείς προτιμούν αυτό παρά την θεραπεία με ακτινοβολιά.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Багато таких пацієнтів надають перевагу променевій терапії.
Onun durumundaki çoğu hasta radyasyon terapisiyle iyi olmuştu.Многие пациенты, как он, пробуют радиотерапию.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod