Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Liečili ho pomocou rádioterapie, prvotriednej rádioterapie, ale ani tá nepomohla.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Ông được điều trị bằng phóng xạ, trị liệu phóng xạ tối tân nhất, nhưng không đỡ được gì.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Sugárterápiával kezelték, a legmodernebb sugárterápiával, de az sem segített.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Zdravili so ga z obsevanjem, najsodobnejšim obsevanjem, a mu ni pomagalo.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Ακολούθησε θεραπεία με ακτινοβολία, με την πιο εξελιγμένη μορφή θεραπείας με ακτινοβολία. αλλά δεν βοήθησε.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Його лікували стандартною променевою терапією, але це не допомогло.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Он подвергался радиотерапии, современной радиотерапии, но это не помогло.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Той беше лекуван с радиационна терапия, една от най-модерните радиационни терапии, но не му помогна.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.הוא טופל באמצעות קרינה, טיפול קרינה מהמתקדמים ביותר, אבל זה לא עזר.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.تمّت معالجته باستخدام العلاج الإشعاعي، آخر التقنيّات في العلاج الإشعاعي، لكنه لم يتعافى.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.治療を受けましたが 効果がありませんでした 同じような状況の患者の多くは放射線療法を求めます
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonun적외선, 즉 열을 측정하는 실험을
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonun laboratuvar ölçümlerini yaptı.laboratoriomittauksia infrapunasäteilystä, joka on lämpöä.
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonun laboratuvar ölçümlerini yaptı.Labormessungen an zur Infrarotstrahlung, also Wärme.
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonun laboratuvar ölçümlerini yaptı.XIX wieku dokonał laboratoryjnych pomiarów promieniowania podczerwonego, czyli ciepła.
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonun laboratuvar ölçümlerini yaptı.Y demostró que los gases como el CO2 absorben el calor, actuando así como una manta que calienta
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonunערך מדידות במעבדה של קרינה אינפרא-אדומה,
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonunأجرى قياسات مخبرية على الإشعاعات تحت الحمراء،
-ısı demek olan- kızılötesi radyasyonun測定する方法を確立しました 赤外線放射は熱を意味します
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Als je naar Jupiter gaat heb je een zeer radioactief milieu.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Dacă mergi pe Jupiter sunt foarte multe radiaţii.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.목성에 간다면 고방사능 환경을 고려해야죠..
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Môi trường ở sao Mộc có độ phóng xạ rất cao,
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Podróż na Jowisza to podróż w środowisko radioaktywne,
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Pokud poletíte na Jupiter, narazíte tam na prostředí s vysokou radiací.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Se volete andare su Giove, avete un ambiente ad alti livelli di radiazioni.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Si on va sur Jupiter, il y a de très fortes radiations, dans le milieu naturel.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Ако отивате на Юпитер, имате много висока радиация, знаете, околната среда.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.Если вы летите на Юпитер, то у вас сверхвысокорадиационная среда.
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.אם זה צדק, מדובר בסביבה עם קרינה גבוהה מאד,
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.فإذا كنا سنذهب إلى المشتري، فسيكون هناك معدل إشعاع مرتفع جداً،
Jupiter'e gidiyorsanız, çok yüksel bir radyasyona maruz kalırısnız, bilirsiniz, çevre.環境です 木星近辺の
Kemoterapi ve radyasyon da, bütün bu tür şeyler.Chemotherapie en straling, al dit soort dingen.
Kemoterapi ve radyasyon da, bütün bu tür şeyler.Kemotherapy dan radiasi, semuanya yang semacam ini.
Kemoterapi ve radyasyon da, bütün bu tür şeyler.화학요법과 방사능, 그리고 이러한 종류의 것들은 모두
Kemoterapi ve radyasyon da, bütün bu tür şeyler.La quimioterapia y la radiación, todos estos tipos de cosas tratan de atacar a las cosas que crecen rápido
Kemoterapi ve radyasyon da, bütün bu tür şeyler.כמוטרפיה והקרנות וטיפולים מסוג זה.
Kemoterapi ve radyasyon da, bütün bu tür şeyler.العلاج الكيماوي والإشعاع، كل هذه النوع من الأشياء.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Di musim dingin, saat Anda bermain ski di daerah Alpen, Anda mungkin menerima radiasi sinar ultraviolet.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.En hiver, quand vous skiez dans les Alpes, vous pouvez être exposé au rayonnement ultraviolet.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.En invierno, cuando esquíes en los Alpes, puede que experimentes radiación UV.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Iarna, când schiezi în Alpi, poți să dai peste radiații ultraviolete.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Im Winter, wenn man in den Alpen Ski fährt, kann man ultraviolette Strahlen abbekommen.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.In inverno, se andate a sciare sulle Alpi, potete ricevere dosi di radiazioni ultraviolette.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.겨울에 알프스에서 스키를 탄다면 여러분은 자외선 복사를 체험할 것입니다.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Télen, amikor sielsz az Alpokban, tapasztalhatsz ultraviola sugárzást.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Vào mùa đông, khi bạn đang trượt tuyết ở dãy Alps, bạn có thể cảm thấy bức xạ tử ngoại.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.V zimě, když lyžujete v Alpách, můžete pocítit sílu ultrafialového záření.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Wanneer je 's winters in de Alpen skiet, is er misschien wel UV-straling, maar dat is allemaal UVA.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Zimą, na nartach w Alpach, możecie doświadczyć promieniowania ultrafioletowego.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Τον χειμώνα, όταν κάνετε σκι στις Άλπεις, ενδέχεται να βιώσετε την υπεριώδη ακτινοβολία.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.Зимой, когда вы катаетесь на лыжах в Альпах, вы можете испытать на себе УФ-излучение.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.През зимата, когато карате ски в Алпите, може да преживеете ултравиолетова радиация.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.בחורף כאשר אתה מחליק באלפים, אתה אולי חווה קרינה אולטרה סגולה.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.في الشتاء، حينما تكون تتزلج في القطبين، قد تواجهك أشعة فوق البنفسجية.
Kış mevsiminde Alpler'de kayak yaparken, ultraviyole radyasyona maruz kalabilirsiniz.紫外線を浴びますね しかしそれは全てUVAです
Kül olmuş, radyasyonla mahvolmuş bir yere mi?¿A un área desperdiciada, radiactiva, quemada?
Kül olmuş, radyasyonla mahvolmuş bir yere mi? Daha ne kadar aptal olabilirsin?O zona arsa, cu deseuri radioactive? cat de prost poti fi?
Kül olmuş, radyasyonla mahvolmuş bir yere mi?Ein lebensfeindliches, abgebranntes, radioaktiv verseuchtes Gebiet.
Kül olmuş, radyasyonla mahvolmuş bir yere mi?Un'area bruciata da rifiuti nucleari?