Ana içeriğe geç
Sözlük

radyasyon ile cümle

radyasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.C'è questo pezzo di muro a Hiroshima che fu bruciato completamente dalla radiazione.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Có một bức tường ở Hiroshima bị thiêu đen bởi sóng phóng xạ
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Da ist dieses Stück Mauer in Hiroshima das von der Strahlung vollständig schwarz verbrannt ist.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Der er et stykke mur i Hiroshima der blev fuldstændigt brændt sort af strålingen.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Det finns en vägg i Hiroshima som blev helt svartbränd av strålningen.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.E acea bucată de zidul Hiroshimei care a fost ars complet de radiaţii.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Er is een stuk muur in Hiroshima dat volkomen zwartgeblakerd is van de straling,
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Existe un parte de pared en Hiroshima que quedó negra, quemada completamente por la radiación.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Há um pedaço de parede em Hiroxima que ficou enegrecido pela radiação.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Il y a ce pan de mur dans Hiroshima qui fut complètement carbonisé par les radiations.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Jest taki kawałek muru w Hiroshimie, który został spalony na czarno przez promieniowanie.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.히로시마에는 방사능에 의해 완전히 까맣게 변한 벽의 일부분이 있어요
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Van egy faltöredék Hiroshimában amit a sugárzás teljesen feketére égetett.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.V Hirošime je taký kus steny, ktorá radiáciou kompletne zhorela do čierna.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.V Hirošimě stojí kousek zdi, která radiací úplně zčernala.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.V Hirošimi je kos zidu, ki je popolnoma črn zaradi radiacije.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Υπαρχεί ένα κομμάτι τοίχου στη Χιροσίμα που κάηκε και έγινε κατάμαυρο από τη ραδιενέργεια.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.В Хиросиме есть стена, которая полностью сгорела от радиации.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Има едно парче стена в Хирошима, което било напълно почернено от радиацията.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.Там у Хіросімі э шматок стіни, , який був суцільно випалений дочорна радіацією.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.באותו הרגע שאתם מרגישים זאת. זה מה שאני שואפת אליו בכל פעם שאני פותח את פי -- זהו קשר בלתי אפשרי.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.هناك قطعة من جدار في هيروشيما احترقت تماما بسبب الإشعاع.
Hiroşima'da bir duvar var radyasyondan tamamen kararmış.放射線で真っ黒に 焼け焦げているが 階段の最初の段に 座っていた人がいて
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.히로시마의 토양에서 뭔가가 다시 자라나려면 75년은 걸릴 것이라고 했어요
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.הוא צל תמידי של אור חיובי. אחרי פצצת האטום,
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.لكي تتمكن التربة المصابة بالإشعاع في مدينة هيروشيما من أن ينمو أي شيء خلالها مرة أخرى.
Hiroşima'nın radyasyondan ölen toprağının yeniden yeşerebilmesi için.専門家は言っていた しかし次の春には 地面から 新しい芽が生えだした
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Đầu tiên hãy nhìn vào mối liên hệ giữa bức xạ tử ngoại và bề mặt Trái Đất.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Először nézzük meg az ultraviola sugárzás összefüggését a Föld felszínével.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Examinons tout d'abord ce que produit le rayonnement ultraviolet à la surface de la Terre.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.먼저 지표면과 자외선 복사의 관계를 보겠습니다.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Laten we kijken naar het verband tussen de plaats op het aardoppervlak en UV-straling.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Nejprve se podívejme na vztah ultrafialového záření na povrch Země.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Prima dată să ne uităm la legătura radiațiilor ultraviolete cu suprafața Terrei.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Prima osserviamo la distribuzione della radiazione ultravioletta sulla superficie terrestre.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Primero veamos al relación de la radiación UV con la superficie terrestre.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Schauen wir zuerst auf den Zusammenhang zwischen ultravioletter Strahlung und Erdoberfläche.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Spójrzmy najpierw na związek z promieniowaniem UV przy powierzchni Ziemi.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Vamos primeiro olhar para a relação entre a radiação ultravioleta e a superfície da Terra.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Πρώτα, ας δούμε τη σχέση της υπεριώδους ακτινοβολίας στην επιφάνεια της γης.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Давайте для начала посмотрим, как УФ-радиация воздействовала на поверхности Земли.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.Да разгледаме първо връзката на ултравиолетовата радиация с повърхността на Земята.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.ראשית בואו נסתכל על היחסים של קרינה אולטרה סגולה על פני כדור הארץ.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.لننظر بدايةً في العلاقة للأشعة فوق البنفسجية على سطح الأرض.
İlk önce dünya yüzeyine düşen ultraviyole radyasyon ilişkisine bakalım.地表の関係を見ましょう 人類の進化の初期
İngiliz fizikçi John Tyndall, 1850'li yıllarda, -ısı demek olan- kızılötesi radyasyonunlaboratorium-metingen van infrarood-straling, ofwel hitte.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor."Am terminat, mamă", refuză radiațiile pentru micșorarea tumorii.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor."Ya no quiero, mamá", se niega a la radiación que reduzca el tamaño de su tumor.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor."Я устал, мам", — сказал он, отказываясь от радиотерапии против растущей опухоли.
"İşim bitti anne", diyerek büyüyen tümörünü küçültmek için radyasyonu reddediyor.母も医者もデリックを説得できず 座り込んでいます
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.A fost tratat cu terapie radioactivă, terapie de ultimă oră, dar nu a ajutat.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Aveva ricevuto trattamenti con le radiazioni, con la tecnologia più recente, ma niente da fare.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Byl léčen ozařováním, ale to nepomohlo.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Był leczony radioterapią, najnowocześniejszą radioterapią, ale to nie pomogło.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Ele foi tratado com radioterapia, o estado da arte da radioterapia, mas não ajudou.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Er wurde mit Strahlentherapie behandelt, der modernsten Form, aber es half nicht.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Fue tratado con radioterapia, la radioterapia más moderna, pero no sirvió de nada.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Hij werd behandeld met radiotherapie, state-of-the-art radiotherapie, maar het hielp niet.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.Il a été traité par radiothérapie, le nec plus ultra de la radiothérapie, mais ça n'a servi à rien.
Işın terapisiyle tedavi edildi, son model radyasyon terapisi, fakat yardımcı olmadı.그는 방사능 치료법으로 치료받았고, 그 치료법은 최신식 방사능 치료법이었으나 도움이 되지 않았습니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod