Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Promieniowanie synchrotronowe. Używa się go do obserwacji białek i tym podobnych.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Se numeşte radiaţia sincrotron, şi e curent folosită pentru a studia proteine şi altele asemenea.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Называется он синхротронная радиация и используется в основном для наблюдения протеинов и аналогичных веществ.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.Нарича се синхротронна радиация, и обикновено се използва, за да се разглеждат протеини и подобни неща.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.וזה מקור האור החזק ביותר במערכת השמש. זה נקרא קרינת סינכרוטרון, ובדרך כלל משתמשים בזה כדי להביט בדברים
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.ويسمى هذا الإشعاع السنكروتروني، ويتم استخدامه عادة للنظر إلى أشياء مثل البروتينات و ما شابه.
Bunun adı senkrotron radyasyonu ve bu normalde proteinler gibi şeylere bakmak için kullanılıyor.一般にタンパク質などの物質を見るときに 用いられます ここで私たちが見たかったのは鉄の原子です
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.Algo que no hemos podido hacer, sin radiación anteriormente.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.C'est quelque chose que nous ne pouvions pas faire autrefois sans radiations.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.Ceva ce nu am putut face fără radiație, înainte.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.Cosa che prima non potevamo fare senza radiazioni.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.Coś, czego wcześniej nie byliśmy w stanie zrobić bez użycia napromieniowania.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.Das konnten wir bis jetzt ohne Strahlung nicht tun.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.Dat is iets wat we niet eerder konden doen, zonder bestraling.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.이전에는 방사능을 쓰는 방법 아니고선 불가능 했던 일이죠.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.Нещо, което нямахме възможност да правим преди без радиация.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.То, чего мы не могли раньше делать без радиации.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.משהו שלא היינו מסוגלים לעשות ללא קרינה, בעבר
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.وهذا أمر لم نكن قادرين على القيام به , دون استعمال الإشعاع , من قبل.
Bu, önceden radyasyon kullanmadan yapamadığımız bir şeydi.出来ないことがありました 我々はがんを光らせ明瞭に見ることができ
Bu onun amacı: stratosfer, yani Dünya'daki radyasyonu ayarlayan veDas ist sein Ziel:
Bu onun amacı: stratosfer, yani Dünya'daki radyasyonu ayarlayan veDat is zijn doel: de stratosfeer
Bu onun amacı: stratosfer, yani Dünya'daki radyasyonu ayarlayan ve그것이 바로 패스파인더의 목표죠. 지구의 담요인 성층권은
Bu onun amacı: stratosfer, yani Dünya'daki radyasyonu ayarlayan veהשכבה שבאמת שולטת בקרינת כדור-הארץ
Bu onun amacı: stratosfer, yani Dünya'daki radyasyonu ayarlayan veإنه الدثار الذي يتحكم حقاً بالإشعاع على الأرض
Bu onun amacı: stratosfer, yani Dünya'daki radyasyonu ayarlayan ve成層圏は地球を毛布のように包み 地上に降り注ぐ放射線量を調整し 地球上の生命の繁栄を許しています
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.化学療法や手術- 放射線治療しか 治療法がなかった頃のものです
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.Az oszlopok a túlélési időt jelölik egy olyan korból amikor csak kemoterápia, műtét vagy sugárkezelés volt.
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.Các cột biểu hiện thời gian sống lấy từ thời kỳ chỉ có họa trị, hoặc phẫu thuật, hoặc xạ trị.
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.Grafikon kaže preživetje v letih iz obdobja, ko smo imeli na voljo le kemoterapijo, operacijo ali obsevanje.
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.그리고 이 막대기는 화학요법이나 수술, 또는 방사선치료를 받은 시기부터의
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.Стълбчетата представляват оцеляването от ерата, в която имаше само химиотерапия, оперативна намеса и радиация.
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.העמודות מסמנות זמן הישרדות כפי שהיה בתקופה, שהטיפולים הזמינים היו רק כימותרפיה,
Buradaki sütunlar, sadece kemoterapi, radyasyon ve ameliyat olan dönemdeki hasta ömürlerini gösteriyor.و العواميد تبين مدة البقاء مأخوذه من العصر الذي ساد فيه العلاج الكيمائي فقط,
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.C'è circa lo stesso livello di radiazioni vicino a Giove e dentro un reattore nucleare.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.De straling is ongeveer hetzelfde vlakbij Jupiter als binnenin een kernreactor.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.Es casi la misma radiación ambiental cerca de Júpiter que dentro de un reactor nuclear.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.Este cam acelaşi nivel de radiaţie pe Jupiter ca într-un reactor nuclear.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.목성 근처의 방사능은 원자로 내부와 비슷합니다.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.Míra radiace je zhruba stejná poblíž Jupiteru jako uvnitř jaderného reaktoru.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.Môi trường phóng xạ của sao Mộc gần như bên trong một lò phản ứng hạt nhân.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.On trouve à peu près le même niveau de radiations aux abords de Jupiter qu'au cœur d'un réacteur nucléaire.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.Podróż na Jowisza to podróż w środowisko radioaktywne, jak wnętrze reaktora jądrowego.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.Радиацията на околната среда е същата на Юпитер като тази в ядрен реактор.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.У Юпитера радиация примерно такая же, как внутри ядерного реактора.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.סביבת הקרינה ליד צדק היא כמו בתוך כור גרעיני;
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.حيث تصل معدلات الإشعاع بقرب الكوكب إلى قيم قريبة لما هي عليه في مفاعل نووي.
Burada yaklaşık olarak Jupiter'e yakın bir yerdeki radyasyon bir nükleer bir reaktörün içindekine eşit.放射線量は原子炉の内部と同程度です 皆さんのパソコンを原子炉に放り込んでも正常に
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.이것은 약 50만래드의 방사선에 노출되었던 유리 비커입니다.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Acesta este un pahar de sticlă după cam jumătate de milioni de razi de radiaţie.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Ceci est un bécher en verre après environ ½ million de rads de radiation.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Dit is een glazen beker na blootstelling aan ongeveer een half miljoen rad radioactieve straling.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Esto es un vaso de precipitados tras recibir en torno a medio millón de rads de radiación.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Ez egy üveg mérőpohár körülbelül félmillió rad sugárzás után.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Questo è un bicchiere di vetro dopo circa mezzo milione di rad di radiazioni.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.So sieht ein Glasskolben nach einer Bestrahlung mit ungefähr einer halben Million Rad aus.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.To jest szklana zlewka po około pół miliona radów promieniowania.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Това е стъкленица след около половин милион рада от радиация.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.Это стеклянная мензурка после полмиллиона рад облучения.
Bu, yaklaşık yarım milyon radlık radyasyon almış bir deney şişesidir.זהו מיכל זכוכית לאחר הקרנה בחצי מיליון ראד.