Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "И они ответили: "Это довольно радикально. Мы должны подумать."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "И те казаха "О, това е доста радикално. Трябва да си помислим."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "І вони відповіли: "Звучить досить радикально. Ми повинні подумати".
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "על משהו כזה והיינו נותנים לוח-בקרה."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "فقالوا، " حسناً، هذا تغيير جذري. ينبغي ان نفكر بالأمر."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "وقالوا : "أوه ، هذا هو نوع من الراديكالية ، وعلينا أن نفكر في ذلك".
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "私やチームのみんなは
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "私やチームのみんなは「やりましょうとは
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.A na druhé straně máme mezinárodní islámské extrémisty, kteří dělají to stejné ve svých společenstvích.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.Di sisi lain, kita memiliki ekstrimis Islam transnasional melakukan hal yang sama di masyarakat mereka.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.Em contrapartida, temos islamitas extremistas transnacionais a fazer a mesma coisa nas suas sociedades.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.다른 한 쪽에는, 세계적으로 자신들의 국가에서 똑같은 것을 하고 있는 이슬람 극단주의자들도 있습니다
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.Och på andra sidan har vi transnationella islamistiska extremister som gör detsamma i sina egna samhällen.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.Por otra parte, tenemos a los extremistas islámicos globalizados que hacen lo mismo en sus sociedades.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.Và mặt ngược lại, chúng ta có những tín đồ Hồi giáo cực đoan cũng đang làm điều tương tự với cộng đồng của họ.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.Από την άλλη, βλέπουμε υπερεθνικούς ισλαμιστές εξτρεμιστές να κάνουν ίδιο στις κοινωνίες τους.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.ומנגד, יש לנו מוסלמים קיצוניים על-לאומיים שעושים אותו הדבר בחברות שלהם-עצמם.
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.وعلى الجانب الآخر ، هناك متطرفون إسلاميون في دول كثيرة يفعلون الشيئ ذاته من خلال مجتمعاتهم الخاصة .
Ve diğer tarafta, bizim ulusaşırı radikal İslamcılarımız aynı şeyi kendi toplumlarında yapıyorlar.イスラム原理主義者も 自分たちの社会で 同様のことを行っています つまり 地域に根差した集まりが連携することで
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.A keď prídete s plánom ako to zmeniť, ľudia vás považujú za radikála.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Dacă faci un plan să schimbi ceva, oamenii te consideră radical.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.En als je met een plan komt, vindt men je al snel radicaal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Och om man kommer på en idé för att ändra detta blir man betraktad som radikal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Og hvis man kommer med en plan til at ændre tingene, så bliver man anset for at være radikal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Và nếu bạn nghĩ ra một kế hoạch nào đó để thay đổi mọi thứ, người khác sẽ coi bạn là kẻ cấp tiến.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Wenn man einen Plan erstellt, um Dinge zu verändern, dann empfinden die Menschen einen als radikal.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.Και αν έχεις κάποιο σχέδιο για να αλλάξεις τα πράγματα, ο κόσμος θα σε θεωρήσει ριζοσπαστικό.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.А если кто-то придумает план изменений, его посчитают радикалом.
Ve eğer bir şeyleri değiştirebilecek bir plan ortaya koyacak olsanız, İnsanlar sizi "radikal" ilan ediyorlar.І якщо ви придумали план, як змінити стан речей, люди вважатимуть вас радикалом.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.A potom tá druhá lekcia, radikálny, taktický posun.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Aztán itt van a második lecke, a radikális szemléletváltás.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Dan pelajaran kedua, perubahan taktik radikal.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Depois, a segunda lição foi a mudança tática radical.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Druga ważna rzecz, której się nauczyłem, to radykalna taktyczna zmiana.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.En vervolgens de tweede les: de radicale, tactische verandering.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.In potem druga lekcija, radikalen, taktičen premik.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.그리고, 두번째로 얻은 교훈은 근본적인 전략의 변경에 관한 것입니다.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.La deuxième leçon maintenant : le changement tactique radical.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Poi la seconda lezione, il cambiamento radicale di tattica.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Şi a doua lecţie, schimbarea radicală a tacticii.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Und dann die zweite Lektion, die radikale Veränderung meiner Taktik.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Và bài học thứ 2, sự thay đổi chiến lược căn bản.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Y luego la segunda lección, el cambio radical de táctica.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Το δεύτερο πράγμα που έμαθα, ήταν η ριζική αλλαγή στρατηγικής.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.А после - вторият урок, радикалната, тактична промяна.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.Другим уроком стала порада про докорінну зміну тактики.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.И, наконец, второй урок - радикальная смена тактики.
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.כשנולדתי, אוכלוסית העולם הייתה 3.5 ביליון אנשים
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.والدرس الثاني التحوّل الجذري والتكتيكي
Ve ikinci ders ise, radikal, akıllıca planlanmış bir değişim.今日は皆さんにお願いに来ました 皆さんが実行できる根本的見直しで
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Empecemos con los aumentos radicales en la eficiencia de los recursos.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Et commençons par l'accroissement radical du rendement des ressources.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Hãy bắt đầu với sự gia tăng cơ bản trong hiệu quả sử dụng tài nguyên.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Inizierò con l'aumento radicale di efficienza nell'uso delle risorse.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Kezdjük az erőforrás-hatékonyság radikális emelésével.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.자원 효율에서의 근본적인 증가로 시작을 해보도록 하죠.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Låt oss börja med radikala förbättringar inom resursanvändning.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Mari kita mulai dari peningkatan efisiensi sumber daya secara radikal.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Să începem cu creşterile radicale în utilizarea eficientă a resurselor.
Ve kaynak verimliliğinde radikal artışlarla başlayalım.Und los gehts mit radikaler Steigerung an Ressourceneffizienz.