Ve bu çok radikalce bir hareketti.І це було справді радикальним рішенням.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Это было довольно радикальным шагом.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.וזה היה מעשה רדיקלי מאד לעשותו.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.وذلك كان شيئا جذرياً بالحق .
Ve bu çok radikalce bir hareketti.当時は啓蒙時代だったことも
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.A to nedělají jen islamističtí extrémisté.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Bukan hanya ekstrimis Islam yang melakukan hal ini.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.E non sono stati solo gli estremisti islamici ad aver fatto ciò.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Il n'y a pas que les extrémistes islamistes qui faisaient ça.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Islamscy ekstremiści nie byli jedynymi, którzy to zrobili.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.그리고 이슬람교 극단주의자들만 그렇게 한 것이 아닙니다
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Não eram só os islamitas extremistas que faziam isso.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Niet alleen islamistische extremisten deden dat.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Och det är inte bara islamistiska extremister som gör så här.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Og det var ikke bare islamister, der gjorde det.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Şi nu doar extremiştii islamişti au făcut asta.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Und nicht nur die islamistischen Extremisten taten dies.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Và không chỉ các tín đồ Hồi giáo cực đoan làm điều này.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.Δεν το έκαναν μόνο οι ισλαμιστές εξτρεμιστές αυτό.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.И не само ислямските екстремисти правеха това.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.И это делали не только исламистские экстремисты.
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.ולא רק מוסלמים קיצוניים עשו זאת,
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.وليس فقط المتطرفون الإسلاميون فعلوا ذلك .
Ve bunu yapanlar sadece radikal İslamcılar değildi.昨今のヨーロッパを包む
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Dan karena itu, tidak cukup dengan inovasi bertahap, tapi harus dengan inovasi radikal.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.E quindi, non stiamo parlando di innovazione incrementale, stiamo parlando di innovazione dirompente.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Et par conséquent, on ne parle pas d'innovation incrémentale, on parle d'innovation de rupture.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Het draait niet om incrementele innovatie, maar om baanbrekende innovatie.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.I dlatego, nie mówimy o innowacji przyrostowej, skupiającej, mówimy o innowacji rozpraszającej.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.이윤을 창출하기 위한 혁신이 아니라 분배를 위한 혁신이 되어야 합니다.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Și de aceea, nu vorbim de inovație treptată, vorbim despre inovație disruptivă.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Tudíž nemluvíme o přírůstkové inovaci, ale o rozvratné inovaci.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Und daher sprechen wir nicht über inkrementelle Innovation, wir sprechen über durchschlagende Innovation.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Và vì thế bạn không nói về sự sáng tạo đang phát triển mà là sự sáng tạo mang tính đột phá.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Y, por ende, no hablamos de innovación incremental sino de innovación disruptiva.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.Следователно, не иде реч за постепенна иновация, а за разбиваща.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.ולכן, לא מדובר בחדשנות הדרגתית, מדובר בחדשנות מהפכנית.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.أنت لا تتحدث عن الابتكار التراكمي ، بل عن الابتكار الثفكيكي.
Ve bu yüzden, aşamalı yenilikten bahsetmiyoruz, radikal bir yenilikten bahsediyoruz.破壊的なイノベーションを起こさねばなりません 従来とは全く異なる方法で
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "A oni na to: "Oj, to dość radykalne. Musimy to przemyśleć".
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Dan mereka berkata, "Wah, ini radikal. Kami harus memikirkannya."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "De sagde, "Åh, det er radikalt. Vi må lige overveje det."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "E eles disseram: "Isso é meio radical. Precisamos pensar sobre isso."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "E eles: "Isso é um bocado radical. Vamos pensar no assunto."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "E loro hanno detto: "Oh, questo è un po' radicale. Dobbiamo pensarci".
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "És azt mondták: "Ó, ez elég radikális. Át kell gondolnunk."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Iar ei au zis: "Oh, asta e destul de radical. Trebuie să ne gândim la asta."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Ils ont dit : " Oh, c'est un peu radical. Nous devons y réfléchir. "
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Ja he sanoivat: "Ai jaa, tuo on aika radikaalia. Pitää miettiä."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "그가 말했죠. "오, 이건 근본적인 것이로군요. 생각해 봐야만 하겠네요."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Och de sade, "Åh, det är typ av radikala.
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Och de sa: "Det var ganska radikalt. Det måste vi fundera på."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Oni povedali, "To je trochu radikálna zmena. Porozmýšľame o tom."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Řekli mi, že to je docela radikální a že o tom musí přemýšlet.
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Und sie sagten, "Oh, das ist schon ziemlich radikal. Darüber müssen wir nachdenken."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Và họ nói, "Ồ, điều này có vẻ hơi bị tiến bộ quá. Chúng tôi cần phải suy nghĩ đã."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Y contestaron: "Bueno, esto es un poco radical. Tenemos que pensarlo."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Zij zeiden: "Dat is nogal radicaal. We moeten erover nadenken."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "Και είπαν, "Αυτό είναι κάπως ριζοσπαστικό. Πρέπει να το σκεφτούμε."
Ve dediler ki, " Bu biraz radikal.Bununla ilgili düşünmeliyiz. "И они ответили: "Это довольно радикально. Мы должны подумать".