Sınır Ötesi İşbirliğine yönelik yeni, daha radikal bir yaklaşımUma abordagem nova e mais radical para a cooperação transfronteiriça
Sınır Ötesi İşbirliğine yönelik yeni, daha radikal bir yaklaşımΝέα piιο ριζοσpiαστική piροσέγγιση για τη διασυνοριακή συνεργασία
Sınır Ötesi İşbirliğine yönelik yeni, daha radikal bir yaklaşımНов, по-радикален подход към трансграничното сътрудничество
Sonrasında en radikal elementler - en radikal solcular - özellikle de Jacobinler ,그래서 가장 급진적인 부류였던, 가장 급진적인 좌파의 부류였던 특정한 자코뱅 단원들이, 그들이 탄원서를
Sonrasında en radikal elementler - en radikal solcular - özellikle de Jacobinler ,و هكذا بدأ أكثر العناصر راديكالية ، أكثر العناصر راديكالية و يسارية و خصوصا جماعة "اليعقوبيين" بدأوا في
Sonrasında en radikal elementler - en radikal solcular - özellikle de Jacobinler ,特に、ジャコバン党だね。こうしたグループが、 シャン・ド・マルスで、王室の廃止を求めて
Sonuç olarak kısıtlayıcı bu bakış açısından kurtulmalıyız. Daha farklı ve daha radikal düşünmeye başlamalıyız.In conclusione, dobbiamo allontanarci dal riduzionismo e iniziare a pensare in modo radicalmente diverso.
Tabi ki bu bir radikal bir önermedir.극히 짧은 시간내에 조달할 수 있을 것입니다.
Tabi ki bu bir radikal bir önermedir.lub w niezwykle ograniczonym zakresie.
Tabi ki bu bir radikal bir önermedir.או תוך זמן קצר להפליא. זוהי הצעה רדיקלית,
Tabi ki bu bir radikal bir önermedir.أو بزمن توريد قصير جدا
Tabi ki bu bir radikal bir önermedir.これは極端な提案で
Tamam mı? Radikal, hafif değil.아시겠습니까? 급진적이라는 것은 조금이 아닙니다.
Tamam mı? Radikal, hafif değil.Radical, pas subtil.
Tamam mı? Radikal, hafif değil.בסדר? קיצוני, לא עדין.
Tamam mı? Radikal, hafif değil.جذري .. حسناً
Tamam mı? Radikal, hafif değil.微妙な変化 熱湯が水になったり
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,충분히 필요한 만큼의 주도권 말입니다.
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,Một lượng triệt để về sự tự quản,
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,Radikaalinen määrä itsenäisyyttä.
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,Radykalnie dużo autonomii.
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,Tingkat otonomi yang radikal.
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,Εντάξει; Ριζοσπαστικές δόσεις αυτονομίας.
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,כמויות קיצוניות של אוטונומיה.
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,حسنا؟ كميات راديكالية من الاستقلالية،
Tamam mı? Radikal miktarda özerklik,そしてGoogleでは よく知られている通り
Toprak reformu merkez noktayı oluşturuyordu. Arbenz radikal olmaktan uzaktı.Arbenz bukan radikal
Ve al Qaeda'nın Taliban içerisindeki radikal müttefikleri acımasız bir isyan sürdürdü.A extrémisti al Qaedy a spojenci vrátane Talibanu viedli brutálne povstania.
Ve al Qaeda'nın Taliban içerisindeki radikal müttefikleri acımasız bir isyan sürdürdü.Et les alliés extrémistes d'Al Qaida parmi les Talibans ont mené une insurrection brutale.
Ve al Qaeda'nın Taliban içerisindeki radikal müttefikleri acımasız bir isyan sürdürdü.그리고 탈레반 내부의 알 카에다의 극단주의자 동맹은 심각한 내란을 겪었습니다.
Ve al Qaeda'nın Taliban içerisindeki radikal müttefikleri acımasız bir isyan sürdürdü.Und al-Qaidas extremistische Alliierten innerhalb dem Taliban führten einen brutalen Aufstand.
Ve al Qaeda'nın Taliban içerisindeki radikal müttefikleri acımasız bir isyan sürdürdü.Y los aliados extremistas de Al Qaeda dentro del Talibán han lanzado una insurgencia brutal.
Ve al Qaeda'nın Taliban içerisindeki radikal müttefikleri acımasız bir isyan sürdürdü.しかし、3年間で流れが変わりました。
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Acho que a arquitetura é assim, é radical.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Das ist was die Architektur auszeichnet; das Radikale.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Et je pense que l'architecture c'est ça, c'est radical.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Io penso che questo sia l'architettura, radicale.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.건축은 급진적인 것입니다.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.S azt gondolom, hogy ez az, ami maga az építészet, radikális.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Şi cred că aşa e arhitectura, radicală.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Taka właśnie jest architektura.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Và tôi nghĩ kiến trúc chính là sự khác biệt.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Y creo que la arquitectura es eso, es radical.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.Мисля, че архитектурата е такава - тя е радикална.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.וזו לדעתי הארכיטקטורה. היא רדיקלית.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.وهذا ما أظنه العمارة...هي جذرية
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.死んだ姿をホルムアルデヒドで保存する
Ve bu çok radikalce bir hareketti.A fost un lucru foarte radical.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Dat was echt radicaal om te doen.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.E isso foi realmente radical.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Eso fue algo muy radical.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Et c'était une action très radicale.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.그것은 무척 급진적인 것이었습니다.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Och det var verkligen radikalt.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.To bola veľmi zásadná vec.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.To było naprawdę radykalne posunięcie.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Una presa di posizione davvero radicale.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Und das war sehr radikal.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.Và đó thực sự là một việc rất cấp tiến.
Ve bu çok radikalce bir hareketti.А това наистина било радикално.