10:31'de alçalmaya başlayan uçak, 10:40'ta radardan kayboldu.О 10:31 літак почав зниження прискореними темпами.
Sharnhorst'un radarı bozulmuş ve görsel temasla ateş etmek zorunda kalmıştır.Ударне угруповання Вермахту було виснажене і знекровлене.
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.Місце знаходження: Авдіївка, залізнична станція Авдіївка.
Her iki posizyon da radara 360° kapsama alanı sağlar.Кожен з них оснащений радарною станцією «тип 283» .
İki radar sistemi arasındaki karşılştırmalı uçuşlar aynı yılın Mart ayında başlayıp Temmuz ayında sona erdi.Porovnávací letové testy obou radarů byly prováděny od března do července téhož roku.
Bu sistem TADIL-A Link-11' in radar bilgisinin yüksek hızda dağıtımı ilavesiyle iyileştirilmiş halidir.Tento systém posílil systém TADIL-A Link-11 s vysokorychlostní výměnou radarových informací.
E-3A JT3D motorları ve AN/APY-1 radarı ile donatılmış üretim modeli.E-3A Sériová verze s motory TF33 a radarem AN/APY-1.
Sergilediği yüksek performans ile antrenörlerin radarına girdi.Za své úspěchy vděčil trenérům R.
AS-11 Kilter anti-radar füzelerini taşıyabilir.Letoun mohl nést rovněž protiletadlové řízené střely R-3.
Burada iken genç Arthur C. Clarke, RAF radar teknisyeni, ile karşılaştı.Acolo, l-a întâlnit pe tânărul Arthur C. Clarke, care era tehnician radar la RAF.
Clarke 1941-1946 yılları arasında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde radar eğitmeni ve teknisyeni olarak çalıştı.Clarke a servit în Royal Air Force ca instructor de radar și tehnician între anii 1941 - 1946.
Würtzburg radarı operatörü olarak başvurur ve göreve alınır.Radarele Würzburg urmau să fie introduse în serviciu.
Adaya yaklaşının radarlar tarafından tespit edilmediğine inanıyordu fakat tespit edilmişti.Frecvența folosită de aceste stații radar nu fusese detectată de germani și ca atare nu fusese bruiată.
1998 yılından bu yana, Globus II olarak adlandırılan bir radar kurulumuna ev sahipliği yapmaktadır.Din 1998 este instalată aici stația Globus II, parte a sistemului defensiv al NATO.
Testler sonucunda, üretilecek uçakta Westinghouse radar sistemi kullanılmasına karar verildi.Az értékelések eredményeként az új légtérellenőrző repülőgéphez a Westinghouse radarját választották ki.
İkizi Venera 15 ile birlikte Venüs yüzeyinin radar haritasını çıkarmaya başladı.A szovjet Venyera–15 űrszonda megkezdi a Vénusz felszínének radartérképezését.
SB2C-4E SB2C-4s'e APS-4 radar eklenmiştir.SB2C–4E Az SB2C–4 változat APS–4 radarral felszerelve.
Bir tanesine Westinghouse, diğerine Hughes radarı takılmıştır.Az egyik radart beszállító cég a Westinghouse, a másik a Hughes volt.
Avustralyalılar yerel radar setlerini kurmaya hazırlanıyorlardı.A japánok megengedték a raboknak, hogy derítőket és öntözőcsatornákat építsenek.
Radarları aynı anda 100 hedefi takip edip aynı anda 12 hedefe kilitlenme yeteneğine sahiptir.Képes hat cél egyidejű nyomonkövetésére és 3 rakéta egyidejű vezérlésére.
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.Az Irány Okido! szinkronhangjai.
110-111) 1943’ten 1945’e: Slater radarın önemi üzerine çalışmak için izin aldı.1933–1946: FD Ptuj 1946–1950: ŠD Drava Ptuj 1950 óta jelenlegi nevén szerepel.
Atış kontrol düğmesi radardadır.Előretüremkedő kidudorodás a radaron.
Harpy radar sistemlerini yok etmek için tasarlanmıştır.A repartíciós mozdonyok Hardy-rendszerű légűrfékhengerét leszerelték.
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.Tekniikan viestintä Rahola Oy.
AN/APG-71 radarı ile donatılan F-14D Super Tomcat, 9 Şubat 1980'de ilk uçuşunu yaptı.AN/APG-71-tutkajärjestelmällä varustettu F-14D lensi ensilentonsa marraskuussa 1987.
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.Naginataa harjoitellaan myös rytmisenä joukkuelajina.
ACAR, ASELSAN tarafından tasarlanan ve üretilen bir gözetleme radarıdır.Athlon on AMD:n suunnitteleman ja valmistaman suoritinsarjan tuotemerkki.
Çalışma sistemi hemen hemen aynıdır fakat, radar ses dalgaları yerine radyo frekansları kullanır.Lidar toimii kuten tutka, mutta siinä käytetään radioaaltojen sijaan lasersädettä.
Hughes Aircraft radar sistemleri üzerine çalıştı.Amerikkalaisten koneet kiertelivät Fuchsin traktorien yllä.
Avustralyalılar yerel radar setlerini kurmaya hazırlanıyorlardı.Οι Αυστριακοί είχαν αναπτύξει υποδομές ώστε να εκμεταλεύονται τους φυσικούς πόρους.
Ayrıca kulakları radar olarak görev yapmaktadır.Επίσης διαδραματίζει ρυθμιστικό ρόλο στη λειτουργία των νεφρών.
Radarr en iyi arkadaşıdır.Ο καλύτερος φίλος του Ρω είναι ο Λάμπι.
Adaya yaklaşının radarlar tarafından tespit edilmediğine inanıyordu fakat tespit edilmişti.Ανακαλύφθηκε κοντά στο Αστεροσκοπείο, αλλά δεν ερευνήθηκε.
10:31'de alçalmaya başlayan uçak, 10:40'ta radardan kayboldu.Flight 93 styrtede ned kl. 10:10.
Adaya yaklaşının radarlar tarafından tespit edilmediğine inanıyordu fakat tespit edilmişti.San Francisco registerede de japanske skibe på radaren, men Scott blev ikke informeret om kontakten.
Resmi olarak önceleri bunlar "radar kalibrasyon uçağı" olarak tanımlanmaktaydı.Disse flyene ble tidligere offisielt beskrevet som «Radarkalibreringsfly».
Ayrıca basit radar aktarıcı ile patent almıştır.Hun ble også utstyrt med et komplett radarsystem.
Bu savaş dünya tarihine radarların kullanıldığı ilk savaş olarak geçti.Dette var den siste krigen i verdenshistorien hvor det har blitt brukt propellfly.
Radar Online (İngilizce).Radar Malang Online (dalam bahasa Inggris).
Testler sonucunda, üretilecek uçakta Westinghouse radar sistemi kullanılmasına karar verildi.Stasiun ini menggunakan persinyalan elektrik produksi Westinghouse Rail Systems.
Harpy radar sistemlerini yok etmek için tasarlanmıştır.Harpy dirancang untuk sistem radar menyerang dan dioptimalkan untuk peran SEAD.
AGM-45 Shrike, radar vericilerini imha ve home için yapılmış havadan atılan anti-radyasyon füzesi.AGM-45 Shrike adalah rudal anti-radiasi Amerika yang dirancang untuk radar anti-pesawat.
10:31'de alçalmaya başlayan uçak, 10:40'ta radardan kayboldu.Kontak dengan pesawat hilang pada 10:28.
Böylece düşman gemilerinin radarlarına yakalanma ihtimali azaltılmıştır.Kemampuan untuk menangkis armada kapal perusak musuh.
İlk uygulamaları kutuplu radar istasyonlarının radar sinyalleriydi.I) merupakan seri pertama dari radar penjejak sasaran buatan Inggris.
"Vega-M" radarı Moskova 'da MNIIP tarafından geliştirilmiş ve NPO Vega-M tarafından üretilmiştir.Radar "Vega-M" được thiết kế bởi MNIIP, Moscow, do NPO Vega-M chế tạo.
"Vega-M" radarı 230 kilometre menzil içindeki 50 farklı hedefi aynı anda izleyebilmektedir."Vega-M" có khả năng truy dõi tới 50 mục tiêu đồng thời trong khoảng cách230 km.
PVO'nun kendine ait komuta merkezi, askeri okulları, radar ve ses birimleri vardır.PVO có một chuỗi các bộ tư lệnh, trường học, hệ thống radar và tram thăm dò.
Atış kontrol düğmesi radardadır.Tên lửa chống radar Armat.
1998 yılından bu yana, Globus II olarak adlandırılan bir radar kurulumuna ev sahipliği yapmaktadır.1998年より、町にはグローバスIIという名のレーダーが配備されている。
T-50-3 bir AESA radarı ile uçan ilk öncül üretim oldu.第3試作機(T-50-3)は、AESAレーダーを搭載して飛行した最初の試作機だった。
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.フライヤ (レーダー) - 地上対空レーダー。
SACLOS sisteminin ilk bulunduğu zamanlarda en çok kullanılan yöntem radar sinyalleriydi.初期のシステムにおいてレーダーは最も一般的なSACLOS信号である。
Radar, RAdio Detection And Ranging (radyo ile tespit etme ve menzil tayini) sözcüklerinin akronimidir.Radarという単語は定着したアクロニムであり、英語のRadio Detecting and Ranging(電波探知測距) からきている。
Çünkü her halükarda uçak füzenin radar sinyaline yakalanacaktı.なぜなら対空任務においてレーダー信号はいつでも当たる。
Düşman hedeflerini yok etmek için güçlü bilgisayar ve radar teknolojisi kullanmaktadır.敵を捕捉するためのサーチレーダーおよびエネルギータンク。
İkincil radarA2レーサー。
Radarları aynı anda 100 hedefi takip edip aynı anda 12 hedefe kilitlenme yeteneğine sahiptir.レーダーはアクティブフェーズドアレイレーダーであり、100目標を追尾し、12目標を捕捉可能である。
İlk işlemsel FIA Radar uydusu, USA-215 veya NROL-41, 21 Eylül 2010 tarihinde fırlatıldı.USA-215またはNRO Launch 41 (NROL-41) は、2010年9月21日に打ち上げらたアメリカ合衆国のレーダー・イメージング偵察衛星であり、アメリカ国家偵察局(NRO)が運用中のものである。