Ana içeriğe geç
Sözlük

radar ile cümle

radar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Medya Radar.Missile aria-aria.
AS-11 Kilter anti-radar füzelerini taşıyabilir.È capace di sparare missili anticarro guidati AT-11 Sniper.
Uçuş ekibi bir pilot ve bir radar subayından oluşur.L'equipaggio comprendeva un pilota ed un copilota.
Görüntülenen cisim radarlara da yansımamıştı.Gli oggetti avvistati visualmente non furono però rilevati dai radar.
Her kulede ayrı bir radar istasyonu ve korumalı bir radar bulunmaktaydı.All'interno di ogni galleria a prova di bomba erano previsti un binario e un marciapiede ferroviario.
Saat 18:56'da ise 6.800 feet (2.100 metre) yükseklikteyken radardan kayboldu.L'ultimo contatto radar avvenne a 6 800 piedi (2 000 metri) alle 18:56.
"7 Secret Ways America's Stealth Armada Stays Off the Radar" (İngilizce).7 Secret Ways America’s Stealth Armada Stays Off the Radar (англ.), WIRED.
Under the Radar (İngilizce).Under the Radar (англ.)русск.
Radar sensörü, ESM sistemleri tarafından orta vadede algılanamayan bir FMCW telsizidir.Сенсор радара представляет собой FMCW трансивер, необнаруживаемый ESM системами среднего диапазона.
"Radar" ritmi ve sözleriyle Britney Spears'ın Grammy ödüllü şarkısı "Toxic"e benzemektedir.Песня по ритму и по тексту похожа на награждённый Грэмми сингл Бритни Спирс Toxic.
Radar Online (İngilizce).Radar Online (англ.)русск.
Her dört motorda bulunan jeneratörler radar için gerekli bir megawatt'lık gücü üretirler.2 генератора на каждом из 4 двигателей производят 1 мегаватт электроэнергии, потребляемой локатором.
Prince of Wales, Norfolk ve Suffolk ise peşlerinden gelerek radar temasını kaybetmemeye çalışıyorlardı.«Норфолк», «Саффолк» и «Принц Уэльский» продолжали преследовать немцев, сообщая об их расположении.
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.Rush Jet — Раш-истребитель.
AMRAAM füzelerinin burnunda hedefe kilitlenen bir radar vardır.В носовом обтекателе был установлен радар ASH.
İkincil radarТокаревка Вторая
Hayalet gemi, radara yakalanamayan gemi.Мореходные качества корабля Корабль без бортовой качки на волнении.
F-14'ün AN/AWG-9 atış kontrol radarı ile birlikte çalışır.AN/SPS-49ردار بحث بالجو.
Bütün bunlara rağmen uçaklar radara tümüyle yakalanmaz değil.بينما ظلت باقي الأنواع بدون أي رادار.
Deniz radarları; askeri ve ticari gemilerde kullanılır.ويستخدم هذا النطاق للرادارات الملاحة البحرية المدنية والعسكرية .
Radarları aynı anda 100 hedefi takip edip aynı anda 12 hedefe kilitlenme yeteneğine sahiptir.رادار جديد قادر على تعقب 14 هدفا في وقت واحد في حين يجري قادرة على مهاجمة في وقت واحد 6 من هؤلاء.
Uçuş ekibi bir pilot ve bir radar subayından oluşur.الطاقم يتكون من الطيار ومساعده.
Bu yeni silah radardı.مسدس الرادار .
Under the Radar (İngilizce).Under the Radar (em inglês).
Buna ek olarak, 15 Ekim 2014'te Jaz Sinclair, Radar'ın sevgilisi Angela olarak kadroya katıldı.Além disso, Jaz Sinclair foi escalado em 15 de outubro de 2014, como Angela, a namorada de Radar.
"Vega-M" radarı 230 kilometre menzil içindeki 50 farklı hedefi aynı anda izleyebilmektedir.O "Vega-M" é capaz de rastrear até 50 alvos simultaneamente em um raio de 230 quilômetros.
Grup, NME Awards 2004'te, Kasım 2003 yılında ilan edilen "Phillip Hall Radar Award" ödülünü kazandı.A banda ganhou o "Phillip Hall Radar Award" no NME Awards de 2004, anunciado em novembro de 2003.
Radar Online (İngilizce).Radar Online (em inglês).
"Vega-M" radarı Moskova 'da MNIIP tarafından geliştirilmiş ve NPO Vega-M tarafından üretilmiştir.O radar "Vega-M" foi projetado pela MNIIP, Moscou, e produzido pela Vega Radio Engineering Corporation.
Medya Radar.Rap Radar.
Harpy radar sistemlerini yok etmek için tasarlanmıştır.Os Bomb Racks são equipados com sistema de ejeção.
Ona benzer diğer sistem ise radardır.Outro importante meio de detecção é o radar.
Kuyruk "stinger" Phazotron N-012 geri dönük radarına ev sahipliği yapar.Na cauda, no ferrão, possuí um radar Phazotron N-012 para varreduras.
Böylece düşman radarlarına karşı çok etkili olabiliyor.Além disso possuem uma capacidade singular de se manterem invisíveis aos radares inimigos.
İletişim sistemlerinde kullanıldığı gibi radarlarda da bulunur.Manobras similares foram observadas nos radares.
Günümüzde bombardıman uçaklarının radar izi çok düşük olan tipleri kullanılmaktadır.Atualmente este tipo de mísseis é extremamente letal.
Her kulede ayrı bir radar istasyonu ve korumalı bir radar bulunmaktaydı.In elke afdelingsstaf werd nog een radartoestel in reserve gehouden.
Demir Kubbe'nin radarı.Met Jaap Groot.
PVO'nun kendine ait komuta merkezi, askeri okulları, radar ve ses birimleri vardır.De eenheid had haar eigen lijn van commando, scholen en radar.
Hayalet gemi, radara yakalanamayan gemi.Een spookschip is een niet-aangemeerd schip zonder levende opvarenden.
Radar Temelleri Radar ile ilgili Türkçe bilgiRadarverklikker Ontwikkeling van de radar in Duitsland
Roket Kulesi: İhtiyaç: Gelişmiş İnşaat Alanı ve Radar Kullanım: Savunma binasıdır.Left Turret, Right Turret, and Moat: extra verdedigingsbouwwerken.
II. Dünya Savaşı sırasında, kraliyet hava kuvvetleri bünyesinde radar teknisyeni olarak görev almıştır.Bij de Royal Air Force bediende hij een radarsysteem.
Uçuş ekibi bir pilot ve bir radar subayından oluşur.Załoga składała się z pilota i operatora radaru.
UÇAK: Radar yönü Oshima lütfen.PMT Linie Kolejowe Sp. z o.o.: Instrukcja sygnalizacji kolejowej Le-1.
II. Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık Hava Kuvvetleri adada bir radar istasyonu kurmuştur.Podczas II wojny światowej na półwyspie stacjonowała baza lotnicza RAF.
TSİ 04.48'de uçak radarlardan çıktı.O godzinie 4:11 samolot zniknął z radarów.
Under the Radar (İngilizce).The Radar People (ang.).
Çünkü her halükarda uçak füzenin radar sinyaline yakalanacaktı.W dziobie samolotu miała znajdować się antena radaru.
Sergilediği yüksek performans ile antrenörlerin radarına girdi.Zdaje sobie sprawę z ryzyka, jakim jest trening z meteorem.
Özellikle ben; duygusal radarımı bu şarkıdan ayırıyorum, yoksa çalamam.Mogę ją grać z tonami muzycznymi za mną lub tylko i wyłącznie na pianinie.
Ancak bu zikzaklar sırasında kısa bir süre için radar menzilinden çıkıyordu.Około tego okresu został wyposażony w radar.
Bütün bunlara rağmen uçaklar radara tümüyle yakalanmaz değil.Poza tym nie wszystkie procesy pogodowe prowadzące do powstania tornad zostają wychwycone przez radar.
Buna ek olarak, ileti teknolojili aviyonik sistemler olan radar, EW ve özsavunma sistemleri yüklenmiştir.Poza tym zmodernizowano systemy elektroniczne, radar i komputery pokładowe.
Her iki posizyon da radara 360° kapsama alanı sağlar.Det gör att radarn har 360° täckning.
AS-11 Kilter anti-radar füzelerini taşıyabilir.T-14 kan använda luftvärnsmissiler.
Radar ile hedefini arar ve tespit eder.En radar skall upptäcka målet.
Bu radarların ve kıyı emniyeti botların bakımları İsrail tarafından sağlanmaktadır.Den amerikansk-israeliska axeln garanterar parametrarna.
AİM-54 Phoenix, ABD tarafından yapılan radar güdümlü uzun menzilli hava-hava füzesidir.AIM-54 Phoenix är en jaktrobot med lång räckvidd som användes av USA:s flotta.
Her dört motorda bulunan jeneratörler radar için gerekli bir megawatt'lık gücü üretirler.2 генератори на кожному з 4 двигунів виробляють 1 мегават електроенергії, споживаної локатором.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod