Ana içeriğe geç
Sözlük

ra ile cümle

ra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un raporu yazmayı bitirmek için gerçekten yeterli zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom really has enough time to finish writing the report.
Bu raporda ismimi istemiyorum.I don't want my name on this report.
Ben senin benim raporumdan mutlu olacağına şüphe ederim.I doubt you will be happy with my report.
Rahatlamak için içerim.I drink to relax.
Randevuna gitmeni bekliyorum.I expect you to keep the appointment.
Senin yanında kendimi çok rahat hissediyorum.I feel very comfortable with you.
Çok rahat hissediyorum.I feel very relaxed.
Raporunu bitirmesi için Tom'a biraz daha para verdim.I gave Tom a little more time to finish his report.
Geçen cuma akşamı Mary ile bir randevum vardı.I had a date with Mary last Friday evening.
Bu sabah bir diş hekimi randevum vardı.I had a dentist's appointment this morning.
Dün sabah doktorla randevum vardı.I had a doctor's appointment yesterday morning.
Geçen haftasonu harika bir randevum vardı.I had an amazing date last weekend.
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.I had my headphones on so I didn't hear Tom enter the room.
Tom'a raporu yeniden yazdırmak zorunda kaldım.I had to have Tom rewrite the report.
Seni rahatsız etmeyi sevmiyorum ama kapıyı kapatır mısın?I hate to bother you, but would you mind closing the door?
Kitabın rakibi ikinci sayfada tanıtıldı.The antagonist of the book was introduced on the second page.
Filmde rakip olmamıza rağmen, onun karakterini sevdim.Despite being the antagonist in the movie, I liked her character.
Uzun sürüşlerde, bir sedan bir kamyonetten daha rahattır.For long drives, a sedan is more comfortable than a pickup truck.
Bu rahipler manastırın içinde yaşar.These monks live inside the monastery.
Ranzalar, alandan kazanmanın bir yoludur.Bunk beds are a way to save space.
Her şeye rağmen, sanırım bu fena değil.In spite of everything, I think it's not bad.
Lütfen rahatsız etmeyin!Please do not disturb!
İki kez bir çift hap almış olmama rağmen baş ağrım geçmedi.Although I had twice taken a pair of pills, my headache did not go away.
İki kez iki hap almama rağmen, baş ağrım hâlâ geçmedi.Although I had taken two pills two times, my headache did not go away.
Cüsselerine ve ağırlıklarına rağmen, su aygırları hızla yüzebilir.Despite their bulk and weight, hippos can swim rapidly.
Cuma günü bir randevum var.I have a date on Friday.
Yarın gece bir randevum var.I have a date tomorrow night.
Saat 2.30'da bir dişçi randevum var.I have a dentist appointment at 2:30.
Okuyacak çok sayıda raporum var.I have a dozen reports to read.
Başka bir randevum var.I have a prior engagement.
Yarın sabah verecek bir raporum var.I have a report to give tomorrow morning.
Neredeyse bu raporu bitirdim.I've almost finished this report.
Bu sabah bir randevum var.I have an appointment this morning.
Tom'la bir randevum var.I have an appointment with Tom.
Göz randevum var.I have an eye appointment.
Raporunu okuyordum.I've been reading your report.
Raporu henüz bitirmedim.I haven't finished the report yet.
İlk randevumuzu unutmadım.I haven't forgotten our first date.
Bu gece bir randevum var.I've got a date tonight.
Bu raporu yazmayı bitirmek için iki saatim var.I've got two hours to finish writing this report.
Rakamlarla aram hiçbir zaman iyi olmamıştır.I've never been good with figures.
Daha önce tam senin gibi birine hiç rastlamadım.I've never met anyone quite like you before.
Raporu okudum.I've read the report.
Bu öğleden sonra bazı randevularım var.I have some appointments this afternoon.
Bir rapor dosyalamalıyım.I have to file a report.
Bunu rapor etmeliyim.I have to report this.
O raporu yazmak için yardım ettim.I helped write that report.
Seni rahatsız etmediğimizi umuyorum.I hope we're not bothering you.
Umarım burada rahat edersin.I hope you'll be comfortable here.
Umarım çok rahatsız değilsindir.I hope you're not too uncomfortable.
Ben onunla ilgili rahat hissetmiyorum.I don't feel comfortable with that.
Tanışma randevularına gitmem.I don't go on blind dates.
Raporumu yazarken yardıma ihtiyacım yok.I don't need help writing my report.
Tom'un partisinde biraz rahatsız hissettim.I felt a bit uncomfortable at Tom's party.
Artık seni rahatsız etmeyeceğim.I won't be bothering you anymore.
Sizi bu gece daha fazla rahatsız etmeyeceğim.I won't bother you anymore tonight.
Bunu Tom'a rapor etsem iyi olur.I'd better report this to Tom.
Ben zaten raporumu dosyaladım.I've already filed my report.
Bacaklarım acıyor olmasına rağmen bisikletime binmeye devam ettim.I kept riding my bicycle even though my legs were hurting.
Raporu öğleden önce bitirmem gerektiğini biliyordum.I knew I had to finish the report before noon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod