Ana içeriğe geç
Sözlük

ra ile cümle

ra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Biz oldukça rahatız.We're quite comfortable.
Acele etmene rağmen, sen hazır değilsin.Although you rushed, you're not ready.
Onların ikisi de rahatladılar.They both relaxed.
Onlar beni rahatsız ediyorlar.They bother me.
Rahatlamış görünüyorlardı.They looked relieved.
Onlar rakipsiz olacak.They'll be unbeatable.
Tom ragbi oynar.Tom plays rugby.
Rahat mısın?Are you comfortable?
Rahat mısınız?Are you relaxed?
Herkes rahat.Everyone's relieved.
Burada rahatım.I'm comfortable here.
Rahat değilim.I'm not comfortable.
Rahatsız değilim.I'm not uncomfortable.
Çok rahatım.I'm very comfortable.
Rasyonel değil.It isn't rational.
O rahatsız görünüyor.It looks uncomfortable.
O, rahatsızlık değildi.It wasn't harassment.
Bu bir randevu.It's a date.
Oldukça rahat.It's pretty cozy.
Bu çok rahatlatıcı.It's very relaxing.
Bu çok rahatsız.It's very uncomfortable.
Bir randevu al.Make an appointment.
Şimdi sadece rahatla.Now just relax.
Biraz rahatla.Relax a moment.
O çok rahatlatıcı.That's very comforting.
Raftan bir kitap alın.Take a book from the shelf.
Bu madde radyoaktif.This stuff's radioactive.
Rahatlamaya çalış.Try to relax.
Rahat değil miydin?Weren't you relaxed?
Rahatlar mısın?Would you relax?
Sadece rahatla.You just relax.
Rahatsız edilmiş görünüyorsun.You seem troubled.
Biz radyo dinliyoruz.We are listening to the radio.
Randevuna gittin mi?Did you keep your appointment?
O rastgele onları seçti.He chose them at random.
O, randevusuna gitmedi.He didn't keep his appointment.
O radyolar satar.He sells radios.
Onun doğum günü pazara rastlıyor.His birthday falls on Sunday.
Onun raporunda bazı hatalar fark ettim.I noticed some mistakes in his report.
Ben onların bu öğleden sonra bu radyoyu onaracaklarını düşünüyorumI think they'll fix the radio this afternoon.
Çantaları dikkatle rafın üzerine koyun.Put the suitcases carefully on the rack.
Dişçi bana saat yediye randevu verdi.The dentist gave me an appointment for seven o'clock.
Onlar berbat bir raket yaptı.They made a terrible racket.
Bu, onları evlendiren rahip.This is the priest who married them.
Bavulları raftan indirmeme yardım eder misin?Will you help me take the suitcases down from the rack?
Rapora daha fazla ayrıntı eklemek zorundasın.You have to add more details to the report.
Tom'u rahatsız etmeyin.Don't bother Tom.
Rahatınıza bakın. Çok vaktimiz var.Make yourselves comfortable. We have plenty of time.
İleride, bir eve rastladık.Farther on, we came upon a house.
Radyomuzun anteninin sabitlenmesi gerekiyor.The aerial on our radio needs fixing.
Onlar erkek kardeş olmalarına rağmen onlar küstü.Although they were brothers, they were not on speaking terms.
Can sıkıcı insanlar beni rahatsız ediyor.Annoying people irritate me.
Rahatsız mısın?Are you uncomfortable?
Bavul sizi rahatsız ediyor mu?Does this suitcase bother you?
Artık beni rahatsız etmeyin!Don't bother me any more!
Beni rahatsız etme!Don't disturb me!
Gitme. Sen bize rahatsızlık vermiyorsun.Don't go away. You're not bothering us.
Radyo antenini bağladılar mı?Have they connected the radio antenna?
O, doğru bir rapor verdi.He gave an accurate report.
O, her şeye rağmen istediğini aldı.He got what he wanted against all odds.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod