Ana içeriğe geç
Sözlük

ra ile cümle

ra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen radyoyu açar mısın?Please turn on the radio.
Lütfen, radyoyu aç.Please turn on the radio.
Lütfen radyoyu aç.Please turn on the radio.
TV ve radyo ile haber iletişimi artık çok yaygın.The communication of news by TV and radio is very common now.
Radyo çalışmaz.The radio will not work.
Radyo büyük bir buluş.Radio is a great invention.
Radyo, Marconi tarafından icat edilmiştir.The radio was invented by Marconi.
Radyoda doğal olarak konuşmak kolay değil.It is not easy to speak naturally on the radio.
Radyodaki pilleri değiştirmeliyim.I have to change the batteries in the radio.
Radyonun sesi kulaklarımızın üzerinde patladı.The blare of the radio burst upon our ears.
Lütfen radyonun sesini kıs.Please turn down the radio.
Radyonun sesini biraz aç.Turn the radio up a little.
Radyonun sesini aç. Duyamıyorum.Turn up the radio. I can't hear it.
Radyonun sesini kız.Turn down the radio.
Radyoyu kısar mısın?Could you turn down the radio?
Radyonun sesi çok yüksek. Biraz kısabilir misiniz?The radio is too loud. Can't you turn it down a little?
Radyonun sesi çok yüksek.The radio is too loud.
Radyo çalışmıyor.The radio doesn't work.
Radyodaki İngilizce programlarını dinlersen bedava İngilizce öğrenebilirsin.If you listen to English programs on the radio, you can learn English for nothing.
Radyo sesler tarafından rahatsız edilmektedir.The radio is disturbed by noises.
Radyonun sesini kıs.Turn the radio down.
Radyoya göre, yarın kar yağacak.According to the radio, it will snow tomorrow.
Radyoya göre, bir fırtınanın eli kulağında.According to the radio, a storm is imminent in the North.
Radyoda onun konferansını dinledik.We listened to his lecture on the radio.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Radyo sel olasılığı hakkında bizi uyardı.The radio warned us of the possibility of flooding.
Bu sabah radyodaki haberi duydun mu?Did you hear the news on the radio this morning?
Radyonun sesi çok yüksek. Sesi kısın.The radio is too loud. Turn the volume down.
Radyo biraz gürültülü.The radio is a bit loud.
Radyo haberleri ayrıntılı olarak yayınlıyor.The radio broadcast the news in detail.
Radyumu keşfeden Marie Curie idi.It was Marie Curie who discovered radium.
Raketi sıkı tut.Hold the racket tight.
Raketleri kiralayabilir miyim?Can I rent rackets?
Ragbi bir açık hava oyunudur.Rugby is an outdoor game.
Ona yapmamasını söylememe rağmen o düşüncesine yapışmış.He stuck to his opinion though I told him not to.
Her şeye rağmen onu becerdin.You managed it after all.
Her şeye rağmen onu başardın.You managed it after all.
Rastgele roman okurdum.I used to read novels at random.
Eve gitmeden önce, rahatlamak için birkaç içki içerim.Before going home, I have a few drinks to relax.
Yatma zamanı geldi. Radyoyu kapat.It's time to go to bed. Turn off the radio.
Radyoyu biraz kıs.Turn the radio down a little.
Yatmanın zamanı geldi de geçti bile. Radyoyu kapat.It is time you went to bed. Turn off the radio.
Yeterli RAM'im yok.I don't have enough RAM.
Mary hastalığına rağmen çalışmaya devam etti.Mary kept on working in spite of her illness.
Herkes ona karşı çıktı fakat her şeye rağmen Mary ve John evlendi.Every one opposed it, but Mary and John got married all the same.
O, şömine rafında.It's on the mantelpiece.
Marconi radyoyu icat etti.Marconi invented the radio.
Maria'nın rahmetli kocası bir kemancıydı.Maria's late husband was a violinist.
Maya rahipleri astronomi hakkında çok şey öğrendiler.Maya priests learned much about astronomy.
Rahibe Teresa'ya Nobel ödülü verildi.Mother Teresa was given the Nobel prize.
Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.Mother Teresa was a Catholic nun who lived and worked in Calcutta, India.
Rahibe Teresa, 1910 yılında Yugoslavya'da doğdu.Mother Teresa was born in Yugoslavia in 1910.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Michael, bu, babanın ve benim ilk randevumuzun olduğu restorandır.Michael, this is the restaurant where your father and I had our first date.
Mike'ın güzel bir raketi var.Mike has a nice racket.
Mike işini çok sevmesine rağmen, iyi para getirmiyor.Though Mike likes his job very much, it does not pay well.
Mike ona bir araba alması için her zaman babasını rahatsız ediyor.Mike is always nagging his father to buy him a car.
Mike rahatsız edilmemesini istedi.Mike asked that he not be disturbed.
Mike rahatsız edilmemesini rica etti.Mike asked that he not be disturbed.
Dün Mike'ın aldığı bu raketti.It was this racket that Mike bought yesterday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod