Ana içeriğe geç
Sözlük

ra ile cümle

ra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Oturdu ve radyo dinledi.He sat and listened to the radio.
Onun yer verdiği tartışmaya rağmen, sorun hâlâ çözülmemiş kalmaya devam ediyor.In spite of the controversy it aroused, the question still remains open.
Seni neyin rahatsız ettiğini anlamıyorum.I don't understand what's bothering you.
Beni rahatsız etme.Get a life.
Ben parkta Ken'e rastladım.I ran into Ken at the park.
Bu bir rahatlama.That's a relief.
Tom rapor yazdı.Tom wrote the report.
Tom artık seni rahatsız etmeyecektir.Tom won't bother you anymore.
Tom köpüklü su raftingine gitti.Tom went white-water rafting.
Tom onu duyduğuna rahatlamıştı.Tom was relieved to hear that.
Tom araba radyosunu açtı.Tom turned on the car radio.
Tom bu sabah okula giderken Mary'ye rastladı.Tom bumped into Mary this morning on his way to school.
Son zamanlarda birçok insan rahat geçinmeyi zor buluyor.Recently, many people are finding it hard to make a decent living.
Rahatsızlık verdiğimiz için özür dileriz.We apologize for the inconvenience.
Rahatsızlık için özür dileriz.We apologize for the inconvenience.
Yarın amcamla randevum var.I have a rendezvous with my uncle tomorrow.
Tom raporunu yeniden yazdı.Tom rewrote his report.
Tom'un geniş ve rahat bir yere ihtiyacı var.Tom needs some elbow room.
Tom, ertesi gün Mary ile buluşmak için randevu verdi.Tom made an appointment to meet Mary the following day.
Radyonun büyük bir destekçisi değilim.I'm not a big supporter of the radio.
Keşke bu raporları yapmak zorunda olmasam.I'd wish I wouldn't have to do these reports.
Zalim hükümetler sık ​​sık siyasi rakiplerini hapsederler.Tyrannical governments frequently imprison their political opponents.
O, her zaman randevularına sadıktır.He always keeps appointments.
Caddede ona rastladım.I met her in the street.
Banyo yap! Ardından kendini taze ve rahatlamış hissedeceksin.Have a bath! You'll feel fresh and relaxed afterwards.
Geçen hafta partide Mary'ye rastladım.I ran into Mary at the party last week.
Kütüphanede senin annene rastladım.I ran into your mother in the library.
Benim rahat bir evim var.I have a comfortable home.
Kar rahatlatmaya başladı.The snow has started to thaw out.
Tom genelde klasik rock çalan bir radyo istasyonunu dinler.Tom usually listens to a radio station that plays classic rock.
Bu insanlar rahatlıkla Esperanto konuşuyorlar, değil mi?These people speak Esperanto effortlessly, don't they?
Rakiplerinize saygı duymalısınız.You have to respect your rivals.
Ben hiç dindar değilim ama Latince Rabbin Duası'nı dinlemek beni ürpertir.I've never been religious, but hearing the Lord's Prayer in Latin makes me shudder.
Birbirlerini sevmelerine rağmen, ayrıldılar.Even though they love each other, they broke up.
Eski Mısırlılar, Güneş'in Tanrı Ra'nın gözü olduğuna inandılar.The ancient Egyptians believed that the Sun was the eye of the god Ra.
O haber raporu gerçeklerle tutarsız.That news report is inconsistent with the facts.
Senin pek çok ama pek çok, bitmeyen zihinsel sorunlarına rağmen seni seviyorum.I love you in spite of your many, but so many, infinite mental problems.
Malezya'nın altıncı başbakanı Dato 'Sri Najib Abdul Razak'tır.The sixth prime minister of Malaysia is Dato' Sri Najib Abdul Razak.
Neredeyse ona hiç rastlamam.I hardly ever run into him.
Onun beni rahatsız etmesine izin vermem.I don't let it bother me.
"Ölümle Randevu", Agatha Christie'nin bir polisiye romanıdır."Appointment with Death" is a crime novel by Agatha Christie.
Sen ve Randy bize katılır mısınız?Will you and Randy join us?
Japonya'da bebek mamasında radyoaktif sezyum saptandı.In Japan, radioactive cesium was detected in baby formula.
Bazıları 2.Ramses'in altı kadına ve 100'den fazla çocuğa sahip olduğunu söylüyorlar.Some say that Ramses II had six women and more than 100 children.
Maalesef, rapor doğrudur.Unfortunately, the report is true.
O şimdiye kadar okuduğum en iyi rapor.That's the best paper I've read so far.
Böyle bir raket yapmayın!Don't make such a racket!
Unu rafın üstüne koy.Put the flour on the shelf.
O, çok yaşlı olmasına rağmen, o sağlıklıdır.Even though he's very old, he's healthy.
Çok yaşlı olmasına rağmen sağlıklıdır.Even though he's very old, he's healthy.
Avrupa'da teyzeme rastladım.I ran into my aunt by chance in Europe.
Haberi duyduğumda çok rahatladım.I felt very relieved when I heard the news.
Yağmur yağmasına rağmen gezmeye gittiler.Even though it was raining, they went on their outing.
Yağmur yağmasına rağmen okul gezilerine devam ettiler.Even though it was raining, they went on their field trip.
Bir hasar raporunu dosyalamak için mi geldin?Have you come to file a damage report?
Kuzenim Tanrı'nın çağrısını kabul etti ve rahip oldu.My cousin received the call of God and became a priest.
Dört Japonya'da şanssız bir rakamdır.Four is an unlucky number in Japan.
Hiçbir şey onu rahatsız etmez.Nothing disturbs her.
Raul Seixas, Brezilyalılar arasında çok ünlü olan bir müzisyendir.Raul Seixas is a very famous musician among Brazilians.
Radyo bu ülkeye kısa bir süre önce geldi.The radio arrived to this country not long ago.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod