rağbet ile cümle

rağbet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Copenhagen yorumlaması kuantum mekaniğinde en yaygın rağbet gören yorumlamadır.量子力学诠释中最被普遍支持的是哥本哈根诠释。
Estonya’da üretilen tereyağı, süt ve peynir gibi ürünler batı Avrupa piyasalarında rağbet görmekteydi.其生产的黄油、牛奶和奶酪在西欧市场聲名卓著。
Asırlardan bu yana aynı derecede rağbet görerek kullanılmıştır.이러한 성질이 소묘용으로서 편리하므로 비교적 옛날부터 사용되어 왔다.
Bu konuya o zamanlarda rağbet görülmüyordu.그러나 그 당시에는 이러한 점이 널리 받아 들여지지 않았다.
Ekmek Çin mutfağında fazla rağbet göremeyen bir maddedir.한국 사찰에서 특별히 먹지 못하게 하는 음식이다.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.מאלה עצמה החלה ככפר דייגים קטן.
Estonya’da üretilen tereyağı, süt ve peynir gibi ürünler batı Avrupa piyasalarında rağbet görmekteydi.Продукти като масло, мляко и сирене тогава са известни на западноевропейските пазари.
Günümüz Estonya’sında edebiyat güçlü bir konumdadır, özellikle detektif hikâyeleri çok rağbet görmektedir.Литературата в модерна Естония е в добро състояние, като детективските истории се радва на голяма популярност.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.Известно е като рибарско селище.
Dönemin en çok rağbet gören isimlerinden oldu.Излъчваше се най-интересното от предния ден.
Özellikle yazın turizm sektöründe rağbet görmektedir.Mesto žije predovšetkým v lete turizmom.
Paul Gauguin’in çalışmalarına olan rağbet ölümünün hemen ardından sonra olur.Čoskoro po Gauguinovej smrti sa jeho práce stali vyhľadávanými.
Özellikle kadınların bu sahadaki faaliyetleri çok büyük rağbet görmektedir.Aj preto malé a stredné podniky využívajú hlavne tento typ prieskumov.
Ayrıca hafta sonları İnegöllü piknikçilerin çok rağbet ettikleri akarsu kenarında piknik alanları vardır.Po potrebi organizirajo tudi intenzivne pevske vikende.
Eski ticaret yolu üzerinde olduğundan rağbet gören bir bölgeydi.Miestas buvo svarbus jau nuo senų laikų, pro jį ėjo svarbūs prekybos keliai.
Otelde düzenlenen maskeli baloya kimse rağbet etmez.Kõik laheneb aga brasiillase korraldatud maskiballil Hôtel Anglais’s.
Bugün Anheuser–Busch InBev şirketine ait olan marka, Almanya'da rağbet gören önemli içecek markalarındandır.Tänapäeval omab Brahma kaubamärki maailma suurim õlletootja Anheuser-Busch InBev.
18 4 gördüğü rağbet oldukça hızlı artmıştır (bkz. Şekil 1) (18 4 huomattavan nopeasti (katso kaavio 1). (
18 4 gördüğü rağbet oldukça hızlı artmıştır (bkz. Şekil 1) (18 4 szembetűnően gyorsan népszerűvé vált (1. ábra) (
18 4 gördüğü rağbet oldukça hızlı artmıştır (bkz. Şekil 1) (Baixos (13%) e a mais elevada é a da Letónia (86%) (
18 4 gördüğü rağbet oldukça hızlı artmıştır (bkz. Şekil 1) (na ta način zelo majhno v primerjavi z drugimi oblikami nadomeščanja drog (verjetno jih je manj kot 1 % vseh).
18 4 gördüğü rağbet oldukça hızlı artmıştır (bkz. Şekil 1) (Traitement de la dépendance aux opiacés substances comme la méthadone ou la buprénorphine.
18 4 gördüğü rağbet oldukça hızlı artmıştır (bkz. Şekil 1) (W przeszłości ważnym sposobem leczenia osób problemowo zażywających opiaty była terapia stacjonarna.
18 4 gördüğü rağbet oldukça hızlı artmıştır (bkz. Şekil 1) (Θεραpiεία αpiεξάρτησης αpiό τα οpiιοειδή
Ace ürününe iyi rağbet var. Kategori ortalamasının yüzde 50 üzerinde.Tide считается товаром уровня премиум, он стоит на 50% дороже, чем его аналоги.
Ace ürününe iyi rağbet var. Kategori ortalamasının yüzde 50 üzerinde.Тайд продається як преміум продукт, 50% вище середньої ціни у своїй категорії.
Ace ürününe iyi rağbet var.그래, 좋아. 세제에 프리미엄이 붙어서 팔리고 있군요.
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide como producto se vende como "premium".
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide est un produit haut de gamme.
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide e un produs premium.
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide jako produkt se platí za nadstandard.
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide là một sản phẩm được bán ở phân khúc bảo hiểm cao cấp.
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide sebagai sebuah produk dijual dengan lebih mahal
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide to drogi produkt.
Ace ürününe iyi rağbet var.Tide vaskemiddel som produkt sælges til overpris.
Ace ürününe iyi rağbet var.טייד כמוצר מוכרת בפרמיום
Ace ürününe iyi rağbet var.أن تايد منتج ذا جودة
Ace ürününe iyi rağbet var.競合品の平均値より50%高く売れる
Basitliği ve zarafeti çok iyi kullanan küçük bir şirket var. The Sonos -- rağbet görüyorlar.Van egy kis cég, ami egyszerű és elegáns dolgokat gyárt, a Sonos, és egyre inkább elterjed.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Anda tahu -- kekerasan sebagai alat politik kini sedang populer.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Bạn biết đấy, bạo lực hiện nay là một công cụ chính trị thịnh hành.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.És az erőszak, mint politikai eszköz, nagyon népszerű dolog manapság.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Gewalt als politisches Werkzeug ist zur Zeit in aller Munde.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.정치적 도구로써의 폭력이 두각을 나타내고 있긴 하지만
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.O sea, la violencia como herramienta política es la última moda ahora mismo.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor."Poslyšte, tohle nefunguje."
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Sapete... la violenza è uno strumento politico è l'ultima moda adesso.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Sa stiti ca vi -- violenta ca unealta politica face ravagii acum.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Vous savez, la violence en tant qu'arme politique c'est le seul moyen en ce moment.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Weet je, geweld als politiek middel is nu in zwang.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Wiesz, przemoc jako narzędzie polityczne jest teraz powszechne.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Ξέρετε, η βία ως πολιτικό εργαλείο είναι στη μόδα αυτή τη στιγμή.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Вы знаете, насилие как политическое оружие, сейчас очень популярно.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Зараз насильство як політичний інструмент є у моді.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.Насилието като политически инструмент е на гребена на вълната.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.אתם יודעים, אל -- אלימות ככלי פוליטי הוא כל ההיפ עכשיו.
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.كما تعلمون فالعنف أيضا أداة سياسية .. والغضب اليوم يملأ المكان هنا تماما ..
Bilirsiniz, şid -- şiddet siyasi bir araç olarak bugünlerde epey rağbet görüyor.主流なんだと言い始めています しかし
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.Ce sont des destinations touristiques populaires, surtout en été.
Bunlar özellikle yazları rağbet gören yerlerdir.De är populära turistmål speciellt på sommaren.

İlgili Sayfalar