rüzgarlar ile cümle
rüzgarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu rüzgarlar bazen mahsule zarar verebilmektedir.Queste nuvole rendono a volte difficoltoso il respiro.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Controllano le tempeste e gli elementi a loro piacere.
Bu rüzgarların getirdiği yağmur bulutları yağmura dönmesinde rol oynar.L'incubo ritorna è presente Rain.
Muson sezonu sert rüzgarlar ve yüksek denizleri getirir.Nel periodo dei monsoni vi sono forti venti e mare molto mosso.
Rüzgarlar genellikle doğu ve güneydoğudan eser.Nella maggior parte dei casi, il vento soffia da est, da ovest e da sud-ovest.
Korıy Han: Rüzgarlara yön verir.Il Cinghialino, Bastione Molino a Vento.
Hazan Rüzgarları - Şukufe Nihal Başar'ın bir romanı.Premio Solaria - Per romanzi inediti.
Bölgede en fazla batı kaynaklı rüzgarlar esmektedir.Da queste regioni ha origine il vento ad alta velocità.
Daha hafif esen rüzgârlar yer değiştirme şeklinde seyir ile sonuçlanır.La casa è salva perché il vento cambia direzione.
İlkbahardan sonbahara kadar dönemde "Tornado rüzgarları" beklenmektedir."Felice te, a cui il vento primaverile....".
Canik Dağları kuzeyden gelen soğuk kuzey rüzgârlarına set olur.Le Alpi proteggono l'area dal freddo del nord.
Erkek kardeşleriyle beraber Anemoi (Rüzgarlar) olarak anılırlar.В их числе был и Евсевий со своим братом, которые, таким образом, подверглись унижению.
Tepelerinde güzel ve kuvvetli rüzgarlar eser.В горных селах ткут знаменитые ковры.
Başka bir deyişle, Güneş rüzgârları hem negatif elektronlar, hem de pozitif iyonlar içerir.Другими словами, солнечный ветер состоит из отрицательных электронов и положительных ионов.
Güneyli rüzgârlarsa ısıtıcı etki yaparlar.Тёплые ветра южного направления формируются эффектом фёна.
Bu rüzgarlar bazen mahsule zarar verebilmektedir.Иногда могут приносить довольно сильный вред.
Yılın büyük çoğunluğuna hakim olan hızlı rüzgarlar ve büyük dalgalar.Облачная погода с осадками и сильным ветром характерна для большей части года.
Kuzeybatıdan esen güçlü rüzgârlarla beslenerek büyüdü.Это название появилось в связи с сильными северными ветрами.
Canik Dağları kuzeyden gelen soğuk kuzey rüzgârlarına set olur.Горные хребты надежно защищают Сочи от холодных северных ветров.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Ветер и Гром убили его.
Muson sezonu sert rüzgarlar ve yüksek denizleri getirir.Для сезона муссонов типичны сильный ветер и высокие волны.
Rüzgârlar, gündüzleri vadiden dağa doğru, geceleri ise dağdan vadiye doğru eser.Днём ветер дует вверх по долине и склонам, а ночью, наоборот, — с гор в долину и вниз в сторону равнины.
Muson rüzgarlarının dönmesiyle gemisi Arap Yarımadası'na geri döndü.После ремонта лодка вернулась в Тихий океан.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.معظم أنحاء ألمانيا تتمتع بمناخ معتدل حيث تسود رياح غربية رطبة.
Muson rüzgârlarının yönü değiştiğinde ise kasırgalar Arap Denizi ve Bengal Körfezi'nin kıyılarını vurmaktadır.عندما تغير الرياح الموسمية تتشكل الأعاصير التي تضرب غالباً بحر العرب و خليج البنغال.
Kuzey ve güney rüzgarlarından korunaklı bir yapıya sahiptir.وهو أيضا بمثابة بناء محمي من الرياح الشمالية والجنوبية.
"Akdeniz rüzgârları".شركات في مهب الريح".
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Os tornados e tempestades violentas são atribuídas a ela.
Güçlü karşıdan esen rüzgarlar finalde devam etti ve yarışmacılar arasında birçok düşüşe neden oldu.Os fortes ventos de proa continuaram na final, causando muitas quedas entre os concorrentes.
Kuzey rüzgârlarından iyi korunur.Funciona bem com vento de norte.
Çok şiddetli rüzgarlara bile dayanabilir.Ele também pode suportar temperaturas muito altas.
Bölgede esen benzer diğer rüzgârlar sirokko ve samyelidir.Entre outros ventos semelhantes na região estão o siroco e o simum.
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.Grande parte da Alemanha tem um clima temperado no qual os ventos úmidos ocidentais predominam.
İşkur (tanrı): Rüzgarların tanrısı.Éolo: O deus dos Ventos.
Ehecatl: Rüzgarlar Tanrısı.Ehecatl, deus do viento.
Nankin kenti ılıman bir iklime sahiptir ve Doğu Asya Muson rüzgarları etkisi altındadır.Nanquim tem um clima subtropical úmido e está sob a influência da monção da Ásia Oriental.
Körfezin kuzey bölgesi, denizden gelen sert rüzgarlara açıktır.O nordeste da ilha é batido pelos fortes ventos do Atlântico.
Rüzgarlar mevsimlere göre değişir.As introduções mudam de acordo com as temporadas.
Final günündeki şiddetli rüzgarlar nedeniyle, etkinlik bir saatten fazla gecikti.O início da rodada final foi adiada em mais de uma hora devido aos fortes ventos.
Genellikle güçlü rüzgarlar ve şiddetli yağmur eşlik eder.As monções costumam ser acompanhadas de fortes tempestades com chuva intensa.
Geleneksel olarak, takımada Muson rüzgarları nedeniyle Haziran ile Eylül ayları arasından ulaşılmazdır.De junho a setembro tradicionalmente a ilha era inacessível por causa dos fortes ventos.
Bu aylarda fazla yağış olmaz ama rüzgarlar geniş yer tutar.O tempo hoje está bom mas as ondas estão altas.
Ancak sonradan esen rüzgarların yönü değişti.Guiam-nos quando os ventos estão mudando.
George R. R. Martin, aşağıdaki karakterlerin Kış Rüzgarları'nda olacağını onaylamıştır.George Martin, porém, confirmou a volta da personagem no próximo livro, The Winds of Winter.
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.Os ventos são constantes.
T Tauri yıldızları daha kararlı ve eski yıldızlara nazaran daha güçlü yıldız rüzgârlarına sahiptir.T Tauri-sterren hebben sterkere sterrenwinden dan oudere sterren.
"Akdeniz rüzgârları".Tuinen van de wind).
Rüzgarlar Kesişleme ve Kıble yönlerinde esmektedir.De bladeren zijn spatelvormig en getand.
Rüzgarlar mevsimlere göre değişir.De verlofdagen variëren naargelang de seizoenen.
Ehecatl: Rüzgarlar Tanrısı.Aeolus - God van de Winden.
Hollanda 18. yüzyıl sonlarında Avrupa'da esen özgürlük ve demokrasi rüzgarlarından nasibini aldı.Het liberalisme in Nederland komt eind 18e eeuw op als onderdeel van de Verlichting in Europa.
Genelde kuzey rüzgarları görülür.Er waait vrijwel altijd een noordoostenwind.
Nishidou rüzgârları ve yağmurları çağırabilirdi.Ghidorah kan windvlagen opwekken met zijn vleugels.
(Etesios rüzgarları nehrin tersine eserek onun denize dökülmesini engelliyorlarmış ve sular da taşıyormuş.)(De zeeschepen liggen niet aan de kade wegens ondiepten, er moet op het water worden overgeladen in aken).
Kuzey rüzgarlarına korunaklı, doğal ve derindir.Ten noorden ervan vindt men de uitgestrekte en ruige natuur.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Większość wiatrów na Neptunie wieje w kierunku przeciwnym do kierunku obrotu planety.
Başka bir deyişle, Güneş rüzgârları hem negatif elektronlar, hem de pozitif iyonlar içerir.Innymi słowy, wiatr słoneczny składa się zarówno z ujemnie naładowanych elektronów, jak i kationów.
Bazı fırtınalar 35 m/s hızı üzerinde kıyı seli ve rüzgarlarına neden olabilir.Niektóre burze mogą powodować powodzie na wybrzeżu oraz wiatr osiągający w porywach 35 m/s.
Final günündeki şiddetli rüzgarlar nedeniyle, etkinlik bir saatten fazla gecikti.Z powodu zbyt silnego wiatru start ten jednak został opóźniony o godzinę.
Akdağlar ilçeyi sert rüzgarlara karşı koru maktadır.Wymaga ochrony przed silnymi wiatrami.