Ana içeriğe geç
Sözlük

rüzgar ile cümle

rüzgar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ilk rüzgar türbinleri 20-30 kW gücündeydiler.These early turbines were small by today's standards, with capacities of 20–30 kW each.
Yıldız rüzgarı, X-ışını kaynağının çevresindeki Toplanma diski için gerekli maddeyi sağlamaktadır.A stellar wind from the star provides material for an accretion disk around the X-ray source.
"You'll See" rüzgar gülü ve İspanyol gitarı sesleri içeren düşük tempolu bir şarkıdır."You'll See" is a low bass track featuring wind chimes and a Spanish guitar.
Güneş, rüzgar, hidrojen, hidroelektrik ve jeotermal kaynaklar buna örnektir.Nuclear, wind, solar and hydroelectric sources reduce this factor.
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)This results in a heavy outflow of traffic in the morning, and inflow in the evening.
Orsa, bir yelkenli teknenin rüzgârın geldiği yöne doğru (rüzgâr üstüne) yakın seyretme işlemidir.2. Process of pointing a sailing vessel closer to the wind.
Güneş rüzgârı, gezegenlerin atmosferine gelip etkileşime giren kozmik ışınları etkilerler.The solar wind affects other incoming cosmic rays interacting with planetary atmospheres.
( Gökgürültüsü ve rüzgâr, devamlılığı simgeler. )(Огонь, качаемый волной...)
Rossby dalgaları bizim alt troposferde gözlemlediğimiz rüzgâr hız farkıdır.Rossby waves are strong winds in the upper troposphere.
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.The strong wind blows all the time.
Sahild bir çiçek tarlası Rüzgarda dalgalanıyordu...Then they see a floating mask in the wind.
Bilhassa Güneybatı yönden esen rüzgar egemenliğini gösterir.In common with the rest of the United Kingdom, wind prevails from the south-west.
Yelkenli teknelerin tam rüzgara karşı gitmeleri mümkün değildir.Piver boats could never sail well upwind.
Havaya çıktıktan sonra küller rüzgârla binlerce kilometre uzağa taşınır.Once in the air, ash is transported by wind up to thousands of kilometers away.
Rüzgarların çoğu Neptün'ün dönüş yönünün tersine esmektedir.Most of the winds on Neptune move in a direction opposite the planet's rotation.
Orsa halinde: Bir teknenin mümkün olduğu kadar rüzgarın estiği cihete yakın seyredişi.Close-hauled Of a vessel beating as close to the wind direction as possible.
Ardından yaramazlığından veya rüzgardan dolayı yere düşmüştür.Weakening ensued thereafter due to increased wind shear.
O Artık Onur Rüzgar"."O artık Rüzgar".
Szél-Anya: (Zel Anya okunur) Rüzgar Tanrıçası.Varuṇī (वरुणी): The goddess of wine.
Aerodinamik yüzen rüzgâr güc sistemi destek için rüzgâra dayanır.An aerodynamic airborne wind power system relies on the wind for support.
Dongfeng Çincede "doğunun rüzgarı" anlamına gelmektedir."Sao Feng" (嘯風) means "Howling Wind" in Chinese.
Akdağlar ilçeyi sert rüzgarlara karşı koru maktadır.These bridges can protect weaker trees from strong winds.
2009 yılında Almanya'nın toplam eletrik tüketiminin % 6.5'i rüzgâr gücünden elde edildi.In 2008, 76.5% of its power was acquired from NB Power.
Bu nedenle Gülbahçe'de rüzgar sörfü hızla gelişmektedir.At that same moment, upon seeing the wind rising.
Bagöz rüzgarın gözü anlamına gelmektedir.Here, they were joined by Eye of the Wind.
Tohumlar rüzgarla dağılır.The seeds are dispersed by wind.
Yağaryel: Yağmur rüzgarıdır.Dante: It's only the rain.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Ston is supposed to be the Japanese pronunciation of "storm".
Mahallenin adı rüzgarı çok almasından dolayı verilmiştir.The lake lives up to its name when it is windy.
Adalar sürekli rüzgâr altında olduğu için neredeyse sisli ve ağaçsızdır.The islands are usually foggy and are treeless because of the almost constant wind.
Hava problemleri, saatte 75 mil hızla gelen rüzgarlar, yağmur ve karın eksikliğiydi.The weather was problematic, with 75 miles per hour (121 km/h) winds, rain, and a lack of snow.
Genellikle güçlü rüzgarlar ve şiddetli yağmur eşlik eder.It was often subject to strong winds and high rainfall.
Bu alanlarda neredeyse hiç rüzgar ve okyanus akıntısı yoktur.In the central areas there are no navigable lakes or rivers.
Gece serin ve rüzgarlı iken gündüz sıcaktır.They marched by night and hid by day.
2009 sonunda Almanya'nın 21.614 rüzgâr gücü santrali vardır.As of 2011, Poland has 1469 nature reserves.
Bu sırada rüzgar aniden yön değiştirdi.The hangers suddenly stopped moving.
Yılın 125 günü rüzgar eser ve hızı 50 m/s'ye kadar ulaşır.The wind blows for 125 days a year, reaching a speed of 50 m/s (110 mph).
Uçan rüzgâr türbinleri, alçak veya yüksek irtifalarda çalışabilirler.Birds on the trunks may travel upwards or downwards.
Bazen rüzgar bile bir ongun olabilir.Sometimes a mambo may also be a caplata.
Rüzgarın Sihirli Şövalyesi'dir.The Weather Wizard's Cloud Book.
1917 yılına kadar rüzgarla çalışır durumda kalmıştır.It was working by wind until 1937.
Rüzgarlar mevsimlere göre değişir.The set of flavours change according to seasons.
Yatay hava hareketleri (rüzgarlar) görülür.They will know which way the wind blows.
2009’da yenilenebilir rüzgâr enerjisi tüketilen elektriğin %6’sını sağlamıştır."Renewables made up half of net electricity capacity added last year".
Adının anlamı "Dağlardan esen rüzgar" dır.Its name means "mountain of the wells".
Bunlar, playa boyunca hafif rüzgarlar tarafından hareket ettirilir.Windows throughout Long Beach were smashed by the wind.
Keplerin uzay aracı güneş rüzgarları ile çalışıyordu.Konus-Wind is flown on board Wind spacecraft.
Yüzeyinde süblimasyona delil teşkîl eden rüzgâr çizgileri görünmektedir.There appear to be wind streaks on the surface with evidence of sublimation.
Rüzgâr, Güneş'in radyasyonuyla beraber kuyrukluyıldızların kuyruklarından sorumlu tutuldu.The wind is considered responsible for comets' tails, along with the Sun's radiation.
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.A Zoche engine has run successfully in wind tunnel tests.
2006'da karadaki rüzgâr tarlaları 3.574 GW·h üretirken, denizdeki tarlalar 651 GWh üretti.Total production of electricity was 2,865 GWh in 2006, while district heating was 451 GWh.
İngiliz yönetmen Ken Loach Altın Palmiye'yi Özgürlük Rüzgarı filmi ile kazandı.English director Ken Loach won the Palme d'Or with his movie The Wind That Shakes the Barley.
Ortalama rüzgâr hızı genellikle açık sularda oldukça fazladır.Wind speed is also relatively calm on average.
Güneş rüzgar halkası : Ayrıca Dyson-Harrop uydu denir.Solar Wind Loop: Also called a Dyson–Harrop satellite.
Rüzgar tüneli testleri[Wind tunnel tests] Narrator:
Rüzgardan dolayı oluşuyor olabilir.It could have come from the wind.
O ve 12-25 dakika idi tabii ki ne oldu Yeterince açık oldu rüzgar.It was twenty-five minutes to twelve, and of course it was clear enough what was in the wind.
Amerika'da yarasalar rüzgar çiftliklerinin cazibesine kapılmaları yüzünden de tehdit altındalar.Bats are also threatened in the U.S. by their attraction to wind farms.
İkinci kıtada şu mısra geliyor "Rüzgar ve dalgalar ona itaat eder"In the second verse comes the line, "The wind and waves obey Him."
Rüzgar ve dalgalar ona itaat mi ediyor?Does the wind and the waves obey Him?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod