Ana içeriğe geç
Sözlük

rüzgar ile cümle

rüzgar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Fırtına rüzgârın hızlı bir şekilde esmesine denir.Sự tăng tốc đột ngột của gió được gọi là cơn gió mạnh.
Batı rüzgarları yıl boyu esen sürekli rüzgarlardandır.Gió Tây Bắc là loại gió thổi thường xuyên ở đây.
Yağaryel: Yağmur rüzgarıdır.VD: Câu đơn: Trời mưa.
Tohumlar rüzgarla dağılır.Các phấn hoa được phân tán nhờ gió.
Njord - (Vanir)Deniz, rüzgar, balık ve bolluk tanrısı.Valkur: thần của thủy thủy, tàu thuyền, gió biển và hải quân.
Ayrıca mahallede Rüzgar Enerjii Santrali bulunmaktadır.Ngoài ra còn có một cách lưu trữ năng lượng gió khác.
Sonbahar ıslak ve rüzgarlıdır.Vào mùa thu trời nắng và khô.
1940 - Rüzgar Gibi Geçti filmi 8 Oscar kazandı.Bộ phim Oliver! năm 1968 đã đoạt giải Oscar.
Altıncı kitabı Kış Rüzgarları hala yazım aşamasındadır.Cuốn thứ 6 – The Winds of Winter vẫn đang được ông thực hiện.
1946) 1900 - Margaret Mitchell, Amerikalı yazar (Rüzgar Gibi Geçti'nin yaratıcısı) (ö.1900 - Margaret Mitchell, nhà văn Mỹ, tác giả Cuốn theo chiều gió (m.
Denizdeki rüzgâr enerjisi de Almanya'da büyük potansiyele sahiptir.ドイツにおいて洋上風力発電は大きな可能性がある。
Asya'da rüzgâr gücü 10.600 MW'lık toplam rüzgâr gücüne sahiptir.アジアの風力発電では合計10,600 MWの電気を生み出している。
15 Temmuz 2009'da, denizdeki ilk Alman rüzgâr türbininin yapımı tamamlandı.2009年7月15日、最初の洋上風力発電機の建設が完成した。
Sabah rüzgarı ateş kesilir, gülistanımızdan geçse.)朝潮、荒潮が原隊復帰。
Nem, rüzgar yönüyle bağlantılıdır.風と関係する。
Ardından yaramazlığından veya rüzgardan dolayı yere düşmüştür.死後、荒侯と諡された。
Kırmızı rüzgar gücü kullanır.赤十字はあなたの力を待っている。
Rüzgar kendisini Ceylan'a Emrecan diye tanıtmıştır.また逆にカルヴァン自身が手を加えたとも伝えられる。
Fazla rüzgar görünmemektedir.風が強くない。
Bu rüzgâra deniz meltemi denir.この風を海陸風と呼ぶ。
Yine de akıntı ve rüzgar için iki yanlarda denize demir atılmıştır.海流と風向きによって2つのルートがあった。
Saçları rüzgarda dalgalanmakta olan adam, kalın bir sis örtüsüyle kaplı olan göz alıcı manzarayı izlemektedir.男は髪を風にたなびかせ、厚い雲海に覆われたまぶしい風景を見つめている。
Fakat güney, güney doğu ve güney batı rüzgârları bazen hayli tehlikeli olur.南西と北東の風は比較的希である。
"Rüzgar etkisi", M82'de olduğu gibi yüksek-hızlı gazın tespiti değil sadece görünümü belirtmektedir.「wind effects」とは、M82で見られるような高速のガスである。
Rüzgar için ise özel durumlar göz önüne alınmaktadır.詳細は風遁を参照。
Rüzgâr alır.風を起こす。
Ay gibi cisimlerin manyetik alanları yoktur ve güneş rüzgarı yüzeylerine direkt olarak hasar verir.月のような天体は磁場を持っていないため、太陽風は直接地表に吹き付ける。
Ancak sonradan esen rüzgarların yönü değişti.ところがこのあと突然風向きが代わる。
Bir neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz.古風かつ風に例えた発言をする。
Almanya'da rüzgâr gücü, ülkenin toplam gücünün yaklaşık %7'sine denk gelmektedir.石油精製能力はドイツ全体の7%以上であった。
"Rüzgârın çocukları".「太陽の少女たち」と。
Rüzgarın koruyucu ruhudur.風の高級精霊。
Rüzgâr hızıyla aşırı derecede ilişkilidir.風属性でスピード重視のタイプ。
Teksas'taki Roscoe rüzgâr tarlası 780 MW'lık gücüyle şu an için dünyanın en büyük rüzgâr tarlasıdır.テキサス州には Roscoe Wind Farm (780 MW) という世界最大のウィンドファームがある。
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.未だ風は激しく吹き続けている。
Rüzgâr tarlaları, rüzgârın doğal davranışından dolayı çok aralıklıdır.冷却塔は自然風化により完全に損壊した。
Bunun nedeni etkili olan gönderme rüzgarıdır.そのために猛烈な風が吹くのはまれである。
Dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlar.夜空を9つの流星が飛んだ。
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.このような現象は、太陽風と関係がある。
Bu türbin, Kuzey Denizi'ndeki Alpha Ventus rüzgâr tarlasının 12 türbininden ilkiydi.この発電機は北海のアルファ・ヴェントス洋上風力発電所(英語版)の計12基の発電機の最初の1基であった。
Denizdeki rüzgâr hızı karadakinden %70 ile %100 daha büyüktür ve daha çok sabittir.海上での風速は陸用よりも70〜100%も早く、より変化が少ない。
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.そうした反証が存在しないというのがデュエムのテーゼである。
Rüzgar; nem oranı düşük olduğu zaman kuvvetli rüzgar üretebilir.レベルが低いと単に風を発生させるだけにとどまる。
Özel atağı Rüzgar Arayıcı.風の精 コスメを要求する。
Göksel) "Rüzgar (feat.通称「風(ぷー)」。
Pupa seyir buradan yola çıkarak, "arkadan esen rüzgâr ile seyir" anlamına gelir.「野ざらし」は、旅立ちに際して詠んだ一句「野ざらしを心に風のしむ身かな」に由来する。
Nemli havadan, soğuk rüzgardan hoşlanmaz.変温型で寒さを嫌う。
Bu rüzgarın hızı 1900 km/s'dir.この恒星風の速度は約1,900km/sである。
Edirne'nin en yüksek tepelerinden birinde bulunur ve rüzgarı hiç bitmez.「エベレストは世界最高峰で、誰も登頂していない。
Rüzgarlar, doğu ve güneyden eser.山谷は南部、東部、西部を占める。
Kokūsen (虚空閃, Kokūsen) Rüzgâr Ruhları Kralı tarafından verilen bir jingi.虚空閃(こくうせん) 風の精霊王から下賜された槍。
Çatı; hava, rüzgar ve su darbelerine, (eğer isteniyorsa) üzerindeki yüke dayanıklı olmalıdır.風呂場や脱衣所などで定期的に行成と遭遇するため制裁を加えることがある。
Yağış, rüzgâr ve sıcaklık olarak etki eder..電力は太陽、熱、風によってまかなわれることになっている。
Bu yüzden Rüzgâr Ruhları Efendisi ile bir anlaşma yaptı.精霊と契約し、使役する符術師。
Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize.そこへある時、海の中を強い流れが川のように流れているところに出くわしました。
Ankara Rüzgârı-Gençlerbirliği Tarihi.マルクス主義青年同盟の後身。
Bir şekilde hapishaneden kaçtıktan sonra kendini savaş rüzgarına kaptırmıştı.終戦時未成で、戦後事故により沈没した。
Kuzey rüzgarları kışın zaman zaman şiddetli fırtına şeklinde eser.冬の北よりの風は時として厳しい寒さの時期をもたらす。
Sürekli esen rüzgârlar şehirde etkili olmaktadır.移民の波は常に、この街を彩ってきた。
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.印刷工場と庭園を舞台にしたゾーンだが、外部は雪で覆われている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod